_small.JPG)
HATTAT MAHMUD CELALEDDİN - Sülüs Müfredat (Harfler) |
|
%20-%20Ta'lik%20Meşk%20Örneği_small.jpg)
Hattat Mehmed Esad Yesari (v. 1798) - Ta'lik Meşk Örneği |
|

HATTAT VELİYYÜDDİN - Ta'lik Meşk Besmele |
|

İSMAİL ZÜHDİ EFENDİ [v. 1221-1806] - Sülüs Meşk Örneği |
| |
|
|
|
|
|
|

Rabbi yessir - Hattat İzzet EfendiRabbi Yessir Meşki |
|

SUYOLCUZADE MUSTAFA EYYUBİ [v. 1097-1686] - Sülüs-Nesih Meşk Örneği |
|

YEDİKULELİ SEYYİD ABDULLAH [v. 1144-1731] - Sülüs-Nesih Meşk Örneği |
|

Hattat
Mehmet Aziz Efendi
Mehmet Aziz
Efendi'nin, sülüs nesih hat yazısıyla Euzu-Besmele meşk kıtası. |
| |
|
|
|
|
|
|

ayrıntılar
»
Türk mûsikîsi ile hat sanatlarında altın çağın idrâk edildiği XIX.
Asırda bestekâr, neyzen, hânende, devlet adamı ve hattat olarak
büyük bir şöhrete sâhip olan Mustafa İzzet Efendi, Tosya’da dünyâya
geldi.
Hat san’atı sâhasında yetiştirdiği
talebelerinden: Mehmed Şevket Vahdetî (ö. 1288/1871); Şefik Bey
(ö.1297/1880); Muhsinzâde Abdullah Bey (Reîsü’l-hattatîn) (ö.
1317/1899); Abdullah Zühdî Bey (ö. 1296/1879); Hasan Rızâ Efendi (ö.
1338/1920); Kayışzâde Burdurlu Hâfız Osman (ö. 1311/1894); Mehmed
İlmî Efendi (ö. 1342/1923); Mehmed Hilmi Efendi (ö. 1318/1900);
Hafız Hasan Sırrî (ö. 1325/1907); Hafız Hasan Tahsin (1331/1916)
Siyâhî Selim efendiler önde gelen hattatlardandır.
ayrıntılar
»
Kastamonu’nun Seydîler
(Seyyidler) köyünde doğdu. Babası tüccardan Ahmed Ağa’dır. Üç yaşında
İstanbul’a gelen Şevki Efendi, dayısı Râgıp Paşa Kütüphânesi hâfız-ı
kütübü Mehmed Hulûsî Efendi (ö. 1291-1874)’den sülüs ve nesih yazılarını
meşkederek me’zun oldu. On iki yaşında icâzet aldığı zaman, dayısının:
“Oğlum, yazıyı ben bu kadar öğretirim. Bundan ilerisini Mustafa İzzet
Efendi’den ve diğer hattâtlardan öğren” demesi üzerine Şevki Efendi:
“Ben sizden başka hocaya gitmem.” Cevâbını vermiş. Hoca Efendi bu ihlâs
ve samîmiyet karşısında müteessir olup ağlamıştır.
Şevki Efendi uzun seneler,
san’at aşkiyle Hâfız Osman ve İsmâil Zühdî’nin yazılarını tedkîk ederek
ruhlarından feyzalmış, onun bu teslîmiyet ve azmine ilâhi bir himmet de
erişerek hattın bütün sırlarına vâkıf olmuştur. Kendisinin: “Yazıyı bana
rüyâ âleminde öğrettiler” demesi, elde ettiği başarının Allah’tan
olduğunun açık ifâdesidir. Muâsırı meşhur Hattat Sâmi Efendi onun
hakkında; “Hattatların içinde kendi hâlinde, hâluk, san’atında mâhir
olarak onu bilirim. Şevki Efendi fenâ yazmak istese yazamaz. Elinden
fenâ hat çıkmaz” demiştir.

Asıl adı Mustafa Abdülhalim Özyazıcı olan hattat
halim efendi 14 ocak 1898 yılında İstanbul haseki’de doğdu. Ömrü boyunca
hat sanatıyla uğraşan hattat harf inkılabından
sonra ders verdiği sanayi-i nefise mektebinden
(bugünkü adıyla güzel sanatlar akademisinden) ayrılmak zorunda kalınca
ailesinin geçimini sağlayabilmek için Topkapı surları dışında bir bağ
satın aldı ve ömrünün en bereketli dönemlerini geçirebilme şansını bu
bağda üzüm yetiştirerek kaybetti. 1946 yılında sular durulduktan sonra
güzel sanatlar akademisinde tekrar hocalığa başlayan halim efendi 1963
yılında yaş haddinden emekliye ayrılana kadar ders vermeye devam etti.
Hayatı boyunca birçok eserde ve camii kubbelerinde imzası
bulunan halim efendi 20 eylül 1964 pazar günü akşamı Londra asfaltından
geçen bir arabanın çarpması sonucu ağır yaralanmış ve on gün boyunca
verdiği hayat mücadelesinden sonra 30 eylül günü hakkın rahmetine
kavuşmuştur.
Eserlerinden bazıları:
Beyoğlu ağa camii’nin 24 metrelik kuşak yazısı
Ankara Maltepe camii’nin 41 metrelik kuşak yazısı ve kubbesi
Şişli camii kubbesi
İstanbul sultan selim camii kubbesi
Azapkapısı camii kubbe ve levhaları
Fatih’te bali paşa camii kubbesi
Sultanahmet camii kapı kubbesi
Edirne’de Selimiye camii kapı üstü

ayrıntılar
»
|