HAT SANATI

HATTATLAR

Adını unuttuğumuz hattatlarımız kusurumuzu affetsinler. Sürekli güncelleme gayretimize desteklerinizi bekleriz.

son güncelleme: 08 Eylül 2009

 
Abdullah Güllüce

01.09.1980 tarihinde Erzurum`da doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra Erzurum İmam Hatip Lisesinden 1999’da mezun oldu. 1995 tarihinde Erzurum’da Hattat Mümtaz Durdu Bey ile tanıştı.  Nesih derslerini ondan meşk etti. 1,5 yıl devam ettikten sonra hocasının İstanbul’a nakli ile derslere mektupla devam etti.

Liseden mezun olduktan sonra İstanbul’a gelip Hattat Hasan Çelebi Beyden sülüs, nesih meşkine devam etti ve 2003 Mayıs’ında icazet aldı. Şu anda İstanbul’da hat çalışmalarına devam etmekte ve Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İlâhiyat (ön lisans)  bölümünde okumaktadır.

 
Abdullah Gün

1960 yılında Ordu ili Fatsa ilçesi Duayeri Köyü’nde dünyaya geldi. 1969’da İstanbul Kasımpaşa’ya yerleşti. İlköğrenimini Fatih İskenderpaşa İlkokulunda tamamladı. Yine Fatih Balat Hacı İsa Kur’an Kursunda Hüseyin AY Hocaefendinin rahle-i tedrîsinde hıfzını ikmâl etti. Fatih Cedîd Abdurrahim Efendi Kur’an Kursunda Fatih Camii İmam Hatiplerinden Kazım BAYRAM Hocaefendinin nezaretinde hıfzını talim ile kuvvetlendirdi.

Kur’an Kursu tedrîsatı esnasında Fikri Doğan hocanın vesilesiyle hat sanatını tanıma fırsatı buldu. Hat sanatını geliştirmek maksadıyla bu konuda üstat olan Hasan Çelebi’den hüsn-ü hat dersleri almaya başladı. 1983 yılında Diyanet İşleri Başkanlığında din görevlisi olarak memuriyet hayatına başladı.

1999 yılında sülüs ve nesih dalında icâzet aldı. Ali Alparslan hocadan rik‘a, dîvânî ve ta‘lik dersleri aldı.

2007 yılında İstanbul Eminönü Müftülüğü Mimar Hayrettin Camiinde görev yaparken emekli oldu. Hâlen İBB İSMEK Kurslarında ve Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Süleymaniye Kütüphanesinde hat severlere hüsn-i hat dersleri vermektedir. İlahiyat ön lisans mezunu olan sanatçımız evli ve iki çocuk babasıdır.

Eserleri:
1. Fatih Camii türbe kapı giriş yazısı,
2. Eminönü Gazi Atikali Camii yazıları,
3. Eminönü Çarşıkapı Çorlulu Alipaşa Camii mihrap yazısı,
4. Eminönü Laleli Çoban Çavuş Camii kapısı giriş yazısı,
5. Birçok mezar taşı yazısı,
6. Özel koleksiyonlarda levha yazıları,
7. Birçok kitap yazısı,
8. Karma sergilerde sergilenen eserler.

 
Abdülhadi Erol Dönmez

1984 yılında kaydolduğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden 1989 yılında mezun oldu. 1992 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde yüksek lisansını tamamladı. 1994-1998 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak vazife yaptı. 1984 yılında Hüseyin Kutlu’dan sülüs-nesih yazı çalışmalarına başladı. 1993’te icazetname aldı. Halen Uygulamalı Türk-İslam Sanatları Kütüphanesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Adem Sakal

1956 Tirebolu doğumlu. 1969 yılında Giresun İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1975'te Trabzon İmam Hatip Lisesi'ni tamamladı. Ortaögretim boyunca şiir, resim ve güreş belli başlı ilgi alanları oldu. 1975'te Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne girdi. Üçüncü sınıfta, hocası Dr. Muzaffer Ecevit'in ilgisi ile hüsn-i hat üzerine yoğunlaştı. Rik'a ile hüsn-i hatta başlayan Sakal 1980 yılında hat ve ebru üstadı M. Fuat Başar'dan sülüs ve nesih yazılarını meşk etti. 1991 yılından beri Ankara, İstanbul ve İzmirli müzehhiplere yazı yazmaktadır.
T.C. Kültür Bakanlığı'nın 7,8 ve 9. Türk Süsleme Sanatları Sergisi'ne katıldı ve eserleri yayınlandı. Ülkemizin önde gelen hattatlarından Mehmet ve Osman Özçay'dan ders alan ve derin hüsn-i hat bilgilerinden istifade eden Sakal, halen S.D.Ü Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü'nde ögretim görevlisi olarak çalışmalarına devem etmektedir. Ondan fazla karma sergiye katılmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.
 
 
Ahmed Koçak

1973’de Elazığ’da doğdu. Elazığ İmam Hatip Lisesini bitirdi. Hat sanatıyla tanışıklığı imam hatip yıllarında oldu. Üniversite tahsili için İstanbul’a geldi. 1998 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü’nden mezun  oldu. Üniversite öğrenciliği döneminde çeşitli sanatlara ilgi duydu, suluboya resim sanatıyla ilgilendi. Mobilya, ayakkabı ve vitrifiye tasarımlarıyla ödüller aldı.

Meslek hayatına 1998 yılında başladı. İstanbul Ulaşım A.Ş.’de Yerli Tramvay Aracı Projesinde ve İston A.Ş.’de Şehir Mobilyaları Projeleri’nde çalışarak tasarımlar yaptı.

2001’in sonlarında Davud Bektaş’tan sülüs ve merhum Ali Alparslan’dan talik dersleri almaya başladı. Ali Alparslan Hoca’nın vefatından sonra Tahsin Kurt’a devamla talik yazı çalışmalarını sürdürdü. 2007 yılında Davud Bektaş ve Hasan Çelebi hocalardan sülüs nesih icazeti aldı.

Osmanlı hattatlarının ve talik yazıda İmad el Haseni’nin meftunu olup, bilhassa Rakım ve Mahmud Celaleddin’e olan hayranlığı en üst seviyededir. Eski hattatların yazılarındaki “hatalı dahi olsalar” güzel görünmelerini sağlayan o kıvam ve revnak dikkat’ini çekmiş ve bu arayışlar saikiyle celî yazılarını kalıpsız olarak yazma yoluna gitmiştir. Mir İmad el Haseni’ye olan derin muhabbeti onu İmad’ın üslubuna çekmektedir.

Evli ve iki çocuk babası olup halen İstanbul Ulaşım A.Ş.’de çalışmaktadır.

 
Ahmet Kutluhan

1975 yılında Kastamonu, Tosya, Özboyu Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde,orta ve liseyi Kastamonu İmam Hatip Lisesi' nde bitirdi. 1997yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. 1996 martında fakültede 3.sınıf öğrencisi iken İstanbul Müftülüğü'nde ilk memuriyete başladı. 1997 temmuzunda Büyükçekmece, Gürpınar Merkez Camii'nde kendi isteği ile imam-hatip olarak tayin oldu. 2000 temmuzunda Şişli Halil Rıfat Paşa Camii'ne nakloldu. Halen aynı yerde görev yapmakta olup evli ve 2 çocuk babasıdır.

Hüsn-i  Hat sanatına ilk olarak lise yıllarında Rafet Küllüoğlu'ndan rik'a meşk ederek başladı.
İki yıl çalışarak rik'ayı tamamladı.1992 de üniversite öğrencisi olarak İstanbul'a geldiğinde Hattat Hasan Çelebi’den sülüs ve nesih yazılarını çalışmaya başladı. Ders ilk olarak, kaide gereği sülüs Rabbi Yessir duasını çalışmaktır. Bu çalışma yaklaşık olarak altı ay sürmüştür. Bundan sonra harflere geçilmiştir. Altı yıllık çalışmanın neticesinde 1998 de IRCIİCA'da (İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi) Prof. Dr. Ekmelettin İhsanoğlu’nun başkanlığında düzenlenen törenle icazet altı. İcazetinde Hattat Davut Bektaş’ın da imzası vardır.

Ayrıca  fakültede Prof. Dr. Muhittin Serin’den rik’a’yı tekrar çalışarak geliştirdi. Prof. Dr. Ali Alparslan’dan Celi Divani yazıyı meşk etti. Aynı hocadan ta’lik dersleri alırken Ocak 2006 da hocası vefat etti. Yarım kalan Ta’lik yazıya, halen Üsküdar Tarih ve Tabiat Vakfi’nda Hattat Hasan Çelebi Hoca’dan devam etmektedir.

Bugüne kadar otuzu aşkın karma sergiye katıldı. Tezhiblerini Güher Erk, Dilek Selamet ve Murat Selamet’in yaptığı ilk kişisel sergisini 25.02.2005 de Kadıköy  Seven Sanat Galeri ‘de açmıştır.

Çalışmaları arasında Tosya, Seyit Gazi Camii ve Özboyu Köyü Camiilerinin yazıları ile Şişli, Ayazağa Şerife Bacı Camii’nin ahşap kapısının işlemelerindeki yazıları vardır.

Çalışmalarına PERPA Ticaret Merkezi’ndeki atölyesinde devam eden Ahmet Kutluhan aynı zamanda  Üsküdar Tarih ve Tabiat Vakfı’nda  hocasına asistanlık yapmaktadır.

Katıldığı Sergilerden Bazıları :

  • Kasım 2001 Altunizade Kültür Merkezi - Üsküdar
  • Aralık 2001 Toprakbank Sanat Galerisi - Beşiktaş
  • Mayıs 2002 Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi - Sultanahmet
  • Mayıs 2002 Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi - Kastamonu
  • Kasım 2002 Artemis Sanat Galerisi - Osmanbey
  • Mart 2003 Ümit Yaşar Galerisi - Levent
  • Aralık 2003 İl Halk Kütüphanesi - Konya
  • Kasım 2004 Hasan Çelebi ve talebeleri hat sergisi, Maksut Varol Müzayede Galersi - Nişantaşı
  • Kasım 2005 Veni Vidi Göz Hastanesi - Bağdat Caddesi
  • Ağustos 2007 Talebelerinden hocalarına uluslararası hat sergisi, Altunizade Kültür Merkezi -Üsküdar
  • Eylül 2007 Hasan Çelebi ve talebeleri hat sergisi, Mehmed Akif Kültür Merkezi - Pendik
 
Ahmet Tuna Acar
 
 
Ahmet Zeki Yavaş

1966 Yılında Rize’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Rize ve İstanbul’da tamamladı. İşletme tahsili yaptı.

1979 yılında merhum hattat Hamit Aytaç’la tanışıp bir müddet nesih hattını meşk etti. Medine-i Münevvere’de ikamet eden merhum Mustafa Necati Erzurumi'den iki yıl, hattat Osman Özçay’dan dört yıl sülüs ve celi sülüs meşk etti.

İstanbul’daki Türk İslam Sanatları hakkındaki eserleri yakından incelemesi ve hocası Osman Özçay’ın orijinal nüshalarını verdiği merhum Sami Efendi’nin yeni cami sebil yazı kalıpları , hattını geliştirmesinde, hat zevki ve ufkunun genişlemesinde vesile oldu.

İlk şahsi sergisini 1997 yılında Beyoğlu Belediyesi sanat galerisinde açtı, bugüne kadar 107 kişisel ve karma sergiye katıldı. Yurt içi ve yurt dışında birçok özel koleksiyonlarda ve müzelerde hat levhaları olup,birçok devlet başkanı adına tuğra yazdı.En son dörtyüz sene önce yaprak üzerine yazılan hat sanatını ve zerendût yazı tabir edilen altın yazı çeşidini geliştirdi.

Merkezi İstanbul’da bulunan Klasik Türk Sanatları Vakfı’nın kurucusu ve başkanı olarak, sanatlarımızın; tarihi geçmişine uygun bir mecrada yönlendirilmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışmalarına ve sanat hayatına devam etmektedir.
21. yy.'ın antikaları adı altında organize edilen sergilerde eserleri bulunmaktadır.

 

 
Ali Alparslan - (1923 / 2006)


1923 yılında Tekirdağ kentine bağlı Çorlu kazasında doğan Ali Alparslan, ilk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da yaptıktan sonra, girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile birlikte Fars Dili ve Edebiyatı Şubesi’nden 1948 yılında mezun oldu. Tahran Üniversitesi’nin verdiği burs ile İran’da Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Yüksek Lisans derslerine devam ile tezini verdikten sonra İstanbul’a döndü (1952).

Bir yıl Başbakanlık Arşiv Genel Müdürlüğü’nde; iki yıl da Dışişleri Bakanlığı’nda memurluk yaptı. 1956’da Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Tarihi Bölümü’nde asistan olarak çalıştı. 1959’da İstanbul’a atanarak Edebiyat Fakültesi’nde mezun olduğu bölüme geçti. 1962’de doktor unvanını kazandı. 1963-1966 yılları arasında Londra Üniversitesi, 1967’de Chicago Üniversitesi’nde dersler verdi. 1968’de doçentliğe 1980’de de profesörlüğe yükseltildi.

Kültür Bakanlığı tarafından basılmış kitapları ve ilmî dergilerde Türk edebiyatı ile ilgili birçok makalesi bulanan Ali Alparslan, üniversitede öğrencilik yıllarında Güzel Sanatlar Akademisi’nde hat dersleri veren hocalardan, ünlü hattat Necmeddin Okyay’a devam ederek nesta’lîk ve rık’a dersleri aldı ve icazetname almaya hak kazandı. Ayrıca, aynı yerde ders veren hattat Halim Özyazıcı’dan da dîvânî ve celî dîvânî öğrendi. 24 Ocak 2006'da İstanbul'da vefat etti.
 

 
Ali Hüsrevoğlu

1956 Afyonkarahisar/Sandıklı doğumludur. 1979 yılında Marmara Üniversitesi'nden mezun olmuş, 1982 yılında büyük üstad Hamit Aytaç’dan takdir ve icazet almıştır. 1992'de Medine-i Münevvere/Mescid-i Nebevi'nin son genişletme projesinin yazılarını yazdı. Türkiye’ nin değişik il ve ilçelerinde kırk kadar kişisel ve karma sergiye katıldı. Hat sanatında alet, malzeme ve yöntem geliştirdi. Hat sanatı tarihinde kendine özel bir üslup olarak anılacak yorum geliştirmiştir. Klasik ve modern çalışmalarına devam etmektedir. Yurt içinde ve dışında bir çok yapıda ve özel koleksiyonlarda eserleri vardır.
 
 
Ali ihsan Sakal
 
 
Ali Rıza Özcan

1968 Kozlu Zonguldak doğumlu. 1988’de Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nü bitirdi. 1989 yılında “Klasik Devir Kur’an-ı Kerimleri’nin Tezhibli Sayfaları” adlı teziyle yüksek lisans, 1996’da da “Türk Nes’talik Ekolü” adlı eser çalışmasıyla Sanatta Yeterlik mezunu oldu.

Prof. Dr. Ali Alparslan’dan Ta’lik, Divânî, Celî Divânî, Rik’a; Hattat Hüseyin Kutlu’dan Sülüs-Nesîh yazı çeşitlerinden icazetname aldı.

Birçok karma sergiye katıldı. Çeşitli yerlerde makaleleri yayınlandı. Kültür Bakanlığı’nın açtığı Devlet Türk Süsleme Sanatları Yarışmaları, IRCICA (İslam Tarih Kültür Araştırma Merkezi)’nin düzenlediği uluslararası hat yarışmaları ile Japonya’da yapılan yazı yarışmasında ödüller aldı. M.S.Ü. Geleneksel El Sanatları Hat Anasanat Dalı’nda araştırma görevlisi olarak göreve başladı. 2001 yılında yardımcı doçent oldu. Halen Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nde yardımcı doçent olarak çalışmaktadır.
 

 
Ali Toy

Hattatlığı yanında aynı zamanda yüksek mimar olan Ali Toy, 1960 Tavşanlı (Kütahya) doğumludur. 1977'de Tavşanlı Tunçbilek Lisesi'ni bitirmiş, 1988 yılında İTÜ Mimarlık Fakültesi'nden mezun olmuştur.

Prof.Dr. Ali Alparslan’dan hat icazeti aldı.

Talik, divanî, rika hat çeşitlerini yazmaktadır. Yurtiçinde ve yurtdışında birçok sergiye katıldı.Uluslararası 3 yarışmada 5 ödül kazandı. Genel mimarlık hizmetleri, restorasyon ve hat çalışmalarını sürdürüyor. Modern hatlarda mimarî tasarım bilgisi ve temel geometrik çizgileri kullanıyor.
 

 
Arda Çakmak

İstanbul’da doğan sanatkar, ilk ve orta tahsilini de aynı şehirde tamamladı. 1996 yılında girdiği Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nde hat, tezhip, minyatür ve ebru dersleri gördü. Burada, Prof.Dr. Ali Alparslan’dan talik ve rık’a yazılarını meşk etti. Dr. Tahsin Aykutalp başta olmak üzere birçok kıymetli hocadan da tezhib eğitimi gördü. 2000 yılında okulundan mezun olan sanatkar, daha sonra da klasik sanatlarla alakalı çalışmalarını sürdürdü.

Talik yazı konusunda Prof.Dr. Uğur Derman‘dan ve diğer birçok değerli hattattan istifade eden sanatkar; tezhip ve minyatür konusunda da ulaşabildiği klasik eserleri inceleyerek, bu alanlardaki birikimini genişletmeye çalışmıştır. Yurtiçi ve yurtdışında birçok sergiye de iştirak eden sanatçının ayrıca, hat ve tezhip dalında ödülleri de bulunmaktadır.

Yurtiçi ve yurtdışında birçok sergiye de iştirak eden sanatçının ayrıca, hat ve tezhip dalında ödülleri de bulunmaktadır. Bunlar :

- 2008 yılında Birleşik Arap Emirlikleri'nde, Al Burda'nın düzenlediği uluslararası tezhip yarışmasında özel ödül ,

- 2007 yılında İslâm Tarih San'at ve Kültür Araştırma Merkezi'nin ( IRCICA ) düzenlediği uluslararası yarışmada, 'Celi Talik' dalında birincilik ödülü,

- 2007 yılında İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin (IRCICA) düzenlediği uluslararası yarışmada, 'Talik' dalında birincilik ödülü,

- 2005 yılında Antik A.Ş.'nin düzenlediği uluslararası 'Hilye-i Şerife' yarışmasında, talik-hurde talik dalında birincilik ödülü,

- 2005 yılında Al Baraka Türk'ün düzenlediği uluslararası 'Hat Sanatı' yarışmasında celi talik dalında ikincilik ödülü,

- 1996 Kültür Bakanlığı 'Tezhip Sanatı' yarışmasında başarı ödülü.

- 2004 yılında İslâm Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin (IRCICA) düzenlediği uluslararası yarışmada, celi talik dalında mansiyon ödülüdür.
 

 
Avni Morgül (Prof. Dr.)

Lise öğrencisi iken ilk Hat derslerini son devrin en büyük hattatlarından Abdülhalim Özyazıcı (nesih) ve Hamit Aytaç’dan (sülüs)  aldı. Öğrencilikten sonra maalesef hat çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı. Aynı yıllarda kısa bir sure Prof. Dr. Süheyl Ünver’den de tezhip dersleri aldı.

Son zamanlarda tekrar canlanan hat ve tezhip aşkını bilgisayar ortamında denemeye karar verdi ve “FreeHand” programı kullanarak bilgisayar destekli hat ve tezhip çalışmalarına başladı.

 
Aydın Köse

1966 yılında Aksaray'da doğmuştur. Üniversite tahsilini 1994 yılında Kırıkkale Üniversitesi'nde tamamlamıştır. 1986 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda memuriyet hayatına ve 1999 yılında Hattat Doğan Çilingir'den Hüsn-i Hat meşkine başlamıştır. 2003 yılında Hattat Fuat Başar, Adem Sakal ve Doğan Çilingir'den icazet almıştır.Ayrıca; Fuat Başar'dan Celi Sülüs meşkini bitirmiştir. Yurt içinde çeşitli kişisel ve karma sergilere katılan Aydın Köse, halen Hat sanatı ile ilgilenmekte ve çalışmalarını Ankara'daki atölyesinde öğrencileri ile beraber sürdürmektedir. Sanatçı Kültür ve Turizm Bakanlığı Eğitim ve Kültür Dairesi Başkanlığı'nda Hat Sanatı Komisyonu üyesidir. Farsça bilmektedir.
 
 
Ayten Tiryaki

1961 Ordu doğumludur.1983 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini yüksek lisans diplomasıyla bitirdi. Öğrencilik yıllarında başladığı sanat çalışmalarına İstanbul'da devam etti.
1983 yılında Hattat Hasan Çelebi'den hat dersleri almaya başladı. 1989 yılında Hasan Çelebi'den ilk hanım hattat olarak hat icazeti aldı. 1984 yılında Kubbealtı Akademisi bünyesinde tezhip kurslarına başladı. Prof. Dr. Çiçek Derman ve İnci Ayan Birol hanımefendilerle birlikte çalışmalarını sürdürdü.1986 yılında da Prof. Dr. Çiçek Derman hanımefendiden tezhip icazeti aldı.

Yurt içinde birçok karma sergiye katıldı.1997 yılında Kuveyt'te düzenlenen bir festivale Türkiye'yi temsilen katıldı. 2002 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen bir organizasyona hat ve tezhip sanatçısı olarak Kültür Bakanlığı tarafından ülkeyi temsilen gönderildi.Kadın Ve Sanat organizasyonunda sergi açtı. IRCICA'nın düzenlediği 5. ve 7. Uluslararası Hat Yarışmasında nesih dalında teşvik ödülü aldı. 2003 yılında İstanbul'da iki karma sergi düzenledi bir sergiye de eserleriyle katıldı. Ocak 2004'de Dubai'de düzenlenen bir sergiye de eserleriyle katıldı.
Yabancı dil olarak İngilizce ve Arapça öğrenimi gördü. Üsküdar ve Ümraniye'de Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Kur'an kurslarında 20 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 2004 yılında emekli oldu. Aynı yıl öğrencileriyle birlikte Altunizade Kültür Merkezinde bir karma sergi açtı.

2006 Şubat ayında Dubai'de karma hat sergisine katıldı. 2006 Temmuz ayında Londra'da İslam Expo'nun düzenlediği bir festivale katıldı. 2007 yılında Üsküdar ve Pendik’te düzenlenen sergilere katıldı. 2008’de Katar’da düzenlenen bir sergiye katıldı.

Sürekli hat ve tezhip kursları düzenleyerek öğrencileriyle birlikte sanat çalışmalarına devam eden sanatçı evli ve üç çocuk annesidir.

 
Beatrice(Hilal) Çizmecioğlu
 
 
Berrak Özdoğan
 
 
Betül Kırkan

1971 yılında İstanbul'da doğdu. 1990’da Bakırköy İmam-Hatip Lisesi’nden mezun oldu. 1991’de Hattat Hüseyin Kutlu’dan Sülüs-Nesîh meşk etmeye başladı. 1995 yılında icazet aldı. Halen Uygulamalı Türk İslâm Sanatları Kütüphanesi’nde çalışmalarını sürdürmektedir.
 
 
Betül Utku

1964 yılında İstanbul'da doğdu. Orta ve lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'nde tamamladı. Yağlı boya resim ve Nilüfer Kurfeyz'den tezhip dersleri aldı. 1999'dan beri Hasan Çelebi Hoca'dan hat dersleri almaktadır. Evli ve 4 çocuk annesidir.
 
Bilal Sezer (Yrd. Doç. Dr.)

1969 yılında Ödemiş’te doğdu. Orta öğrenimini aynı ilçede tamamladı. 1989 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yüksek öğrenimine başladı. Fakülte yıllarında hat sanatına ilgi duydu ve ders almaya başladı. 1994 yılında İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu ve aynı üniversitede yüksek lisansa başladı. 1995 yılında Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’ne Araştırma Görevlisi oldu.

2000 yılında ünlü hattat Hasan Çelebi’den sülüs- nesih dallarında icazetini aldı. 2001 yılında IRCICA tarafından düzenlenen uluslar arası hat yarışmasında celi sülüs dalında mansiyon ödülü aldı.

2004 yılında “Hat Sanatında Kullanılan Okutma, Mühmel Harf ve Tezyin İşaretleri” adlı teziyle doktorasını verdi. 2006 yılında aynı üniversiteye Yardımcı Doçent olarak atandı ve halen aynı görevdedir. Sanatçı yurt içi ve yurt dışında toplam 26 sergiye katıldı. Sanatçının resmî ve özel koleksiyonlarda birçok eseri mevcuttur.

 
Cavide Pala
 
 
Ceyhun Oydem

1974 yılında Manisa Akhisar'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1991 yılında hattat Hüseyin Kutlu'dan sülüs yazı meşkine başladı.

2001 yılında icazet aldı. Sülüs yazıda Şevki Efendi ekolünü takip etmektedir. Klasik mürekkepçilik konusunda hattat Hüseyin Kutlu'nun yönlendirmesiyle araştırma ve çalışmalarına devam etmektedir.

Çeşitli cami, çeşme ve türbelerde, yurtiçi ve yurtdışı özel koleksiyonlarda çok sayıda eseri bulunmaktadır.

Sanatçı, çalışmalarına Fatih'teki atölyesinde devam etmektedir.

Kaynak: www.nunmektebi.com

 
Davut Bektaş

1963 yılında Adana’nın Feke ilçesine bağlı Akoluk köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, orta ve liseyi Adana İmam-Hatip Lisesi’nde tamamladı. 1992’de İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

Lise yıllarında hat sanatını tanıdı ve öğrenmeye karar verdi. 1981 yılı sonlarında yüksek tahsil vesilesiyle İstanbul’a geldi. Merhum Hattat Yusuf Ergün (Erzincani)’den kısa bir süre Sülüs, ve 1982’den itibaren de Hattat Hasan Çelebi’den Sülüs, Nesih ve Rik’a meşkederek 1994’de icazet aldı.

Eski üstadların özellikle de Sami Efendi ve Hamid Bey’in eserlerini inceleyerek ve günümüz hattatlarından da faydalanarak çalışmalarını Celi Sülüs üzerinde yoğunlaştırdı. Hattını geliştirmesinde, Üstad Mustafa Uğur Derman Bey’in birer nüshasını verdiği Sami Efendi’nin Yeni Camii Sebili yazıları ve Şevki Efendi’nin Elif Kasidesi’nin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Ayrıca 2002’den itibaren rahmetli Prof. Ali Alparslan'dan vefatına kadar talik ve divani meşk etmiştir. Sanatçı halen tek meşgalesi olan hat sanatını icra etmekte ve öğrenci yetiştirmektedir.

Aldığı Ödüller :
İslam Konferansı Teşkilatı'na bağlı IRCICA'nın düzenlediği Milletlerarası Hat yarışmalarında; 1986'da celi-sülüste birincilik, taklit tarzı yazıda mansiyon, 1986'da celi-sülüste birincilik, 1993'de sülüste birincilik ödülleri aldı. 1997'de Tahran'da yapılan 1. İslam Alemi Hat Festivali'nde birincilik ödülü kazandı. 2006'da Birleşik Arap Emirlikleri'nde Şarja'da ikincisi düzenlenen "Uluslararası Arap Hat Sanatı" sergisinde de katıldığı levhayla ödül almaya hak kazandı.

 
Deniz Öktem Bektaş

1976 yılında Hollanda'nın Kerkrade Şehri'nde doğdu. 1994'te Üsküdar İmam-Hatip Lisesi'ni bitirdi. 2000'de Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra Amerika'da Washington D.C.'de Georgetovvn Üniversitesi'nde İletişim dalında yüksek lisans yaptı. Amerika'daki eğitimi sırasında İslam Hat Sanatı'na merak sararak 2001'de Muhammed Zekeriya ile rik'a ve nesih çalışmaya başladı. İstanbul'a döndükten sonra da Hasan Çelebi ve Davut Bektaş ile rik'a, nesih ve sülüs meşklerine devam etti. 2007 yılında IRCICA'nın düzenlediği 7. Uluslararası Hat Yarışması'nda Nesih dalında teşvik ödülü aldı.
 
Doğan Çilingir - (1949 / 2006)


Ankara'da 1949 yılında dünyaya gelen Doğan Çilingir, 1970 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. Öğretmenlikten emekli olan ve 5 Nisan 1991 tarihinde hat çalışmalarına başlayan Çilingir, hattat Adem Sakal'dan Sülüs "Rabbi yessir" meşkiyle san'ata başladı. Sülüs ve Nesih meşklerine Adem Sakal'ın da hocası olan Fuat Başar’la devam eden ve meşkleri içine sinmediği için 3 kere baştan sona kadar tekrar yazan sanatçı, 6 sene sonra icazet aldı.

Sanatçının meşklerini Mehmet Özçay da görmüş ve çalışmalardan memnun olduğunu belirtmiştir. Hattat Hamit Aytaç'ın mezar naklinde meşk ve çalışmalarını hattat Hasan Çelebi'ye de gösteren Çilingir, birçok üstattan teşvik edici iltifatlar aldı.

Çalışmalarını daha çok Ankara'da gerçekleştiren Çilingir, Alanya'da 1, Ankara'da 3 kişisel sergi açtı. 7., 10. ve 12. Devlet Türk Süsleme Sanatları sergi ve kataloglarında eserleri yayınlanan, ayrıca IRCICA'nın düzenlediği V. Uluslararası Hüsn-ü Hat Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden tek Türk olarak dereceye giren ve ödül kazanan Çilingir, 27 Hilye-i Şerif, çok sayıda Sülüs-Celi istif, Sülüs, Nesih ve Talik eserlerinin yanında kolaylıkla cesaret edilemeyen bir kulvar olan ilk İslâm yazısı; Hakikî-Yazma Kufi deryasına dalarak bu dalda da özgün eserler verdi. Hattat 2006'da vefat etti.
 

 
Ebuzer Özkan
 
 
Efdalüddin Kılıç

1985 yılında Hüsrev Subaşı'dan ders almaya başlayan hattat, Muhiddin Serin'den rik'a dersleri aldı. 1994 yılında IRCICA'nın organize ettiği hat yarışmasında sülüs kategorisinde mansiyon ödülü aldı. 1998-1999 yıllarında Edirne Üç Şerefeli Camii için 64 metre uzunluğunda sülüs kompozisyonu hazırladı. Başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede ders ve konferanslar verdi. Hattat, İngiltere, Fransa ve Amerika'da da sergiler açtı.
 
 
Emin Barın - (1913 / 1987)

1913 Bolu doğumludur. İstanbul'da yaptığı staj sırasında Reisülhattatin Kamil Akdik'ten yazı, Necmettin Okyay'dan Klasik Türk Cildi öğrendi. Çalışmalarını genelde Klasik Celi Divani ve Küfi ile bunların çağdaş yorumları yönünde yoğunlaştırdı.
 
 
Emine SAĞMAN
 
 
Esad Güçlü
 
 
Fatma Zehra Ülker

1973 yılında İstanbul'da doğdu. Pendik İmam Hatip Lisesi'ni bitirdi. 1995-1998 yılları arasında Tülin Somuncu'nun resim derslerine katıldı. 1999 yılında Hattat Hasan Çelebi ile sülüs-nesih meşkine başladı ve halen devam etmektedir. 2007 Nisan ayında IRCICA tarafından düzenlenen hat yarışmasında teşvik ödülüne layık görüldü. Evli ve 3 çocuk annesidir.
 
Ferhat Kurlu

Ferhat Kurlu 1976'da Fatsa'da doğdu. İlköğrenimini memleketinde, ortaöğrenimini Samsun Ladik Akpınar Anadolu Öğretmen Lisesi'nde tamamladı (1993). 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 2. sınıfında tanıştığı Muzaffer Ecevit Bey'den hat sanatına ilgi uyandıran ilk sanat bilgilerini ve ilk Rik’a derslerini aldı.1996 Temmuz'unda Hattat Hasan Çelebi Hoca ile tanışıp Sülüs-Nesih meşkine başladı. Dört senelik dersten sonra 2000 yılı Ekim ayında IRCICA'da yapılan icazet töreniyle Sülüs-Nesih icazetini aldı. Bir sene sonra yine IRCICA tarafından düzenlenen 5. Milletlerarası Hat Yarışması'nda Celi Sülüs dalında 1.'lik ödülüne layık görüldü. Aynı kurumun düzenlediği 6. yarışmada Sülüs dalında mansiyon ödülü aldı. 13. Devlet Hat Yarışması'nda başarı ödülü, Antik A.Ş. tarafından düzenlenen Hilye-i Şerif Yarışması'nda Celi Sülüs-Sülüs-Nesih dallarında 1.'lik ödülüne layık görüldü (2005). Bir tanesi Dubai'de olmak üzere ondan fazla karma sergiye iştirak etti. İstanbul'da ve civar illerde bir çok cami ve mescidin, çeşmenin kitabe, kubbe, kuşak ve mermer yazılarını yazdı. 100 civarında Hilye-i Şerif, 40 civarında özgün Sülüs, Celi Sülüs esere imza attı. Halen Şişli Müftülüğü'ne bağlı Nişantaşı Meşrutiyet Camii imam-hatibi olarak görev yapmakta olup çalışmalarına görevli olduğu yerde devam etmektedir.

Aldığı ödüller :

  1. IRCICA 5. Milletlerarası Hat Yarışması celi-sülüs ilik ödülü.
  2. IRCICA 6. Milletlerarası Hat Yarışması sülüs 1. mansiyon.
  3. Antik A.Ş. Hilye-i Şerife Hat Yarışması celi-sülüs, sülüs, nesih l.lik. Ödülü
  4. Kültür Bakanlığı 13. Devlet Hat Yarışması başarı ödülü.
  5. Albaraka Türk Özel Finans Kurumu Hat Yarışması celi-sülüs l.lik ödülü.
  6. Albaraka Türk Özel Finans Kurumu Hat Yarışması sülüs l.lik ödülü
  7. Caizetü-l Bürdeh Hat Yarışması (Birleşik Arap Emirlikleri) 2.1 ik ödülü.


 

 
Fevzi Günüç

1956’da Konya’da doğdu. 1979 yılında Konya yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. 1980-1986 yılları arasında T.C. Kültür Bakanlığı, Konya müze Müdürlüğü, Mevlana Müzesi Asistanlığı görevlerinde bulundu. 1982 yılında dışarıdan Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde hat dersleri öğretim görevlisi olarak göreve başladı. 1986 yılında Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü hüsn-i hat okutmanı olarak çalışmaya başladı.1985-1987 yılları arasında aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini, 1991 yılında da doktorasını tamamladı. “XV.-XX. Yy. arasında Osmanlı Dini Mimarisinde Celi Sülüs Hat Uygulama ve Terkikleri” adıyla doktora tezini yayımladı. 1991 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal bilimler Enstitüsü’nde “Sanatta yeterlilik” diploması aldı.

1982 yılında Hüseyin Kutlu ile başladığı sülüs-nesih yazı çeşitlerinden 1993 yılında icazet aldı. 1993 yılında Türk İslam sanatları Anabilim Dalında yardımcı doçent, 2002 yılında Geleneksel Türk El Sanatları Eski Yazı Anasanat Dalında doçent ve 2007 yılında ise aynı ana sanat dalında profesör oldu.

2003-2005 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi dekanlık vekilliği görevini yürüttü. 2005 yılında itibaren Güzel Sanatlar Fakültesi GTES bölüm başkanlığı ve 2007 yılından itibaren de Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı görevini yürütmektedir.

Konya'da kuruculuğunu yaptığı Destegül Güzel Sanatlar Mektebi çatısı altında Gelenekli Türk Sanatlar faaliyetlerinin yürütülmesine katkı sağladı.

Yurt içi ve dışında karma ve kişisel sergilerinin yanı sıra alanında yayımlanmış kitap ve makaleleri bulunmaktadır.

 
Fuat Başar


1953 yılında Erzurum'da doğdu. İlk, orta, lise ve tıp eğitimini aynı ilde yaptı. Fakülte eğitimi sıralarında (1976) Hüsn-i Hat ile meşgul olmaya başladı. 1977 yılında ebru sanatına ilgi duyarak Mustafa Düzgünman merhumla mektuplaştı. 1980'de İstanbul'a yerleşerek Merhum Hattat Hamid Aytaç'tan yazı icazeti, 1989 da Mustafa Düzgünman'dan ebru icazeti aldı.İcazet aldığı tarihlerden itibaren profesyonel hattat ve ebrucu olarak hayatını sürdürmektedir.

Yazı sanatında dünya çapında, ebru sanatında ülke çapında önemli sanatçılar yetiştirdi. 100'ün üzerinde yurt içi-yurtdışı karma ve kişisel sergiler açtı. Özellikle ebru fizikokimyası başta olmak üzere ebrunun her yönü ile ilgili araştırmalarını sürdürmektedir.
 

 
Halil İbrahim Alperen

1970 yılında Samsun/Çarşamba doğumlu olmakla birlikte aslen Ordu/Ünyelidir. İlk, orta ve lise öğrenimini Ünye’de tamamladı. 1993 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Askerlik ve avukatlık stajı sonrası 1996 yılında İstanbul’a geldi. İlkokuldan başlayan resim yapma merakı, çizgi roman, çocuk ve mizah dergileri sayesinde yolunu önce karikatüre, sonra hüsnü hat sanatına çıkardı.

1997 yılında Hattat Hasan Çelebi Hoca ile tanışıp sülüs ve nesih hüsnü hat çeşitlerini önce sülüsten başlayarak altı yıl meşk ettikten sonra 2003 yılında hüsnü hattın sülüs ve nesih dallarında icazet aldı.

Çeşitli karma sergilere katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSMEK kurslarında ve bazı   kültür ve sanat derneklerinde  hat dersleri verdi. Önder Cankurtaran Bey’den ebru sanatını öğrendi. Latin alfabesi güzel yazısıyla ilgilendi.

Sanatçımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliğinde avukat olarak görev yapmaktadır. Evli ve Ahmet Tarık, İsra Nur, Zeynep Selma adlı üç çocuk babasıdır.

 
Halim Özyazıcı - (1315-1384 / 1898-1964)


XX. yüzyılı tek başına temsil edecek kudrette bir hat sanatkarı olan İstanbullu Halim Efendi, Nalıncı Hacı Cemal adında birinin oğludur. Rüşdiye öğrenimi sırasında hocası Hamid Aytaç'tan rık'a yazısını meşk etti ve onun takdirini kazandı. Bu ünlü usta onunla ayrıca meşgul oldu. Bir yıl kadar Sanâyi-i Nefîse Mektebi'nde Hakk ve Resim Şubesine devam ettikten sonra, Medresetü'l-Hattâtîn'e kaydoldu. Hasan Rıza Efendi'den aklam-ı sitte'yi talim etti, onun rahatsızlık dolayısıyla ayrılması üzerine aynı yazılar için Hacı Kamil Efendi'ye devam etmeye başladı. Hulusi Efendi'den Nesta'lîk; Tuğrakeş İsmail Hakkı'dan tuğra ve celî sülüs; Ferit Bey'den dîvânî ve celî dîvânî yazarak 1343/1924'te Bab-ı Ali Caddesi'nde bir yazı dükkanı açtı. Aynı zamanda Devlet Matbaası'nda da vazife gördü.

1929'da Latin harflerinin kabulü üzerine, Silivrikapısı dışında aldığı arazide bağcılıkla uğraşmakla birlikte hattı terk etmedi. 1946'da Güzel Sanatlar Akademisi'ne hat hocalığına tayin edildikten sonra tekrar yazıya koyuldu. Çok kimseye yazı öğretmiştir. Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğretim görevlisi Dr. İ. Aydın Yüksel, Bekir Pekten sülüs ve celî sülüs; Ali Alparslan da rık'a, dîvânî ve celî dîvânî yazılarını ondan öğrenmiştir. Bekir Pekten ayrıca Hamid Aytaç'tan icazetlidir.

Halim Efendi, hattın her çeşidini süratle, kolayca ve genellikle müsveddeye lüzum görmeden yazardı. Yazının kompozisyonu kafasındaydı. İstife karışıklık yapmadan yazmak ona mahsustu. Bu haslet onda bir Allah vergisiydi. Güzel yazı sahasında herkesin takdirini kazanmıştı. Bütün yazı çeşitlerinde klasik üslubu takip etmiştir. Ufak tefek bir yapısı vardı. Bir gün Necmeddin Okyay onun için şöyle demiştir: “O küçük adam var ya, herkesi korkutmuştur.”

Ölümüne Necmeddin Okyay şu tarihi düşmüştür:

Necmiyâ Hattat Halim Bey oldu mağfûr-ı İlah
İlm-i hattın en büyük üstadı idi göçtü vâh
 

 
Hamid Aytaç - (1309-1402 / 1891-1982)


Hem Osmanlılar hem Cumhuriyet devrinde yaşayan ve binaları ve evleri güzel yazılarıyla dolduran bu ünlü sanatkar, Diyarbakır'da doğdu. Asıl adı Musa Azmi idi. İlk zamanlarda yazdığı birçok yazılarında Azmî'yi kullandı. Babası Zülfikar Efendi kasap idi. Dedesi Adem-i Âmidî, yani Âmidli (Diyarbakırlı) Adem de hattat idi. İlk öğrenimini doğduğu şehirde yaptı. İdadi'yi (lise) bitirince İstanbul'a geldi. [1326/1908]. Önce Hukuk Mektebi'ne girdi ise de resme olan alakası yüzünden Sanayi-i Nefîse Mektebi'ne (Güzel Sanatlar Akademisi) girdi. Fakat geçim zorluğu dolayısıyla buradan ayrıldı. Memleketindeyken oranın hocalarından yazı yazdığı için İstanbul'da 1328/1910'da Gülşen-i Maarif Mektebi'ne hat hocası oldu. Burada ileride kuvvetli bir hattat olacak olan Halim Özyazıcı'ya hocalık etti. Bu arada bildikleriyle iktifa etmeyip fırsat buldukça İstanbul'un tanınmış hattatlarından olan Nazif, İsmail Hakkı Altunbezer, Kamil Akdik ve Hulusi Efendilere arada bir giderek yazısını ilerletti. Allah vergisi bir kabiliyeti vardı. Hiçbir hocaya devamlı gidemedi, ama onlar yazı yazarken veya onlara danışarak, arada bir Medresetü'l-Hattâtîn'e giderek kısa zamanda hattın merkezi olan İstanbul'da kendini tanıttı. Harbiye Matbaası'nda çalıştı. Orada çalışan Necip Bey'in ölümü üzerine Erkan-ı Harbiye Matbaası (Genelkurmay Matbaası) hattatlığına tayin edildi. Daha sonra açtığı atölyede isteyenlere yazı yazdı.

Hamid Bey, çok kudretli bir hattat idi. Bütün İslam yazılarını kolaylıkla yazardı. Her çeşit yazıdan, sayısını kendisinin de bilemediği kadar eser verdi. İki Kur'an yazdı. Bunlardan biri hem Türkiye'de hem Almanya'da basıldı.

1920 ile 1965 yılları en parlak devridir. Bütün Doğu ve Batı hattatları onun Bab-ı Ali'deki mütevazi atölyesinin müdavimlerindendir. Kimi kendisinden icazetname alır, kimi yazı sipariş ederdi. En tanınmış öğrencisi hattat Halim Özyazıcı'dır. Ayrıca Hasan Çelebi, Hüseyin Gündüz, Hüseyin Kutlu, Hüseyin Öksüz, Bekir Pekten, Savaş Çevik ve daha birçok kimse kendisinden yazı yazmış ve icazetname almıştır.
 

HATTAT HAMİD AYTAÇ
Hattat Hamid AYTAÇAsıl adı Musa Azmi olan ancak daha çok müstear ismi olan "Hamid" adıyla tanınan Hattat Hamid AYTAÇ 1893 yılında Diyarbakır'da doğmuştur. Aytaç sanatkar bir aileden gelmektedir. Büyük dedesi de hattat idi.

Aytaç daha öğrencilik döneminde onlarca defa Kur'an-ı Kerim'i yazmıştı. Hatta mektepte vaktini çoğunlukla resim ve güzel yazıya ayırdığından diğer derslerini ihmal ederdi. Bu yüzden babası O'na hat ile meşgul olmayı yasaklar. Ancak henüz onüç yaşında olmasına rağmen II. Abdülhamid'in tahta çıkışı sebebiyle hazırladığı tuğra ve bazı yazıları fevkalade beğeniyle karşılanır. Hazırladığı bu yazılardan dolayı padişahtan 1 altın lira babasından da hat sanatına devam iznini alır.

1906'da İstanbul'a gelen hattat Hamid bir yıl hukuk okuduktan sonra Güzel Sanatlar Fakültesine kaydolur. Erkan-ı Harbiye Dairesi Hattatı olduğu dönemlerde boş vakitlerini değerlendirmek maksadıyla Nuruosmaniye yolu üzerinde küçük bir dükkan tutar ve "HAMİD" müstear ismiyle hat çalışmaları yapar. 1960'dan sonra Paşabahçe Fabrikasında çalışan Hattat Hamid hayatının son zamanlarını hastanelerde hazin bir şekilde geçirir.

Osmanlı'dan kalan son hattat Hamid AYTAÇ 1982 yılı Mayıs ayında Haydarpaşa Numune Hastanesi'ndeki odasında vefat eder.

Bir asırlık verimli bir ömrün ortaya koyduğu eserleri burada saymak elbette mümkün değil. Ancak kısaca bahsetmek gerekirse;

En büyük eserleri 2 adet Mushaf-ı Şerif ve Şişli Camii'ndeki yazılarıdır. Bunlardan başka Ankara Kocatepe Camii Eyüp Camii kubbe yazıları Söğütlüçeşme Camii Yeni Postane arkasındaki mescidin yazıları Ayasofya Levhaları sayısız kitap kapak yazıları hat örnekleri hilyeler mezar taşları ve binlerce levhalar...

"Camilerdeki yazılarımın en mükemmeli Şişli Camii'nin yazılarıdır" der Hattat Hamid AYTAÇ. Yazdığı eserlere ilaveten bir çok da Hattat yetiştirmiştir.

 
Hasan Çelebi


1937 yılında Erzurum'un Oltu ilçesinin İnci köyünde dünyaya geldi. Babası Tahsin Efendi, annesi Sakine hanımdır.Çelebi'nin doğduğu yıllarda genç bir cumhuriyet olan Türkiye savaşın yaralarını sarmakta, yeni yeni yapılanmaya çalışmaktadır. İnsanlar fakr ü zaruret içindedir. Haliyle, Çelebi'nin çocukluğunu da yokluk ve sıkıntı içinde geçer. Çelebi, okul çağına geldiğinde ise II. Dünya Savaşı başlar ve Türkiye yeni bir buhranla karşı karşıya kalır. İşin ve aşın zor bulunduğu, çalışanın emeğinin karşılığını alamadığı bir döneme girilmiştir.
Anadolu'nun bir çok yerinde olduğu gibi İnci köyünde de okul ve öğretmen yoktur. İlim ve irfan sahibi bir şahsiyet olan Yusuf Altaş, o dönemde yayımlanan Köroğlu ve Köylü gazetelerini muntazaman köye getirip halk istifade etsin diye meydanda duvarlara asmaktadır. Kağıda ve kaleme karşı aşırı bir sevgisi olan Çelebi, bu gazeteler vasıtasıyla kendi gayretleriyle okumayı öğrenir. 1946' nın Ocak ayında ilk defa köyde "hafızlık cemiyeti" tertip edilir. Altı çocuk, Kur'an-ı Kerim'i ezberlemiş, onlara köyde büyük bir kutlama yapılmıştır. Okula gidemeyen Çelebi, bu merasimden çok etkilenir ve dayısından Kuran-ı Kerim öğrenmeye ve hafızlığa başlar.
Çelebi, Kur'an ilimlerini tahsil maksadıyla 1954'te İstanbul'a gelir. Bir hemşerisi vasıtasıyla Üçbaş Medresesi'ne yerleştirilir. Çelebi, burada altı ay boyunca Arapça ve din derslerine devam eder. Oradan da Üsküdar Çinili Medresesi'ne naklolur. 15 Mayıs 1956'dan itibaren de Mihrimah (İskele) Camii'nde müezzin olarak görev yapmaya başlar. 1957-58 yıllarında askerlik vazifesini ifa eder. Askerlik dönüşü bir süre Mehmet Nasuhi Camii'nde imamlık yapar. 27 Mayıs 1960 ihtilaliyle birlikte üç yıl İstanbul'dan ayrı kalır. Bu süre zarfında Artvin'in Yusufeli ilçesinde müezzin olarak bulunur. Müezzinlik yaptığı sırada Müftü Hafız Bekir Efendi'yle tanışır. Bu karşılaşma Çelebi'nin yeniden İstanbul'a dönmesini sağlayacaktır. Bekir Efendi aracılığıyla Hasan Çelebi, 15 Ağustos 1963 yılında Üsküdar Sultan Tepesi Mehmet Said Efendi Camii'ne imam tayin edilir. 1964'te Şeyh Camii'ne, 1974 senesinde de Fıstıkağacı Selami Ali Camii'ne naklolur. 1987'de emekliye ayrılır. Halen İstanbul'da hat çalışmalarına ve talebe yetiştirmeye devam etmektedir.

Çocukluğundan itibaren kağıtların Hasan Çelebi için karşı konulmaz bir çekiciliği vardır. Ciddi manada hat sanatına merakı ise, köydeki caminin yazılarına ilgi duyarak onları taklit etmesiyle başlar. Yusufeli'nde müezzin olarak görev yaptığı camiye levhalar yazar. İstanbul'a tekrar döndükten sonra görev yaptığı Sultantepe'de taş ustası Yusuf Efendi ile tanışır. Bu tanışma Çelebi'nin hayatında yeni bir sayfa açacaktır.

Çelebi, Yusuf Efendi vasıtasıyla Hattat Hamit Aytaç'la (1891-1982) görüşür ve Hamid Bey'e kendisine hat dersi verip veremeyeceğini sorar. Hamit Bey de cevaben "Görüyorsun çok meşgulüm, ama benim talebem Halim var, ona git o öğretir" der. Hasan Çelebi bu tavsiye üzerine Topkapı dışında Çırpıcı Çayırı'nda oturan Hattat Halim Özyazıcı'dan (1898-1964) meşke başlar. Bu onun hat sanatıyla olan serüveninin başlangıcıdır. Dört ay sonra Halim Bey bir trafik kazasında hayatını kaybeder. Dört aylık bir dersin sonunda hocasını kaybeden Hasan Çelebi ne yapacağını bilmez bir halde ortada kalmıştır. Tekrar Hamid Bey'e gitmeye cesareti yoktur, çünkü ilk teklifinde reddedilmiştir. Bu esnada Diyanet eski Reisi Ömer Nasuhi Bilmen'in oğlu Avni Bilmen'le karşılaşır. Üzüntüsünü ona anlatır. Avni Bilmen, Hamid Bey'e gitme konusunda Çelebi'yi cesaretlendirir.Hamid Bey'e gidip kendisinin selamını götürmesini ve talebini yinelemesini söyler. Çelebi o şevkle bir daha Hamid Bey'in huzuuna çıkar ve bu sefer derse kabul edilir. 6 yıllık bir çalışmanın sonunda Hamid Bey'den icazet alır. 14 Ekim 1964'te başlayan bu birliktelik Hamid Bey'in vefatına kadar 18 yıl devam eder.Çelebi'nin ikinci bir icazeti daha vardır. Çelebi, Hamit Aytaç'dan sülüs neshi meşkettiği sırada; 1966 senesinde merhum Kemal Batanay'la tanışmış ve ondan da ta'lik ve rik'a dersleri almaya başlamıştır. Batanay; mutedil, halim selim, geleni geri çevirmeyen, mütevazı bir kişiliğe sahiptir. Çelebi'nin talebelik arzusunu geri çevirmemiş, hemen kabul etmiştir. Aynı zamanda Hafız, tanburi ve bestekar da olan Batanay, Galata Mevlenihanesi'nde yedi yıl cuma imamlığı ve na'athanlık yapmıştır. Çok sayıda klasik besteleri mevcuttur. Vakit namazlarını dahi hatimle kılacak derecede ileri bir hafızlığı vardır. Hasan Çelebi, 1975 senesinde Ta'lik yazının üstatlarından Veliyyüddin Efendi'nin bir Ta'lik kıtasını takliden yazıp Kemal Batanay'dan icazetini alır.
 

 
Hikmet Sağlam
 
 
Hilâl Kazan

İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Eski Türk Edebiyatı kürsüsünden mezun oldu. Hat çalışmalarıyla beraber sanatın teorik eğitimini almak üzere 1996 yılında Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk İslam Sanatları Bölümü'ne yüksek lisans öğrencisi olarak kabul edildi ve 1999 yılında tamamladığı "Ehl-i Hiref Defterlerinde Cemaat-i Katiban-ı Kütüb" adlı teziyle mezun oldu. 2007 yılında aynı enstitüde "Arşiv Kaynakları Çerçevesinde XV. ve XVI. Asırlarda Osmanlı Sarayı'nın Sanatı Himayesi" adlı çalışmasıyla doktorasını verdi.

Üniversite tahsili sırasında Osmanlıca el yazısının güzelliği sebebiyle hüsn-ü hatta teşvik edildi. 80'li yıllarda ilk hat feyzini merhume Hafız Hattat Müşerref Çelebi'den aldı. 1994 yılında ise hattat Hasan Çelebi'den nesih ve sülüs meşkine başladı. 2000 yılının Ekim ayında IRCICA (İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi) 'da yapılan merasimle hocasından iki yazı dalından da icazet aldı.

Hocası Hasan Çelebi ile birlikte, yurt içi ve yurt dışı sergilere katıldı. 2005 yılı Mayıs'ında Londra'da British Museum'de "Making of the Master" adlı icazet sergisine katıldı. İyi derecede İngilizce ve Arapça ile Farsça bilir. Çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.

 
Hulusi Yazgan - (1286-1358 / 1869-1940)
(Mehmed Hulusi Efendi)


Fatih Medresesi hocalarından olan Hafız Mustafa Efendi’nin oğlu olan Hulusi Efendi, İstanbul’da doğdu. Medrese tahsili yanında Farsça öğrendi, hatta “Mesnevi-han” oldu. Yani Mevlana’nın Mesnevi’sini okutma ve şerh etmek vazifesini yüklendi. Nesta’lik’te, Karin-abadi Hasan Hüsni ve Çarşambalı Arif Bey’lerden başladı ve Sami Efendi’den icazetname aldı. Bir aralık Daruşşafaka’da yazı hocalığı yaptı. Ayrıca Birinci Cihan Harbi esnasında faaliyette bulunan Medresetü’l-Hattatin adlı hattatlar okulunda nesta’lik hocalığında bulundu. Eserlerinin bir kısmı müze ve camilerde olan üstadın bir “Hilye-i Şerife”si TSMK’dedir. Ayrıca Sultan Selim Camii’nde “Tevekkeltü Alallah” ve Guraba Hastanesi’ndeki “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” levhaları kendisinindir. İstanbul dışında Gelibolu Mevlevihanesi’nin kapısındaki nesta’lik kitabe ile mihrabındaki “Külle ma dehale…” celi sülüs ayetini o yazmıştır. Kahire’de Menyel Kasrı’nda Prens Mehmed Ali Camii’nde “ezan-ı Muhammedi” kuşağı da onundur.

Hulusi Efendi, Sami Efendi gibi yazmak kudretini göstermiş bir hattatımızdır. En meşhur talebeleri Halim Özyazıcı ile Kemal Batanay’dır.

Hattat, sülüs yazıyı da yazıyor idi ise de daha ziyade nesta’lik ile meşhur olmuştur.

 
Hüseyin Gündüz

1961’de Kayseri'de doğdu. 1976-1982 yılları arasında Hamid Aytaç ve Kemal Batanay'dan Nesih, Sülüs, Ta’lik dersleri aldı. 1982-1984 yıllarında Mimar Sinan Üniversitesi bünyesindeki Hat derslerine katıldı. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden 1984’te mezun oldu.

Prof. Emin Barın ile Hat Sanatının incelikleri, yazı tetkiki, Kûfî, Divânî yazı ve yazı restorasyonu konusunda çalışmalar yaptı. 1985 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Anasanat Dalı'nda Araştırma Görevlisi oldu.

"Şeyh Hamdullah ve Karahisari Ekollerinin Karşılaştırılması" konulu tez ile Yüksek Lisans aldı. “Hat Sanatının Estetik Öğeleri” konulu tez çalışması ile Sanatta Yeterlilik yaptı. Prof. Dr. Ali Alparslan ile hat konusunda çalışmalar yaptı. 1996’da yardımcı doçent oldu. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Anasanat Dalı Başkanı oldu. Halen Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Anasanat Dalı'nda öğretim üyesi olarak görevini sürdürmektedir.

Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli sergilere katıldı. Yerli ve yabancı devlet adamları ve tanınmış kişilere tuğralar yazdı. Sadberk Hanim Müzesi'nde, yerli ve yabancı koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. Sadberk Hanim Müzesi, Sevgi Gönül, Sakıp Sabancı, Erdoğan Demirören ve diğer bazı özel koleksiyonlarda bulunan el yazmalarının restorasyonlarını yaptı. Geleneksel Türk sanatları ile ilgili bilimsel ve sanatsal çalışmalarına devam etmektedir.

 
Hüseyin Kutlu


1949 yılında Konya’da doğdu. İlk ve orta tahsilini Konya’da tamamladı. 1966-1967’de Konya İmam Hatip Okulu’ndan mezun oldu. 1698 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne kaydoldu. Tahsilini sürdürebilmek için Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan görev talep etti. Eskişehir Mihalıccık vaizliğine tayin edildi. Aynı sene Hattat Hamit Bey’den sülüs-nesih meşkine başladı. Bu arada Eczacı Hattat Uğur Derman Bey’den talik meşketti. 1972’de ulaşım zorluğu nedeniyle Mihalıccık’tan Sokullu Mehmet Paşa Camii İmam-Hatipliğine getirildi. 1974’de fakülteden mezun oldu. Aynı yıl Hamit Bey’den sülüs-nesih icazeti aldı. Askerliğini Işıklar Askerî Lisesi’nde öğretmen olarak yaptı. 1976’da Hekimoğlu Ali Paşa Camii İmam-Hatipliğine tayin edildi.

Türk-İslam Medeniyeti’nin merkezi olarak telakki ettiği camiye, aslî fonksiyonunu kazandırma çabalarını sürdürdü. Harap durumda olan cami, sebil, türbe, kütüphane ve hazirenin imar ve ihyasına çalıştı.

Bu çalışmalarının yanında hat sanatıyla da hilye, kıt’a, çeşitli orijinal istifler olmak üzere 500’den fazla eser koleksiyonları süslüyor. Ayrıca Adana Sabancı Merkez Camii, Aşkabad Camii, Tokyo Camii, Konya Hacı Veyszâde Camii, Selçuk Üniversitesi Kampüs Camii’nde ve daha birçok mimari eserde yazıları bulunmaktadır.

18 öğrenciye hüsn-i hat icazeti verdi :
Abdülhadi Erol Dönmez, Fevzi Günüç, Betül Kırkan, Feyza Kırkan, Gaye Zapsu, Serap Bostancı, Cavide Pala, Orhan Dağlı, Hilal Çizmecioğlu, Ali Rıza Özcan, Serap Karamollaoğlu, Berrak Özdoğan, Z.Rüveyda Yücel, Emine Sağman, Ceyhun Oydem, Tahsin Kurt, Sevil Tezgah, Zehra Çekin.

 
Hüseyin Öksüz


1944 Konya'da doğdu. İstanbul'da eczacılık tahsili sırasında hattat Hamid Aytaç ile tanıştı, talebesi oldu. On yılı aşan çalışmaları sonucu icazet aldı. Hattat Hamid Aytaç'tan sülüs-nesih icazetnamesini 1980’de aldı. 2002 yılında Prof. M. Uğur Derman'dan "ta'lîk icazetnamesi" aldı. Yurt içinde ve dışında pekçok sergilere, yarışmalara katıldı ve ödüller kazandı. Birçok camilerin yazılarını hazırladı.

Selçuk Üniversitesi hat sanatları Fahri doktorudur. Kültür Bakanlığı'nın Konya'da açtığı Türk süsleme sanatları kurslarında Hüsn-i Hat dersleri vermektedir. Yurt içinde ve yurt dışında birçok ünlü kişilerin koleksiyonlarında yazıları vardır. Yazılarında ''Konevi'' mahlasını kullanmaktadır.
 

 
İlhan Özkeçeci

1955 yılında Kayseri’de doğan İlhan Özkeçeci, 1980 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, Yüksek Dekoratif Sanatlar Bölüm’ünden mezun oldu. Hattat Kemal Batanay’dan rika’a hattı meşk etti. 1997’de sülüs-nesih dallarında hattat Hasan Çelebi’den hat icazetnamesi aldı. 1983-1995 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nde okutman olarak görev yaptı. 1991 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde Geleneksel Türk El Sanatları Tezhip ve Süsleme Ana sanatı dalında “Sanatta Yeterlilik” unvanını aldı. 1995 yılında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’ne Yardımcı Doçent olarak atandı. 1996 yılında Tezhip Ana Sanat dalında Doçent oldu. Halen Bölüm Başkanlığı görevini sürdüren sanatçı, biri Türk tezhip sanatı hakkında olmak üzere dört kitap yayınladı.
 
 
İsmail Hakkı Altunbezer - (1289-1365 / 1873-1946)
(Tuğrakeş İsmail Hakkı)


Çok taraflı sanatkarlardan olan İsmail Hakkı Bey İstanbul’da doğdu. Babası Mehmed İlmi Efendi de hattattı. İlk yazı derslerini babasından öğrendikten sonra “Sanayi-i Nefise Mektebi”ne (Güzel Sanatlar Akademisi) giren İsmail Hakkı 1310-1311/1893’te resim bölümünden mezun oldu. Akademide de İtalyan Valery’nin talebesi idi. Yaptığı resimler resim sanatındaki kudretinin en bariz delilidir. Yalnız şu var ki o, resim üzerinde fazla durmadı. Güzel yazı yazma merakı onu hattatlığa sürükledi. Daha akademideyken memur olarak girdiği Divan-ı Hümayun Kalemi’nde Muhtar Efendi ile Muhtar Sami Efendi’den tuğra çekmesini öğrendi. Divan-ı Hümayun’da vazife gören ve tuğra çekmekle (yapmak) uğraşan yani kendisine tuğra çekme vazifesi verilen hattatlara “tuğrakeş” dendiği için Hakkı Bey de birinci tuğrakeşliğe yükseldikten sonra bu lakapla meşhur oldu. Uzun yıllar Divan-ı Hümayun’da celi divani ve divani yazı ve tuğra ile meşgul olurken aynı dairede vazifeli sülüs hattatı Kamil Akdik’in yazı yazması sırasında ona bakmak suretiyle sülüs yazıyı elde etmiştir ki bu da İ. Hakkı’nın kabiliyetine delil teşkil etmektedir.

Celi sülüs yazıyı meşhur hattat Sami Efendi’den öğrenen İ. Hakkı 1332/1914’te açılan Medresetü’l Hattatin’de celi sülüs ve tuğra muallimi oldu. En meşhur talebeleri Macid Ayral (ve Halim Özyazıcı) dır.

Cumhuriyet Devleti’nin kurulmasına tekaddüm edilen yıllarda Lozan muahedesi akdinde, muahedenamenin reis-i cumhura ait resmi mührün şekillendirilmesinde kendisinden istifade edildi. Ayrıca Hariciye Vekaleti’nin muahedelerini de yıllarca yazdı.

Medresetü’l Hattatin 1928’de Latin harflerinin kabulüyle kapatıldı. Fakat “Şark Tezyini Sanatlar Mektebi” adı altında devam etti. Bu yeni mektepte hat müstesna cilt, tezhip, ebru, öğretilmeğe başlandı. Bu mektepte İ. Hakkı Bey, daha önce öğrendiği tezhipten istifade ile tezhip hocası oldu. Tezhipte hem klasik yolda hem de kendisinin icadı olup klasik tezhip anlayışına uymayan bir yolda çalıştı. Şark Tezyini Sanatlar Mektebi 1935’te Güzel Sanatlar Akademisi’ne bağlandıktan sonra İ. Hakkı Bey 1945 yılına kadar burada tezhip muallimliği yaptı.

O, hezarfen (çok fenli yani muhtelif sanatları nefsinde toplayan) bir kimse idi. Nesta’lik yazı müstesna her çeşit yazı ile uğraştı ise de asıl ustalığı tuğra, celi sülüs, divani ve celi divani yazılardadır. İ. Hakkı Bey, bilhassa celi sülüs yazısının kompozisyonunda kendine has bir buluşa sahiptir. Celi sülüs yazıyı birçok kimseler yazmıştır. Fakat onun bu husustaki buluş ve görüşleri kimsenin hatır ve hayaline gelmemiştir.

Aynı zamanda Güzel Sanatlar Akademisi’nin hak şubesinden mezun olan sanatkarın en mühim eseri Atatürk’ün 1927’de İstanbul’a gelişinde verdiği nutkundan bir kısmını eski ve yeni harflerle pirinçten keserek oyduğu mermere yerleştirmesidir ki bu eser, şimdi İstanbul’da Şişli’de Atatürk Müzesi’ndedir. Buradaki rık’a yazısı Mehmed Hamdi Efendi’nindir.

Divan-ı Hümayun’da yazdığı sayısız ferman, berat ve menşurlar haricinde tarihi binalarda bulunan eserlerinden bazıları şunlardır:

İstanbul’da Selimi’ye, Edirnekapısı ve Zeyneb Sultan camilerinin kubbe yazıları, Üsküdar’da Şemsi Paşa Camii kuşak yazısı. Bebek Camii kapı üstü ayeti de onundur.

Bundan başka Anadolu'daki tarihi eselerde de birçok yazısı vardır.
 

 
İsmail Kanbaz
 
 
Kadir Kuşkıran
 
 
Kadir Sakoğlu


1967 Ankara doğumlu. Evli ve iki çocuk babası. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1990 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Meslek Yüksek Okulu'ndan mezun oldu.

Özel sektörde görev yapmakta iken Ankara’da Hattat Doğan Çilingir ile tanıştı. Doğan Çilingir'den sülüs ve nesih meşklerini tamamladı. Bütün mesaisini Hüsn-i Hat çalışmaları üzerinde yoğunlaştırdı. Bu arada Doğan Çilingir’in hocaları Adem Sakal ve Fuat Başar’dan da istifade etti. 2002 yılında adı geçen hocalarından sülüs ve nesih dallarında icazetnamesini aldı. 2002 yılından beri Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür Toplulukları'nda hüsn-i hat hocası olarak görev yapmaktadır
 

 
Kamil Nazik

7 yaşında  hat sanatına başladı. 14 yaşında icazet aldı. Yeni Türkçe'yi ise, 18'inde öğrendi ve ilkokul imtihanlarına girdi; ilkokulu, ortaokulu ve liseyi dışarıdan bitirdi. 1973-1974 dönemi İstanbul Üniversitesi Jeofizik Yüksek Mühendisliğine girdi. Jeofizik Yüksek Mühendisliğini bitirdikten sonra M.T.A.E’ de uçakla petrol aramalarına başladı. 1.5 yıl burada çalıştıktan sonra Eyüp Lisesi’nde Matematik, Fizik öğretmenliği yaptı. Bu dönemde Cağaloğlu’ nda hat üzerine ilk yazıhanesini açtı ve burada öğrencilerine ders vermeye başladı. Bu dükkanda basın sektöründe kendine yer edineceği ilk temaslar gerçekleşti. Günaydın ve Tercüman gazeteleri Türkiye’ nin Petrol kaynaklarıyla ilgili röportajlarını  bu dönemde yayınladı. Röportajların beğenilmesi üzerine kendisine Günaydın
tarafından yapılan yazarlık teklifini kabul etti. 18 yıl boyunca Günaydın, Tercüman, Milliyet ve Milli Gazete gibi gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Basın sektöründeyken 1986 yılında Basın yayın kooperatifliği başkanlığına getirildi. Fakat hiçbir zaman hat sanatından uzaklaşmadı.

Bir ayağı basında iken 1996 yılında Beyazıt’ ta profesyonel olarak hat sanatına başladı. 1999 yılında Küçükayasofya Camisi civarında sanat galerisi kurdu. Bu galeriyi kurmadan önce 11 camide yazısı vardı. Şu anda Türkiye ve dünyanın muhtelif yerlerinde bulunan 72 camide seri halinde yazısı bulunmaktadır. Bugün Küçükayasofya’ daki bürosunda dünyanın her tarafından gelen ve aynı zamanda İstanbul sınırları içinde bulunan öğrencilere de ders vermektedir. Bunun yanında iki seneden beri, internet ortamında; ilk defa dünyada kendi sitesinden canlı yayın yaparak  hat ile ilgilenen insanlara hat sanatı öğretmektedir. Kamil Nazik aynı zamanda, Arapça, Farsça ve İngilizce bilmektedir.
 
 
Kemal Batanay - (1893 / 1981)

Kemal Batanay, 1893 yılında doğdu. Çok yönlü bir sanatçıydı. Babası musiki üstadı Hafız Ziyaeddin Efendi'nin çevresinde sanatla ve dinle iç içe yetişerek küçük yaşta büyük yeteneklerle tanıştı ve onların eğitiminden geçti. Klasik Türk müziği eğitiminde ilk hocası babası olmakla beraber, asıl eğitimi Hafız Cemaleddin Efendi ile başladı. Sadettin Kaynak'ın da hocasından ders almasını sağladı.

Hat sanatına 15 yaşında başlayan Batanay'ın ilk hat hocası Muhyiddin Efendi oldu. Daha sonra Hasan Hüsnü Efendi, Mehmet Efendi ve Ferit Bey'den dersler aldı.

Medreselerde ders verecek kadar iyi bir hafız, üniversitede öğretim üyesi olacak kadar iyi bir şair, bestekar ve tamburiydi. Kemal Batanay'ın bestekar ve ses sanatkarı öğrencileri arasında Arif Sami Toker, Sadi Hoşses, Mefaret Yıldırım ve oğlu Ercüment Batanay gibi isimler bulunuyor. Musikide olduğu gibi, hat sanatında da devrin en ünlü hattatları tarafından yetiştirilen Batanay, hat dallarının tümünde usta olmasına karşın talik dalında çok özel bir tarza sahipti. Hat sanatında Hasan Çelebi, Savaş Çelik ve Aydın Yüksel gibi isimleri yetiştirdi. 1981 yılında vefat etti.
 
 
Macid Ayral


İstanbul'un Beylerbeyi semtinde doğan Macid Bey, aynı yerde Hamîdiye Mektebi'nde okurken Ali ve Enderunlu Ahmed Rasim Efendilerden aklam-ı sitte yazılarını öğrendi. Daha sonra eserlerine hayran olduğu Şefik Bey'in yazılarını elde ederek onun tarzında yazmaya çalıştı. Ayrıca Medresetü'l-Hattâtîn'e devam ile Tuğrakeş İsmail Hakkı Bey'den (Altunbezer) celî sülüs, Hulusi Efendi'den de nesta'lîk meşk ederek 1923'te diploma aldı. Ankara'da Vilayet Genel Meclisi Baş Katipliği vazifesinden emekli oldu. 1955'te Bağdat Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından resmen davet edilerek oraya gitti. Dört yıl müddetle yazı dersleri verdi ve öğrenci yetiştirdi. Her yazı için ayrı icazetnamesi yoktu, ama icazetname verme selahiyetnamesine sahipti.

Aklam-ı sitte'de Şefik Bey şivesine bağlı olması dolayısıyla Kazasker Mustafa İzzet üslubunda eser vermişse de sonradan bu üslubu terk etmiş ve Hafız Osman ve Mustafa Rakım ekollerine dönmüştür.

En usta olduğu yazı çeşidi, sülüs ve celî sülüs idi. Nesih ile fazla uğraşmadı. Nesta'lîk'i de hocası ayarında değildi. Fakat birikimi sayesinde imzasız yazıların hattatlarını tanımakta uzmandı. Yazılarında Hüseyin Macid, Abdülmacid, Macid b. Zühdî imzalarını kullanmakla beraber en çok kullandığı ise Macid'dir. (Hüseyin Macid ilk adı, Zühdî ise babasının adıdır.)

Celî sülüs eserleri, Şişli, Levent, Bebek, Davutpaşa, Şile, Yeşilköy, Kemer Hatun camilerindedir. Bağdat'ta 14 Temmuz Camii'nin kubbe kasnağı kuşak yazısı da onundur.
 

 
Mahmud Bedreddin Yazır

Hicri 1311 yılında Elmalı’da doğdu. Babası Yazır’lı Hoca Numan Efendi’dir. 1324 yılında İstanbul’a geldi. Medrese tahsili gördü. Felsefe şubesinde ihtisas yaptı. Devletin çeşitli kademelerinde görev icra etti.

Bakkal Arif Efendi’nin oğlu, Rakım, Hırka-i Şerif Hatibi Ömer Vasfi, Aziz Efendi ve Hulusi Efendi’lerden yazı öğrendi.

‘’Eski Yazıları Okuma Anahtarı’’ ve ‘’ Kalem Güzeli’’ gibi pek mühim eserler de yazmış bulunan Mahmud Bedreddin Yazır, 1952 yılında İstanbul’da vefat ederek Sahrayı Cedid Kabristanı’na defnedildi.
 

 
Mehmed Abdülaziz (Aktuğ) Efendi - (1288-1353 / 1871-1934)

Trabzon'un Maçka kazasında doğdu. Babası Rize eşrafından Molla Mehmed Abdülhamid Efendi, annesi Esmâ Hanım'dır. Ailesi 93 harbi sırasında İstanbul'a göç etti. Babası önce Akpınar, daha sonra Kağıthane Köyü Camii'nde imamlık yaptı.
Aziz Efendi ilk tahsilini Eyüp'te Şah Sultan İptidai Mektebi'nde tamamladı. Sıbyan mektebi sıralarında güzel yazıya olan merak ve kabiliyeti dolayısı ile Filibe'li Arif Efendi'den sülüs ve nesih yazılarını öğrenmeye başladı. Yazıdaki başarısı ile kısa zamanda hocasının sevgi ve takdirini kazandı. Yazı tahsilini tamamlayıncaya kadar Nuruosmaniye'deki hat mektebine devam etti. 1314/1896'da hocası Arif Efendi ile Reisülhattatin Muhsinzade Abdullah Hamdi Bey'den sülüs ve nesih yazılarında icazet aldı; daha önce Karinâbâdlı Hasan Hüsnü Efendi'den nesta'lik yazısını meşk ederek 1312/1894'te ondan da icazet almıştı. Zamanın celî üstadı Sami Efendi'nin Horhor'daki evinde yapılan san'at sohbetlerine devam ederek celî-sülüs, celî nesta'lik yazılarının inceliklerini öğrendi. Kabiliyetinin yanında disiplinli bir hat öğrenimi de gören Aziz Efendi, Şevki Efendi yoluyla yazıya kendine has bir şive katarak san'at sahasında şahsiyetini ortaya koydu. Emsalleri arasında "serîü'l-kalem" namıyla şöhret buldu. Dîvânî, reyhâni, muhakkak, tevkî, nesta'lik, rik’a yazılarının bütün inceliklerini bilir ve yazardı. Revnakoğlu: "Aziz Efendi rik'a yazar gibi süratle sülüs, nesih ve nesta'lik yazardı. İstanbul'da yazısı en çok görülen bir zattı" diyor. Bilhassa celî-sülüs yazılarının istif ve terkibinde son derece mahir olup, çok güzel tuğra resmederdi. Eserlerine önceleri Abdülaziz Eyyubi ve Aziz, daha sonra ise Şeyh Mehmed Abdülaziz er-Rifâî şeklinde imza koydu.
Ayrıca Özbekler Tekkesi Şeyhi Edhem Efendi'den ebru san' atını öğrendi. Medresetü'l-kudât'ta ve Mahmudiye Rüşdiyesi'nde yazı hocalığı yaptı, meşîhat dairesi memurlarına da nesta'lik dersi verdi.

Aziz Efendi, 1922 yılında Mısır hükümetinin isteği, Mısır ve İstanbul İngiliz işgal kuvvetleri yüksek komiserliğinin aracılığı ile resmen Mısır'a davet edildi. Görevli bulunduğu Meşîhat dairesinin 14 Muharrem 1341 (6 Eylül 1922) tarih ve 107 sayılı yazısı ile beş ay izinle Kahire'ye gitti. "Melik Fuad nüshası" olarak bilinen Mushaf-ı Şerîf'i burada Ezher ulemasının kontrolüyle resm-i Osmanî üzere altı ayda yazdı. Bunun tezhibi de kendisinden istenince izni beş ay daha uzatıldı. Aziz Efendi'nin İslam yazılarındaki üstünlüğünü ve kudretini gören Melik 1. Fuad, ülkesinde yok olmaya yüz tutmuş olan hat san' atını canlandırmak için ondan Kahire de bir hat mektebi açmasını istedi. Aziz Efendi melikin bu teklifini kabul etti ve ailesini de yanına alarak Kahire'ye yerleşti. 


Kahire'nin eskiden beri İslâm dünyasının önemli kültür merkezlerinden biri olması sebebiyle buraya çeşitli İslâm ülkelerinden ilim ve san'at öğrenmek üzere binlerce genç bu hat medreselerinden de istifade ederek memleketlerine dönmüşler, kendi ülkelerinde klasik Türk hat üslûbunun yayılmasını sağlamışlardır. Bunda Aziz Efendi'nin Kahire'deki on bir yıllık hocalığının önemli bir rolü olduğu aşikardır. Aziz Efendi san'at çalışmalarından artakalan vaktini mevlevîhanede irşad halkasına girenleri manen yetiştirmekle geçirmiştir.
Aziz Efendi, Kahire'nin havası sağlığına iyi gelmediği için Nisan 1933'te Mısır hükümetinden emekliliğini isteyerek İstanbul' a döndü. 16 Ağustos 1934' te vefat etti ve Edirnekapı Mezarlığı'na defnedildi.


Hayatı boyunca büyük bir gayretle çalışmış olan Aziz Efendi, Kahire ve İstanbul' da pek çok talebe yetiştirmiştir. İstanbul' da icazet verdiği talebeleri içinde de Mahmut Bedreddin Yazır ve Ömer Vasfi, Türk hat san' atında önemli yeri olan kişilerdir. Aziz Efendi hat sahasında güzel eserler bırakmıştır. Bunlar arasında on iki Mushaf-ı Şerif onun en önemli eserlerindendir. O tarihte bu mushaflardan biri Afganistan emirinde, biri de Hıdiv Abbas Hilmi Paşa'nın validesinde idi. Melik 1. Fuad için yazdığı Kur'an-ı Kerim, 1952 ihtilalinden sonra, Kahire İslam Eserleri Müzesi’nde muhafaza edilmektedir. İki Mushaf-ı Şerif İstanbul' da damadı Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kurduğu Kubbealtı Kültür ve San'at Vakfı Ekrem Hakkı Ayverdi Hat Koleksiyonu’nda bulunmakta, diğerlerinin ise nerede olduğu bilinmemektedir. Hutût-ı mütenevvia ile yazdığı yedi büyük hilye de hat sanatındaki kudretini gösteren önemli eserleridir. Bu hilyelerden biri yine aynı vakfın hat koleksiyonunda, biri İstanbul'da Ümm-i Kenan Dergahı'nda, biri de Emin Barın hat koleksiyonunda bulunmaktadır. Hayatının en olgun dönemine rastlayan Kahire'deki hocalığının bugün Arap aleminde hat sanatının klasik yazı formlarının bozulmadan günümüze ulaşmasında ve ilerlemesinde önemli ölçüde rol oynadığı kabul edilmektedir. Yirmiyi aşkın sülüs-nesih ve nesta'lik meşk albümü ile nesta'lik hatla yazdığı Kasîdetü'l-bürde ve sülüs-nesih el-Kasîdetü'n-nûniyye Kahire'de yayımlanmıştır (1343/1924). Ayrıca Bursa Ulu Camii'nde iki, İstanbul'da Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde 116 parça levhası ile özellikle Ekrem Hakkı Ayverdi Koleksiyonu'nda çeşitli yazı örnekleri ve levhaları bulunmaktadır.

 

 
Mehmed Emin Yazıcı - (1300-1364 / 1883-1945)


Celî sülüs'te isim yapmış olan Ömer Vasfi Efendi'nin kardeşi olan Mehmed Emin Efendi, rüşdiyede (ortaokul) okurken yazıya ve ney üflemeye merak etti. Bu yüzden “Neyzen Emin Efendi” veya “Neyzen Emin Dede” diye de anılır. Ağabeyi Ömer Efendi, yazı meşkini göstermek için hocası Sami Efendi'ye gittiği zaman onu da beraberinde götürür, o da, arada bir yazdıklarını gösterir ve aldığı tarifler üzerine çalışırdı. Böylece doğuştan yazı sanatına kabiliyeti olan Emin Efendi, az zamanda usta hattatlar arasına katıldı.

Cami derslerine ve Hukuk Mektebi'ne devam ederken Posta-Telgraf İdaresi Mektebi Kalemi'nde çalıştı. 1332/1914'te Erkân-ı Harbiyye-i Umumiye (Genelkurmay) Dairesi hattatlığına getirilince kendini tam olarak yazının içinde buldu. Aynı yıllarda Galata Mevlevihane'si neyzenbaşısı oldu ve “Emin Dede” unvanını kazandı.

Resmi ödevi icabı evrak ve harita yazılarını yazan sanatkar, ömrünün sonuna kadar hattatlığı sürdürdü. Fakat meşguliyetleri yüzünden fazla eser veremedi. Zamanında da kudretini anlayan azdı. Önemli bir yönü de herhangi bir hattatın yazısını o hattat yazmış gibi taklit etmesiydi ki, bu, hattatlıkta sanatkarın kudretini göstermesi bakımından pek mühimdir. Necmeddin Okyay, kendisine Şeyh Hamdullah'ın, Rakım'ın, Mahmud Celaleddin ve Şevki Efendi'nin yazılarını vererek taklit ettirdiğini ve onun hepsinde de başarılı olduğunu, hatta bir defasında Şevki Efendi'nin bir kıt'asını hem ona hem Kamil Akdik'e taklit ettirdiğini, Kamil Efendi'nin de Emin'inkini beğendiğini, ona “Böyle yazınız!” dediği zaman da Kamil Efendi'nin “Ben onun gibi yazamam!” demekle Emin'in hakkını verdiğini, fakat onu kıskandığını nakletmiştir. Nesta'lîk yazısı ise, sülüs ve nesihleri kuvvetinde değildir.

Eserlerinin bir kısmı hususi koleksiyonlarındadır. Sultanhamamı'nda I. Vakıf Hanı önündeki çeşme üstündeki ayeti o yazmıştır.
 

 
M. Hüsrev Subaşı

1953'te Niksar'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (1976) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi (1977), Bu fakültenin Türk ve İslam Sanatı Kürsüsünde doktora eğitimi aldı. Daha sonra M.Ü. İlahiyat Fakültesine asistan olarak atanan Subaşı, 1984'te Dr., 1990'da Doç., 1997'de Prof. unvanlarını aldı. Üniversite yıllarında merhum üstat Hattat Hamid Aytaç'ın öğrencisi oldu. Vefatına dek kendisinden meşk ederek hat sanatının inceliklerini öğrendi. 1987-1988 yıllarında Kahire Üniversitesi'nde bulundu ve Türk hattatlığının Mısır'daki izlerini araştırdı. M.Ü. İlahiyat Fakültesi'nde ve İlahiyat M. Y. O.'da hat dersleri verdi. Doktora, yüksek lisans ve lisans düzeyinde tezler yönetti. M.E.B. Hizmet içi Eğitim Kurslarında görev aldı.

Türk İslam sanatları ve hat sanatı alanında ulusal ve uluslararası kongrelere katıldı, bildiriler sundu, konferanslar verdi. Kitap, makale ve bildirileri yayınlandı. Radyo ve TV programlarına katıldı. Çeşiyli dergi ve gazetelerde yazı ve mülakatları neşredildi. Bu gibi vesilelerle geleneksel sanatlarımızı yaşatma ve kültür mirasımızı koruma bilincinin yaygınlaştırılması gibi konularda görüşlerini açıklamaya çalıştı.

Tezhip sanatçısı eşi ile birlikte Kahire (1987), Bursa (1990), Dubai (1990, 2004, 2005, 2006), Sharjah (2002), Tunus (1994), Cidde (1995, 2001), Berlin (1999) ve İstanbul'da (2001, 2002, 2003, 2006) sergiler açtı. Hat sanatında kendisine ait uygulama ve yorumları içeren eserler arasında pek çok Arapça yayının kapak yazısı, isim kompozisyonu ve amblemler ile sonuncusu İstanbul Büyük Otogarı Cumhuriyet Camii olmak üzere 10 kadar camiin yazıları sayılabilir. Prof. Subaşı, halen MÜİF'de Türk Süsleme ve Hat Sanatları kürsüsünde öğretim üyesi olarak görevini sürdürmektedir.

 
Mehmet Memiş

1960 yılında Çorum ili'nin Bayat İlçesi'ne bağlı Yoncalı Köyü'nde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde, Ortaokulu Bayat'ta okuduktan sonra, 1980 yılında Çorum İ.H.L.'nden, 1984 yılında da Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu.

Öğrencilik yıllarında 1980'den başlayarak, Hattat Dr. Hüseyin Öksüz'den hat dersleri aldı. 1985-1992 yılları arasında İstanbul Kadıköy'de öğretmenlik yaptı. Bu süre içinde hat çalışmalarına Hattat Hüseyin Çelebi ve Prof. Dr. Ali Alparslan ile devam etti ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, Geleneksel Türk El Sanatları Ana Sanat Dalında yüksek lisansını tamamladı. 1986-87 yıllarında Kültür Bakanlığı tarafından Topkapı Sarayı'nda yürütülen Türk Süsleme Sanatları (Tezhip) kursuna katıldı. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalında doktora yaptı.

1990 da Almanya'nın Frankurt Halk Yüksekokulları Kuruluşu'nun daveti üzerine, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından “Türk Hat Sanatı” ile ilgili seminerler vermek ve sergiler düzenlemek üzere görevlendirildi. Bu süre içinde Frankurt, Margburg ve Avusturya'nın Viyana kentinde sergiler açtı.

1993 Şubatında Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne Türk İslam Sanatları Tarihi öğretim görevlisi olarak atandı. Şanlıurfa'da bulunduğu sürede sergiler açtı, resmi görevi dışında meraklılarına hat dersleri vererek yetişmelerine yardımcı oldu. Şimdiye kadar yurt içinde ve yurtdışında katıldığı çeşitli yarışmalarda yedi adet ödül kazandı. 2002 yılı Ramazan Ayı'nda İran'ın başkenti Tahran'da gerçekleşen ve “X. Kur'an-ı Kerim Fuarı” bünyesinde düzenlenen “Uluslararası Hattatlar Sergisi”ne davet edildi. Sergiye katılan hattatların arasından “Hadim-i Kur'an” seçilerek İran Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi tarafından kendisine ödül verildi.

Şimdiye kadar dokuz kişisel sergi yanında yurtiçinde ve yurtdışında çok sayıda müşterek sergiye katılan Mehmet Memiş, 1999 Ağustos'unda Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalına yardımcı doçent olarak atandı. Halen bu görevin yanında Güzel Sanatlar Fakültesi'ndeki “Hat Sanatı” derslerini de yürütmektedir.

Katıldığı çeşitli yarışmalarda 9 adet ödül kazandı:

  • İstanbul Belediyesi, Gülhane Sanat Festivali,  Hat Sanatı Mansiyon Ödülü,  1988
  • TC. Kültür Bakanlığı, III. Devlet Türk Süsleme Sanatları Sergisi, Hat Sanatı Başarı Ödülü,  1988 
  • ŞURKAV, I.Behçet Arabi Hat Yarışması, Üçüncülük Ödülü, 1991
  • ŞURKAV, II.Behçet Arabi Hat Yarışması, Mansiyon Ödülü, 1992
  • TC. Kültür Bakanlığı, VIII. Devlet Türk Süsleme Sanatları Sergisi, Hat Sanatı Başarı Ödülü, 1995
  • TC. Kültür Bakanlığı, IX. Devlet Türk Süsleme Sanatları Sergisi, Hat Sanatı Başarı Ödülü, 1997
  • Tahran - X. Kur’an-ı Kerim Fuarı, Uluslararası Hattatlar  Ödülü (Birincilik), 2002
  • TC. Sakarya Üniversitesi Rektörlüğü, Başarı Ödülü, 2003
  • Birleşik Arap Emirlikleri Kültür Bakanlığı, ‘el-Bürde’ Uluslar arası Hat Yarışması, Teşvik Ödülü, Mart 2007
 
 


 

 
Dr.Mehmet Refii Kileci

1962 Fatih İstanbul 'da doğdu. Dedesinin ilim çevresinden olup bazı hattat arkadaşlarına ait levhalarla evini süslemesi ve Fatih'teki sanat çevresi kendisinde geleneksel sanatlara ve özellikle hat ve ebru sanatına karşı küçük yaşta merak uyandırdı. 1975'te Fatih'te ikamet eden Süleymaniye Camii imamlığından emekli ve Hattat Aziz er-Rifai`nin talebesi Hattat Nureddin Elçioğlu'ndan ilk hat derslerine başladı. Bir yıl sonra ilk hocasının rahatsızlanması üzerine Ekim 1976'da asrımızın en büyük hattatı kabul edilen Hattat Hamid Aytaç Hoca'dan sülüs-nesih yazısına başladı. 1980 yılında Medine'ye tahsil için gidinceye kadar Hamid Bey'in derslerine devam etti. Hamid Bey'in 1982'de vefatına kadar aralıklarla istifade etmeye çalıştı. Medine'deki tahsili esnasında şair Ulvi Kurucu Bey'in kardeşi Hattat Ahmet Ziya Bey'den istifade etti.

Hamid Bey'den sülüs ve nesih dersleri alırken bestekar Tamburi Hattat Kemal Batanay`dan bir dönem talik yazısı dersleri aldı. Kısa bir dönem hattat Recep Berk'ten ders aldı. 1977'de Kültür Bakanlığı'nın Süleymaniye Kütüphanesi'nde açtığı kurslarda, ebrucu ve Neyzen Niyazi Sayın'dan ebru sanatını öğrendi ve daha sonra ebrucu Mustafa Düzgünman'dan özel dersler alıp istifade etmeye çalıştı.

1975'den beri hat ve ebru sanatı ile olan alakasını hiç bir iddiası olmadan devam ettirmeye çalışmaktadır. Hat ve geleneksel sanatlarla ile alakalı kalıp, fotoğraf, slayt, fotokopi kitap ve her türlü doküman toplamaktadır.

Medine-i Münevvere`deki eğitimi sırasında İslam alemindeki hattatlar ile tanıştı. Halen hat ve ebru sanatını öğrenmeye ve öğretmeye çalışmaktadır. Arap alemindeki eğitimi esnasında hat yarışmalarında birincilikler aldı. Kazakistan’da Ahmet Yesevi üniversitesinde, Dağıstan Derbent’te, Uluslararası Doğu Üniversitesi Şarkiyat Fakültelerinde İlahiyat ve Arap dili derslerinin yanında hat dersleri verdi. Hollanda’da Rotterdam İslam Üniversitesinde Tefsir ve Kuran ilimlerinin dışında hat ve ebru dersleri verdi. 2005 Ekimden itibaren Avrupa İslam Üniversitesi'nde çalışmaktadır. Geleneksel Türk sanatlarına kurs, sergi, workshop gibi faaliyetlerle hizmet vermeye çalışmaktadır. Tefsir, Kur'an bilimleri ve İslam Sanatları ile alakalı yayınlanmış ve yayınlanmamış kitap, makale ve tercümeleri vardır.
 
 
Melek Sayın
 
 
Merve Altunel
 
 
Meryem Sultanoğlu

Hattat Yusuf Sezer'in öğrencilerinden Meryem Sultanoğlu, 23 yaşında icazet alan genç hattatlardandır. 14 yaşında lisede okurken hatla ilgilenmeye başlayan, 1995 yılında nesih, sülüs ve rik'a dallarında ders almaya başlayan Sultanoğlu, eğitimini 2003 yılında tamamladı. Çocuk eğitimi ve gelişimi konusunda eğitim gören ve iki çocuk annesi Meryem Sultanoğlu, hat üzerine eğitim veriyor.
 
Muhammed Mandi

Seçkin Öğrenci Diploması, Kahire 1977, Mısır çapında 1. sırada. Tanınmış Hattat Syed İbrahim'in kadrosunda çalışma (Mısır).

İlk sergi  "Benim Sevgili  Dubaim" (Dubai Alışveriş Festivali 1999).
İkinci sergi ( Dubai Alışveriş Festivali, 2000)
Üçüncü sergi Barklin Bankası, Abu Dabi'nin himayesinde.
Dördüncü sergi Paris'te, Arap Dünyası Enstitüsü, 2001, Arap Kitap Fuarı
Beşinci sergi Salala (Bir Sanatkarın Gözüyle Oman, 2001)
Altıncı sergi Emirlikler Üniversitesinde, "Gümüş Jübile" 2002.
Yedinci sergi "Armağan" (Eski BE Başkanı H.H. Zayed) 2002.
Sekizinci sergi (İbtihalat Al Horoof), Kültür Vakfı 2005.
Fransa eski Cumhurbaşkanı Jacgue Chirac'tan özel bir mektup.
Ibn Al Bavvab yarışmasına katılım, Kufi yazıda 3. lük derecesi.
Syed İbrahim yarışmasına katılım, Kufi yazıda 4.lük derecesi.
Hamad Allah Al Amasi yarışmasına katılım, Kufi yazıda 4.lük derecesi.
BAE banknotlarının ve Bahreyn banknotlarının tasarımı.
BAE, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Oman pasaportlarının tasarımı.
Abu Dabi Kültür Mirası idaresinde çalışmalar.

 
Mohamed Zakariya

1942 yılında Amerika'nın Ventura, California eyaletinde doğmuştur. Lise yıllarında uzay endüstrisinde makine teknikeri olarak çalıştı.1964'te Fas'ta bulunduğu süre içerisinde Mısırlı sanatçı Abdusselam Ali Nur'dan hat dersi aldı. British Museum'da kendi çalışmalarını yürütürken 1984 yılında İslam Tarihi, Sanatı ve Kültürü Araştırmaları Merkezi (IRCICA)'dan Hasan Çelebi ve Ali Alparslan ile çalışması için davet almıştır.

1988 yılında Hasan Çelebi'den Sülüs ve Nesih icazeti, 1997 yılında Prof. Dr. Ali Alparslan'dan Ta'lik icazeti almıştır.

Metropolitan Museum of Art başta olmak üzere birçok müze ve galeride eserleri sergilenmiştir.

Bütün hat malzemelerini kendisi hazırlamaktadır. Ayrıca levhalarının ebru ve tezhibini de kendisi yapmaktadır. Şu anda A.B.D’de Virginia eyaletinde eşi ve kedileriyle yaşamaktadır. Hattat olarak mesleğini icra etmekte ve öğrenci yetiştirmektedir.

 
Muhittin Serin

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Türk-İslam Sanatları Tarihi profesörü olarak görev yapmaktadır. Hat sanatı sahasında ilmi araştırmalarda bulunan Serin, aynı zamanda Kemal Batanay'dan ta'lîk yazı meşk etmiş ve icazet almıştır. Serin'in, Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı yayınlarından çıkan Halim Efendi, Hulusi Efendi ve Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin eserlerinden oluşan Meşk Murakkaları, Hat Sanatı ve Meşhur Hattatlar, Hattat Aziz Efendi ve Hattat Şeyh Hamdullah adlı eserleri bulunmaktadır.

Serin, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli hat sergilere katılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri'nde, 2002 yılında Smithsonian Enstitüsü tarafından düzenlenen İpek Yolu Festivali'ne ve North Carolina Sanat Müzesi tarafından tertip edilen Sultanların İmparatorluğu sergilerine katılmış ve seminerler vermiştir. 1977 yılında İran Kültür Bakanlığı ve Çağdaş Sanatlar Müzesi'nin organize ettiği İslam Dünyasında Birinci Hat Festivali'ne, 1994'te Indiana Üniversitesi Güzel Sanatlar Müzesi'nde Türk-İslam Sanatları Sergisi'ne katılan Muhittin Serin, 1993 yılında yine Indiana Üniversitesi Güzel Sanatlar Müzesi'nde şahsi bir sergi açmıştır. Hat sanatıyla ilgili çok sayıda ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış makaleleri bulunan Serin, yurtiçi ve yurt dışında çeşitli konferanslara da katılmıştır.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nde hat ve tezhip maddelerini hazırlayan Muhittin Serin, New York Halk Kütüphanesi Humanities and Social Sciencses Library, Yale Üniversitesi Library Beinecke Rare Book and Manuscript Library, Indiana Üniversitesi Fine Arts Museum, The University of Michigan Library Special Collections Library Michigan, Mısır Milli Kütüphanesi'nde İslam Sanatlarıyla ilgili araştırmalar yapmıştır.

 
Mustafa Parıldar
 
 
Muzaffer Çubuk
 
 
Mümtaz Seçkin Durdu

1958 yılında Tirebolu'da doğdu. İlk-orta-lise tahsilini Zonguldak'ta yaptı. Hat sanatına merakı lise döneminde Kur'an okumaya başlamasıyla zuhur etti. Daha sonra Ankara'ya üniversite tahsili için gittiğinde yazıya olan merakını gören arkadaşları Hamid Bey'den icazetli olan, o dönemde Ankara'da yaşayan Mustafa Acet ile görüşmesinin faydalı olacağını ifade ettiklerinden ona intisap etti. Bir sene boyunca haftada bir kez dersine devam ederek rika ve nesih meşk etti.

1980 senesinin sonlarında Hasan Çelebi'yle meşke başladı. Uzak kalma neticesinde irtibat kesilse de yazıya kendi gayretiyle devam etti. Daha sonra 1994 senesi Çelebi ile kaldığı yerden devam ederek, 1995 senesinde   icazetini   (sülüs nesih) Hasan Çelebi'den aldı. (IRCICA 1995) 1996 senesinde ise Erzurum'dan İstanbul'a yerleşti. Halen İstanbul Kocamustafapaşa'da ikamet etmektedir. Hattat, yurt içinde ve yurt dışında yazılarıyla çeşitli karma sergilere iştirak etmiştir. Muhtelif levhalar-evradlar eserleri arasında bulunmaktadır.

 
Nalan Kutsal

1976 yılında İstanbul'da doğdu. Mihrimah Sultan İlkokulundan sonra orta ve lise öğrenimini Eyüp İmam-Hatip lisesinde tamamladı. 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne girmeye hak kazandı. 1998 yılında bölümden birincilikle mezun oldu. Aynı sene Eski Türk Edebiyatı anabilim dalında yüksek lisans yapmaya başladı. Hayati'nin Tuhfe-i Vehbi Şerhi üzerine bir sözlük çalışması yaptı. 2000 yılında fakülteden ayrıldı.

Edebiyat fakültesi birinci sınıfta okurken hattat Hasan Çelebi'yle tanıştı ve rika dersleri almaya başladı. Okul yıllarında fazla zaman ayıramadığı  hat sanatına fakülteyi bitirdikten sonra  ağırlık vermeye başladı. 2003 yılında IRCICA'nın Yıldız Sarayı'nda düzenlediği törenle nesih ve sülüs dallarında  icazetnamesini aldı. Halen Hasan Çelebi hocayla birlikte çalışmaya devam etmektedir.

 
Necmeddin Okyay - (1300-1883 / 1386-1979)


Hicri 1300 (1883) tarihinde Üsküdar’da doğdu. Babası Üsküdar Yeni Cami Baş İmamı ve Şer’iye Mahkemesi baş katibi Mehmed Nebih Efendi’dir.

Küçük yaşlardan itibaren babasından ve diğer ilim adamlarından dini tahsil görerek yetişen Necmeddin Üsküdari Kur’an’ı hıfza çalışırken yazıya da başlamış, devrin ünlü hattatlarından Bakkal Arif Efendi ve Hattat Sami Efendi’den icazet almıştır. Bu arada kemankeşlik (ok yapımcılığı), ebru yapımı, ciltçilik, mürekkepçilik ve gül yetiştiriciliği gibi birçok konuda maharet kazanarak hezarfen lakabına layık olmuştur.

Sanatındaki üstünlüğü dolayısıyla ‘’Üstad-ı bi nazir’’ (benzeri olmayan bir sanatkar) olarak bilinen Necmeddin Okyay, ardında pek kıymetli talebeler, son derece güzel ebrular, yazılar ve özellikle ta’lik hattıyla yazılmış muazzam levhalar bırakarak uzun ve verimli bir ömrün sonunda Hicri 1386 (1979) tarihinde İstanbul’da vefat edip Karacaahmet mezarlığına defnedilmiştir.
 

 
Nuria Garcia Masip

1978 yılında İspanya'nın İbiza Adası'nda doğdu. Lise yıllarında görsel sanatlar alanında eğitim gördü. Washington D.C.'de George Washington Üniversitesi'nde Fransız ve İspanyol Edebiyatları Bölümü'nde lisans eğitimini tamamladı. 2000 yılında İslam Hat Sanatı'nı öğrenmeye karar vererek Washington D.C.'de Muhammed Zekeriya ile rik'a, nesih ve sülüs meşk etmeye başladı. 2003'te bir sene Fas'ta Rabat Şehri'nde Hamidi Belaid ile mağribi çalıştı. 2004'ten itibaren iki sene İstanbul'da ikamet etti. Hasan Çelebi ve Davut Bektaş'la sülüs ve nesih meşklerini devam ettirdi.

Nuria Garcia Masip şu anda Almanya'da Münih'te yaşamaktadır. Düzenli olarak İstanbul'da Hat derslerine katılmayı sürdürmektedir. IRCICA'nın düzenlediği 6. Uluslararası Hat Yarışması'nda rik'a dalında teşvik ödülü, 7.Uluslararası Hat Yarışması'nda sülüs dalında mansiyon, 2007 Abu Dhabi Al Burda hat yarışmasında teşvik ödülü almıştır.

 
Nuri Korman - (1285-1368 / 1870-1951)


Ortaköy'de doğmasına rağmen çocukluğundan vefatına kadar Beşiktaş'ta yaşadığı için Beşiktaşlı Hacı Mehmed Nuri olarak tanınır. Sıbyan ve rüşdiye mektebini bitirdikten sonra Adliye Temyiz Ceza Mahkemesi Kalemi'ne memur olarak girdi. Daha sonra buradan ayrıldı. Bu arada Zeki Dede'den nesta'lîk, Alaeddin Bey'den aklam-ı sitte dersleri aldı. Onun rahatsızlığı dolayısıyla hattat Muhsinzade Abdullah Bey'den aynı yazı derslerini alarak çalışmalarını sürdürdü ve icazetname aldı. Hocası kendisini beğenir ve “Benim namımı yaşatacak olan odur.” derdi.

Beşiktaş'ta Mekteb-i Hamîdî'de aklam-ı sitte dersleri verdi. Daha sonra Matbaa-i Amire'nin baş hattatı oldu. 1326/1908'de hacca gittikten sonra bir buçuk yıl kadar Kahire'de kalarak hat dersleri verdi. Dönüşte Medresetü'l-Hattâtîn'e yazı hocası olarak tayin edildi. Burasının kapanmasından sonra Güzel Sanatlar Akademisi aklam-ı sitte hattatlığına getirildi. Dini musikiyle de uğraşmış olan Hacı Nuri Efendi, birkaç Kur'an, levha, hilye, evrâd ve dua kitapları yazmıştır. Ayrıca Kastamonu'da Şâbân-ı Veli Dergahı ve İstanbul Bakırköy'de Kartaltepe Camii'nin kubbe yazıları onundur. Bundan başka Necmeddin Okyay'ın ifadesine göre İstanbul Sultanahmet Meydanı'ndaki Alman Çeşmesi'nin kubbe yazısı, Galatasaray Sultânîsi yazı hocası İzzet Efendi'nin imzasını taşırsa da gerçekte Hacı Nuri Efendi tarafından yazılmıştır.

Hacı Nuri Efendi, aklam-ı sitte'de Hafız Osman, celî'de ise Kazasker ile birlikte Mustafa Rakım etkisindedir.
 

 
 

 
Ömer Faruk Atabek
 
 
Ömer Faruk Özoğul

1968 yılında Erzurum’da doğdu.1996 yılında Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Resim-İş bölümünden mezun oldu. 2000–2002 yılları arasında Hattat Davud Bektaş’tan mektuplaşmak suretiyle, sülüs-nesih yazı meşk etmeye başladı. 2002 yılında İstanbul’a tayin istedi. 25 Kasım 2005 tarihinde IRCICA’da yapılan törenle hocası Davud Bektaş’tan icazet aldı. Hüsn-i Hat çalışmalarına devam eden Özoğul, halen Kartal Hacı Hatice Bayraktar Lisesi’nde resim öğretmeni olarak görev yapmaktadır. 

Kültür Bakanlığı 13. Devlet Türk Süsleme Sanatları Hat Yarışması’nda eserleri sergilendi. Albaraka Türk’ün 2005’te düzenlediği hat yarışmasında celi sülüs dalında üçüncülük ödülünü aldı. 2007 yılında İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA)’nın düzenlemiş olduğu 7.Milletlerarası Hat Yarışmasında celi sülüs dalında üçüncülük ödülüne layık görüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu 2007 Vakıf Medeniyeti Çevre Yılı “Vakıf ” konulu hat yarışmasında birinci oldu. 
 

 
Peyami Gürel

1959 yılında İstanbul’da doğdu. İktisat eğitiminin ardından Almanya, İsviçre ve Avusturya’da değişik üniversitelerde sanat ve felsefe üzerine araştırmalar yaptı. Yetişkinlik çağlarından itibaren sanat tarihine, felsefeye ve toplumsal bilimlere yoğun bir ilgisi oldu. Sanat ve estetik üzerine birçok makalesi yayımlandı.

1993 yılında kurmuş olduğu sanat galerisinde yöneticilik yapan sanatçı, resim sanatının yanı sıra geleneksel sanatlarımızın değişik dalları ile yakından ilgilendi. 1996-97 döneminde klasik sanatların topluma sevdirilmesi amacıyla canlı olarak yayınlanan haftalık bir TV programı hazırlayıp sundu. Multimedya ve grafik tasarım alanında seçkin yapımlarda da imzası bulunan sanatçının yurt içinde ve yurt dışında birçok koleksiyonda eserleri bulunmaktadır. Pekçok özel ve resmi kurumda sanat yönetmenliği yapmış olan sanatçı halen özel bir şirketin sanat danışmanlığını sürdürmektedir.

Peyami Gürel geleneksel sanatlarımızdan ebru, hat, minyatür, tezhip gibi dallarda teknik araştırmalar yaparak bu alanlarda ürünler vermiş bir sanatçıdır. İstanbul Maltepe’deki atölyesinde resim çalışmalarının yanı sıra geleneksel sanatlarımız ve tasarım alanlarında öğrenci yetiştirmeye özel bir önem vermektedir. Sanat kariyeri boyunca seyrek olarak kişisel sergi düzenlemeyi kendisine ilke edinmiş ve aynı şekilde az sayıda karma sergiye katılmıştır. Sanat ifadesi daha çok ontolojik, varoluşsal boyutlarla ilişkilidir. Hermetik öğretiden de beslenen sanatçı, çağdaş bir tavır içinde resim yapmayı sürdürmektedir.
 
 
Recep Şahin

1961 yılında Trabzon'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Trabzon'da tamamlayarak 1983 yılında İstanbul Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun oldu. 1987'de "Birinci Uluslararası Hamit Ayaç Hat Yarışması"na katıldı ve üstün başarı ödülü kazandı. Evli ve dört çocuk babasıdır.
 
 
Saim Özel - (1919 / 2005)

Hattat Saim Özel 1919 yılında Adapazarı ili Geyve ilçesi Taraklı Nahiyesi'nde doğdu. 1937 yılında İstanbul'a geldi ve daha sonra da Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi'nde misafir öğrenci olarak hüsn-i hat derslerine başladı.İlk zamanlar Kamil Akdik ve Hacı Nuri Korman'dan ders alan hattatımız daha sonra Halim Özyazıcı'dan ders almaya başlamıştır. Halim Özyazıcı'nın vefatı üzerine icazetnamesini Hamid Aytaç'tan almıştır. Hattatlığının yanı sıra Hafız-ı Kurra, musikişinas ve mevlithan kişiliğiyle; gerek Kur'an tilavetinde, gerek mevlit okuyuş tarzıyla emsalleri arasında mümtaz bir yere sahip olmuştur. İstanbul'da birçok camide müezzinlik ve imamlık görevlerinde bulunmuştur. Başta Taraklı Yunus Paşa Camii olmak üzere pek çok camideki eserlerinin yanı sıra kendisinin yazdığı bir Kuran-ı Kerim bulunmaktadır. Ayrıca Mekke'de Kral Halid Tüneli'ndeki yazılar da ona aittir. Gerek kıraat ilminde gerekse hat sanatında yüzlerce talebe yetiştiren Hattat Saim Özel 2005 yılında vefat etti.
 
Sare Çizmecioğlu
1966 yılında İstanbul'da doğdu. 1984'de Kadıköy İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu. 1986-1989 yılları arasında İnci Eviner'den resim dersleri aldı. 1990'da halası Müşerref Çelebi ile sülüs-nesih dallarında hat çalışmalarına başladı ve 1995 yılına kadar devam etti. 1999 Kasım ayında Hattat Hasan Çelebi ile sülüs-nesih meşkine başladı.

2007 Nisan ayında IRCICA tarafından düzenlenen 7. Milletlerarası Hat Yarışması'nda nesih dalında teşvik ödülüne layık görüldü. Merhum Müşerref Çelebi ile başlayan hat yolculuğu halen Hasan Çelebi Hoca ile devam etmektedir.

 
Savaş Çevik

1953 yılında Akseki (Antalya)´da doğdu. 1976 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin Grafik Bölümünden Yüksek Lisans diploması alarak mezun oldu. Aynı yıl, hocası Prof. Emin Barın’ın asistanı olarak aynı bölümde öğretim üyeliği görevine başladı. 1983 yılında Lâtin Yazısı konusundaki doktora çalışmasını tamamladı. 1987’de Yard. Doçentliğe atanarak ‘Yazı Tasarımı’ konusunda ihtisaslaştı.

Hat Sanatı konusundaki çalışmalarına 1973 yılında; son yüzyılın ünlü hattatları olan Kemal Batanay´dan rik`a ve tâlîk, Hâmit Aytaç’dan sülüs ve nesih yazılarını meşk ederek başladı. Her iki hattatın ölümlerine kadar hat öğrenimini sürdürdü. Sonraları hattat Prof. Ali Alpaslan ile dîvânî ve celî dîvânî yazılarını meşk etti. Bu arada hocası Prof. Emin Barın ve hat uzmanı Prof. Uğur Derman ile hat konusundaki bilgi ve görgüsünü arttırdı. 1986`da İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA)`nın düzenlediği Uluslararası Hâmit Aytaç Hat Yarışması`nda, birincilik ile iki adet mansiyon ödülü başta olmak üzere hat ve grafik konusunda yurtiçinde ve dışnda otuz civarında değişik ödülleri bulunmaktadır.

Hat sanatı konusunda Türkiye ve diğer ülkelerde, çeşitli koleksiyonlarda; levha, hilye, tuğra, cami yazısı, ferman v.b. formlarda çeşitli eserleri bulunmaktadır.

Sanat çalışmalarının yanı sıra, üniversite öğretim üyeliği görevini de sürdüren sanatçının, Lâtin Yazısı ve kaligrafi konularında da çeşitli eserleri bulunmaktadır. Bu konuda ticari çalışmaları ile birlikte, yerli ve yabancı birçok devlet başkanına ve idarecilere verilen berat, hediye, diploma, belge gibi kaligrafik çalışmaları da önemli bir yer tutmaktadır.

Hat sanatında klasik çalışmaları ile birlikte kendisine özgü geliştirdiği modern tarzdaki uygulamalı çalışmalarına devam ederken; teorik çalışma ve yayınları ile, hat kursları, jüri üyelikleri, yazı ve imza konusunda bilirkişilik çalışmalarını da sürdürmektedir. Bugüne kadar hat konusunda çeşitli ülkelerde 22 kişisel sergi gerçekleştirmiş ve 44 karma sergiye katılmıştır.

Halen İstanbul`da yaşamakta olan sanatçı, 2002 yılında kendi isteği ile emekliye ayrılmıştır. 2004 yılında Haliç Üniversitesi`nde Grafik Bölümünün kuruluş çalışmalarında bulunmuş olup bu bölümde öğretim üyeliği görevine başlamıştır. Bu görevinin yanı sıra 2005 yılında Doğuş Üniversitesi`nin Grafik Bölümünde de ek olarak eğitim vermeye başlayan sanatçı, her iki üniversitedeki eğitim görevi ile birlikte İstanbul`daki özel atölyesinde hat ve kaligrafi çalışmalarını sürdürmektedir.
 
 
Selim Türkoğlu


1960 Erzincan-Refahiye doğumlu. 1980 li yıllarda Hattat Ali Rüştü Oran’dan başladığı hüsn-i hat meşkini, bilahare Hattat Ali Selçuk Erkurt’tan bitirerek 1990 da Sülüs ve Nesih yazılardan icazet aldı. Ta’lik yazıda da Hattat Prof. Ali Alparslan’dan istifade etti.

1990 yılında Fatih’te açmış olduğu hüsn-i hat atölyesini, 2004 de Sultanahmet’e taşıyarak bir sanat galerisine dönüştürdü. Hüsn-i hat dalında Kültür Bakanlığı’ndan ödül aldı.

Yurt içinde ve yurt dışında yirmiden fazla kişisel sergi açtı. GESAM (Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) üyesi olan sanatçı, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında “hüsn-i hat sanatı” konulu konferanslar verdi.

Halen hüsn-i hat sanatını en iyi şekilde temsil etme gayesi ve gayretiyle sanat faaliyetlerini devam ettiriyor.
 

 
Süleyman Berk

1964 Bursa İnegöl doğumlu. İlk,orta ve lise tahsilini İstanbul'da tamamladı. 1988 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Ortaokul yıllarında başladığı hat çalışmalarında ilk dersleri merhum hattat Yusuf Ergün(Erzincani)'den aldı. Onun vefatı ile Hasan Çelebi'den başladığı sülüs-nesih çalışmalarına halen devam etmektedir.

Fakülte yıllarında Prof. Dr. Muhittin Serin'den Rik'a meşk etti. "Hattat Mustafa Rakım'da Celi Sülüs ve Tuğra Estetiği" isimli doktora tezini Prof. Dr. Muhittin Serin'den 1999 yılında tamamladı. Prof. M.Uğur Derman ve Hattat Mehmet Özçay'dan çalışmalarında çok istifade etti. 1994 yılına kadar İlçe Müftüsü olarak 2000 yılına kadar da Üniversitede görev yaptı. Şu anda Akademik çalışmalara devam etmektedir.
 
 
Şaban Karib
 
 
Tahir Güçlü
 
 
Tahsin Kurt

1956 yılında Van'da doğdu. 1984'te hat çalışmalarına başladı. Prof. Dr. Ali Alparslan'dan talik icazetlidir. 1994'te Hüseyin Kutlu ile sülüs yazı çeşidinden çalışmaya başladı ve 2001 yılında icazetname aldı. Çeşitli karma sergilere katılmış olup, halen çalışmalarına devam etmektedir.
 
 
Talip Mert

1953 Sivas doğumlu. İlk, orta tahsilini Sivas’ta tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'ni 1983’de bitirdi. Hatat Hamid Aytaç’tan, tezhibi Süheyl Ünver ve Çiçek Derman’dan öğrendi.
1994’den beri Marmara Üniversitesi Arşivcilik bölümü öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Osmanlı Kültür Tarihi üzerine özel çalışmasını sürdürmektedir.
 
Taner Kaygısız
 

 

 
Tevfik Kalp

1973 yılında Kastamonu’da doğdu.  Orta ve lise öğrenimini 1992’de Kastamonu’da bitirdikten sonra aynı yıl Marmara Üniversitesi İlâhiyât Fakültesine başladı ve 1997’de de mezun oldu.

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nde yüksek lisans yaptı.  Prof. Dr. Muhittin Serin danışmanlığında “Hoca Mehmed Rasim Efendi ve Hakkında Yazılmış Bir Risalenin İncelenmesi” adlı tezi hazırladı.

Hat sanatına ilgisi lise yıllarında başladı. Kastamonu İmam Hatip Lisesi’nde  Musa Özdağ ve Rafet Küllüoğlu hocalardan hat çalıştı. 

1992’de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazanınca Hattat Hasan Çelebi’den sülüs ve nesih yazılarını çalışmaya başladı.  Temmuz 1996 tarihinde de bu yazılardan icâzet (diploma) aldı. İcazet merasimi IRCICA’da yapıldı. Bu törende Mümtaz Durdu Bey ve Cezayirli Abdülhamit Efendi de icazet aldı.

Fakülte döneminde Prof. Dr. Muhittin Serin’den rik‘a çalıştı. Fakülte yıllarında Prof. Dr. Hüsrev Subaşı Hoca’nın da çok desteğini gördü. Sanat sohbetlerine katıldı. Hüsrev Hoca vasıtasıyla Hattat Mehmet Özçay’la tanıştı. Mehmet Özçay’a çalışmalarını göstererek tenkitlerini aldı. Bundan başka Davut Bektaş, Osman Özçay, Efdalüddin Kılıç, Ali Toy, Mehmet Memiş, Savaş Çevik ve Sadri Sayıoğulları gibi hattatlarla tanışarak hatla ilgili bilgisini artırdı.

Şubat 1997’de Kuveyt’te düzenlenen “Uluslararası Şehit Hat Yarışması”nda 2. oldu.  1998’de IRCICA tarafından organize edilen “Uluslararası Şeyh Hamdullah Hat Yarışma”nda teşvik ödülü aldı.  Pek çok karma sergiye katıldı.

Tevfik Kalp şu anda, İstanbul’da öğretmenlik yapmakta, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSMEK kurslarında ve Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı’nda hat hocalığı yapmaktadır.

 
Turan Sevgili


1945 yılında Erzurum Oltu'da doğan Turan Sevgili, ilk, orta ve lise tahsilini Çorum'da tamamladıktan sonra 1967 yılında İstanbul İlahiyat Fakültesi'nden, daha sonra da M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü'nden mezun oldu.

1963 yılında son dönem hat ustalarından merhum Hamid Aytaç ile hat sanatına başladı, kendisinden Kufi, Sülüs, Nesih, Ta'lik, Divani, Celi Divani olmak üzere 6 çeşit yazıdan icazet (diploma) aldı. 1981-82 yılında Bursa İlahiyat Fakültesi'ne hat öğretim üyesi olarak atanan Turan Sevgili bir süre burada görev yaptı.

Aynı zamanda davetiye ve özel siparişler için Türkçe kaligrafiler yazan ustanın birçok özel koleksiyonda ve camide eserleri bulunmaktadır.

Suudi Arabistan'daki Mektebet-ül Nahda-1 Hadise isimli yayınevi için bir Kur'an-ı Kerim yazan sanatçının bu çalışması büyük ilgi gördü.

Ünlü hattatların portrelerini ve eserlerini içeren bir Hattatlar Albümü hazırlayan sanatçı,1963 yılından beri Cağaloğlu'nda profesyonel olarak hattatlık ve ressamlık yapmakta ve öğrencileriyle bu sanatı gelecek nesillere aktarmaktadır.
Kaynak: turansevgili.com

 
Yusuf İzzeddin Sav


1944'te Malatya iline bağlı Darende ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Osmaniye'de tamamladı. Orta ve lise tahsilini Adana İmam Hatip Lisesi'nde yaparak 1963 yılında mezun oldu. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde yaparak 1974 yılında bitirdi. 1964'te başlayan memuriyet hayatı, ilkokul sınıf öğretmenliği ile başladı. 1975'te Zeytinburnu İmam Hatip Lisesi "Sosyal Bilgiler" ve "Tarih" öğretmenliği ile devam etti. 1980-1994 yılları arasında İstanbul İmam Hatip Lisesi'nde Tarih ve Hüsn-i Hat öğretmenliği yaparak aynı okuldan emekli oldu.

Sanat kabiliyeti ilkokul ve lise dönemlerinde resim ve çizimlere karşı ileri derecede ilgisiyle ortaya çıkmıştı. İstanbul'a geldiğinde önce teknik resim kursuna 8 ay devam ederek 1971'de Teknik Ressam oldu. Bunu takiben 1972'de Prof. Dr. Süheyl Ünver Bey'in Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ndeki Tezhip atölyesine bir yaz boyu devam etti. İslam süsleme sanatının temel esasları hakkında bilgi sahibi oldu. Bu yeteneklerini birleştirerek matbaa ve kitap piyasasında grafiker ressam olarak serbest çalıştı. Ancak sanatta hedefine henüz ulaşabilmiş değildi. Ne zaman ki, 1972 Temmuz'unda üstad Hattat Hamid Aytaç Bey'e giderek Hüsn-i Hat sanatıyla tanıştı; işte o zaman sanatta aradığına kavuştu.

İlk meşklerini Hattat Hamid Bey'den alarak bir müddet sonra askerlik vazifesini tamamladı. Hamid Bey'in vefatından sonra Hattat Hafız Saim Özel hoca ile nesih ve sülüs meşklerine devam etti. Bu arada üstad Hasan Çelebi'den sülüs; Hattat Ali Rüştü Oran'dan rık'a meşk ederek istifade etti. Nihayet 1992'de Hattat Saim Özel hocadan "nesih ve sülüs icazetname"si aldı.

Milli Eğitim Bakanlığı "Hizmetiçi Eğitim Kursları" programında, 1985 yaz döneminde Samsun Hüsn-i Hat kursuna katıldı. Bunu takip eden yıllarda Edirne, Bursa, İstanbul ve Konya yaz dönemi Hüsn-i Hat kurslarında öğretim görevlisi olarak vazife yaptı.

1999-2004 yıllarında Prof. Dr. Ali Alparslan Bey'den Rık'a, Divani, Celi Divani ve Ta'lik yazılarını meşk ederek istifade etti.

Halen Yusuf İzzeddin Sav, tezhip sanatına yönlendirip yetiştirdiği müzehhibe kızları ile birlikte bir taraftan sanat sergileri düzenlerken, diğer taraftan da Hüsn-i Hat sanatına gönül vermiş talebeleriyle çalışmalarına devam etmektedir.
 

 
Yusuf Sezer

Kastamonu ili, Devrekani ilçesi, Baltacak köyünde doğmuştur. İlk hat hocası Recep Berk'tir. Recep Berk'in vefatı üzerine Hamid Aytaç'tan ders almaya başladı ve 1980 yılında icazetnamesini aldı. Evli ve 2 çocuk babasıdır.
 
 


Adını unuttuğumuz hattatlarımız kusurumuzu affetsinler.
Sürekli güncelleme gayretimize
desteklerinizi bekleriz.
 

 

Copyright © 2008, Hat Dergisi | Designed on 2008-March-21 by alpaslan