|
GİRİŞ Kur’ani tevhid mesajının ortaya çıkardığı İslami sanatların
birleştirici özelliklerini, bu özelliklerin yeni ve yaratıcı formlarını
oluşturan çok yönlülüğü ve mahareti incelemek için, geniş bir coğrafi kaynağın
ve İslam tarihinin yüzyılları boyunca meydana getirilen ürünlerin incelenmesi
gereklidir. Sadece bu yolla İslami sanatlar içerisindeki eşsiz özellikler ortaya
serilebilir ve farklı bölge ve dönemlerin kendilerine has başarıları
anlaşılabilir.
TARİH VE GELİŞME Kur’an’ın etkisi hat sanatını İslami kültürün en önemli sanat
formu haline getirmiştir. Etkisi ve önemi Müslüman dünyasının her yöresinde,
İslam tarihinin her yüzyılında, estetik üretim ve medyanın her dalında ve
tasavvur edilebilen her sanat eseri çeşidinde görülebilir. İslam sanatının bütün
kategorilerinde hat sanatı en yaygın, en önemli, en çok beğenilen ve
Müslümanların çok takdir gösterdiği türdür.
GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN DÜNYASINDA
Günümüz müslümanları arasında İslami şuurun yükselmesi ve yeni bir etnik, milli ve dini kimliğin üçüncü dünya insanlarını harekete geçirmesiyle birlikte müslüman hattatlar sanatları üzerinde araştırmalar ve tecrübeler yapmaya devam etmektedirler. Günümüzde müslüman dünyasının bütün yörelerinde sanatçılar olduğu kadar, müslüman işverenler de hat sanatına artan bir ilgi göstermektedirler. Bu yeni hat örneklerinin bazı özellikleri bölgeden bölgeye değişiklik arzetse de bu eski İslam sanatının yeni örneklerindeki stiller için ayrı bölgesel ya da milli sınırla çizmek mümkün değildir. Bu, hattaların günümüze ait çalışmalarının hiçbir çeşitlilik göstermediği anlamına gelmemektedir. Durum tam bunun tersidir. Ancak bu çeşitlilik milli veya dini özelliklerden çok, İslam-dışı kaynaklardan gelen tesirlerin çeşitli uyarlamalarına dayanmaktadır. Şayet müslüman dünyasındaki günümüze ait hat sanatındaki eğilimleri tasnif etmek için bir teşebbüste bulunacaksak, sanatın çoğu örnekleri şu kategorilerden birine girecektir: (1) “Geleneksel”, (2) “Figüratif”, (3) “Ekspresyonist (ifadeci, dışavurumcu)”, (4) “Sembolik”, (5) “Saf Soyutlama”. GELENEKSEL HAT SANATI Geleneksel hat örnekleri daha önceki nesiller tarafından bilinen bir çok üslup ve hat cinsi kullanılarak günümüz müslüman hattatları tarafından üretilmektedir. Bu kategorinin örnekleri için “geleneksel” terimini seçmemizin sebebi bu örneklerin çok eskiden gelen geleneklere olduğu kadar İslami gelenekteki daha standart elemanlara da benzerlik göstermeleridir. O halde geleneksel terimi yalnızca geçmişle olan bir ilgiyi değil aynı zamanda müslümanların toplam hat sanatı ürünlerinin genel çizgisine ya da önde gelen özelliklerine uyumu da göstermektedir. Çağdaş hat sanatının diğer türleri mirasın daha az sayıdaki genel özellikleriyle ilişki gösterirler; yabancı medeniyetlerden gelen tesirlere daha açıktırlar. Çağdaş geleneksel hattatlar genelde çevrelerindeki önde gelen hattatlardan biri tarafından bir çıraklık sistemi içinde eğitilmektedir. Bazı müslüman devletler hattatların eğitilmesi için okullar açmışlardırç fakat bu kuruluşlar kolonicilik, batılılaşma ve kültürel/ekonomik sıkıntılar kendilerini hissettirdiklerindezor devirler yaşamışlardır. Müslüman dünyasının her yerindeki küttab dini oklulları müslüman öğrencileri eğiterek güzel Arap yazı sanatı için ilgi ve kabiliyetin korunmasına büyük katkıda bulunmuşlardır. Maalesef hat geleneğinin bu kaleleri kolonici ve misyoner amaçlı kuruluşların varlığıyla ciddi derecede zayıflamıştır. Hatta bölgelerin yerlileri tarafından yönetilen müslüman okullarından çoğu dahi yabancı rakiplerini taklit etmeye o kadar isteklidirler ki, Arap hat sanatının yeşertilmesi ve güzelleştirilmesi bahtsız bir kurban durumuna düşmüştür. Bu kötü durumlara rağmen geleneksel hat sanatının temsilcileri halen mevcuttur. Belki geleneğin bu yaşama ısrarı için en önemli sebep sanatın müslüman insanların estetik isteklerine verdiği eşsiz karşılıktır. Bu yüzyılın geleneksel hattatları, sanatları için soyut bir özne seçerek soyut özellik isteğine bağlı kaldılar. Tabiattan figürler sunmaktansa mantıki bir mesaj vermeyi ve hafrleri güzel bir şekilde yerleştirmeyi vurguladılar. Hat figürleriyle birlikte stilize edilmiş yaprak veya çiçek motifleri ve geometrik şekiller de çalışmalarda göze çarpmaktadır; fakat geleneksel hattatların çağdaş örnekleri genelde soyuttur. Bir kelime, deyim ya da cümlenin bu şekilde sağ/sol veya yukarı/aşağı ayna düzenlemesinde kullanılması İslam hat sanatında H yedinci/M onüçüncü ve hatta belki de daha önceki yüzyıllardan beri uygulanmaktadır.
Hem geçmişte hem günümüzde İslam sanatında figürlerin yazı ile bir arada kullanılmalarının ikinci bir türü “resmetme” olarak nitelendirilebilecek metoddur. Bu tür tasarımlarda harfler geometrik, bitki, hayvan ya da insan figürüne uymaları için uzatılır, kısaltılır, çekilir, sıklıştırılır ya da eklemeler, burgular, daireler veya ilave işaret ve dolgularla zenginleştirilirler. Her Kur’an ayetinin yazılışında veya okunuşunda; risale veya mektubun başında kullanılan “besmele” (rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla) bu tür hat çalışmaları için çok uygun bir lafızdır. Günümüzde hat sanatı kaynaştırma olarak adlandırılabilecek bir figüratif kombinasyona da sahiptir. Bunlarda harfler bitki, hayvan ya da insan motiflerine dönüştürülürler. Kelimenin ifade ettiği gibi kaynaştırma, tasarımı meydana getiren elemanların yani harf ve figürlerin birbirlerinden ayrılmasının imkansızlığını belirtir. Bu örneklerin harfleri, figüratif elemanları oluşturan parçalardır. Herhangi birinin çıkarılması tasarımı yok eder.
Hattı bu yolla kullanan Müslüman dünyasının bazı sanatçıları adını “tek boyut grubu” koydukları yeni bir sanat ekolü kurmaya çalıştılar. Gayeleri Arap yazısını geometrik ya da figüratif bir motiften farklı değilmiş gibi kullanmaktı. Alfabenin plastik potansiyelini istismar ederek bu saf soyutlama hattatları harfleri üstün bir mesajın elemanları olmak yerine, işlenmesi gereken şekiller olarak gördüler. Bu sanatçılarla harf artık eski zamanların İslam hattındaki iki kat zengin manaya sahip motifleri değillerdi. Saf soyutlama hattatlarının çalışmaları genellikle İslami sanat yelpazesinin dışında kabul edilebilirler. Sadece sanatkarlarının istatistiki olarak Müslüman olmaları anlamında “İslami” olarak değerlendirilebilirler. Fakat harflerin birlikteliğini ve Arap dilinin kelimelerini ve bunun bir sonucu olarak sanatlarıyla Kur’ani mesaj arasındaki ilişkiyi reddetmeleri Müslümanlar tarafından yüzyıllar boyunca sanatın en asil mahiyeti olarak görülen sanatkarane yapım unsuruyla ters düşer. Dahası, ekspresyonizme meyleden Pseudo Kaligrafi ya da Saf soyutlama örnekleri yani sanatçının duygularını ve hislerini görüntüleme çabası yine İslami mücerret hedeflere muhaliftir. Saf soyutlamadaki “sanat için sanat” öenekleri olan derlemeler, yani yalnızca renk ve şekil çalışmaları da aynı şekilde İslami değildir. İnsan varlığının tabiatını ve faaliyetinin maksatlılığını kuvvetle vurgulayan İslam ve tevhid doktrini kendisi için ve uygun olmayan bir şekilde “sanat için” var olan bir sanatı teşvik edemez ve destekleyemez. Hatta İslam böyle bir sanatın varolamayacağını söyler.
|
HAT SANATI TARİHİ
