Abbasİler Dönemİnde YazI
(132-656 / 750-1258)
/kitabe2.jpg)
İbn Mukle'den bir asır sonra gelen ve onun mektebinin ikinci merhalesini temsil eden İbnü'l-Bevvâb (ö. 413/1022), Ibn Mukle'nin seviyesine ulaşmak için, yıllarca onun yazılarını inceledi ve taklit etti; İbn Mukle yazısını geliştirdi ve güzelleştirdi.6 Merhum Nihad M. Çetin'in ifadesiyle; "... benzerleri arasında ortak hususiyetleri en bariz şekilde taşıyan hat üsluplarını seçti ve çok muhtelif kanallarına yöneltti."7 İbn Mukle ve İbnu'l-Bevvâb'ın celil yazısına örnek elimizde olmamakla birlikte, İbnu'l-Bevvâb yolunda yazılmış celil bir yazı örneği mevcuttur.
İbnü'l-Bevvâb'dan iki asır sonra, Ebu'l-Mecd Cemâleddin Yâkût b. Abdullah el-Musta'simî (ö. 698/1298), yazıya yeni bir nefes verdi.8 Yakut uzun süre İbn Mukle ve İbn Bevvâb'ın yazılarını inceleyerek, yazıda yeni bir tavır ortaya koymuştur.9 Onun sayesinde aklâm-ı sittenin kaideleri daha bir belirginleşerek, yazı güzelleşmiştir.10
/kitabe3.jpg)
Yakut'un yaptığı en büyük değişiklik, o güne kadar düz kesilen kalemin ağzını eğri kesmesi ve eğimini artırmasıdır.11 Daha önce de belirtildiği gibi Yakut, İbn Mukle ve İbn Bevvâb yazılarından istifade etmiş, onların kaidelerine bağlı kalmışsa da daha çok İbn Bevvâb'ın yazılarına zarâfet kazandırıp, bir üslup meydana getirmiştir.12 Yakut'un bilhassa muhakkak ve reyhânîde ortaya koyduğu estetik kurallar, ahenk ve nispet Osmanlı hat mektebinin doğuşuna kadar İslâm âleminde ideal örnekler olarak kabul edilmiştir. Mustakimzâde, Yakut'un Kıbletü'l-Küttab (yazıcıların öncüsü) diye şöhret bulduğunu kaydeder.13 Abbâsîler'in siyasi hayatlarının bitişi ve Yakut'un vefatından sonra Bağdat, sanat merkezi olma özelliğini kaybetmiş, yerini önce Kâhire'ye daha sonra İstanbul'a bırakmıştır.14
Fâtımîler döneminde kûfî yazının celil örnekleri kullanılmıştır. Bu dönemde celil yazının kullanımında zeminde çiçek ve rûmî motifler bulunmaktadır. El-Hakim Camii, el-Ezher Camii harim duvarı, el-Akmer Camii'nde bu örnekler görülebilir. Bu dönemden Halife el-Muntasır'ın kudretli kumandanlarından Emirü'l-Cuyûş Bedrü'l-Cemâlî tarafından yaptırılan El-Cuyûşî Camii (m. 1085) mihrabında bulunan tezyini kufi yanında mihrap içerisinde mevcut celî sülüs yazı önemli eserlerdendir. Fatımî eserlerinden incelenen tüm yazıların zeminlerinde tezyinat bulunmaktadır.15
Karahanlılar döneminde tezyini kûfî ve mâkilî ile birlikte celî sülüs tezyinatlı olarak kullanılmıştır. Bu dönemde Namazgah Camii yazıları makılî, Özkent Celâleddin Hüseyin Türbesi portali tezyinî kûfî, Muhammed b. Nasr Türbesi'nde ise tezyinî celî sülüs örnekleri yer almaktadır. Buradaki celî sülüs yazı yalın olarak değil tezyinatla birlikte kullanılmıştır.
Gazneliler döneminde de mimarî eserlerde tezyinî kûfî kullanılmıştır. Aslan Câzib Türbesi kubbe kasnağı ve pencere üstleri tuğladan yapılan parçalarla tezyinî kûfîye rastlanır.

/kitabe.jpg)