Tezhip’te Tığ’ın Yeri ve Önemi
|
Tığ, tezhip sanatında eseri tamamlayan yardımcı eleman olarak kullanılır.
Tığların görevi eserdeki kompozisyon yoğunluğundan zemin boşluğu arasında
denge unsuru olmasıdır. Eserin cetvel veya dendan bitiminden sonra motifler,
büyükten küçüğe doğru incelerek son bulur. Ana tığlarda çok çeşitli motifler
kullanılmakla birlikte, ara tığlar genelde daha sade olmaktadır. Kompozisyon
zenginliği, eserlerin mükemmelliği ve inceliği tığlarda da çok çeşitliliğin
doğmasına neden olmuştur.
Yüzyıllara Göre Tığlar: 12. ve 13 . yüzyıllarda kalın çizgi ve nokta ile tezhipleri süsleyen tığlarda renkler genellikle lacivert ve tonlarıdır. 14. yüzyılda geometrik şekiller, noktalardan meydana getirilen sade çiçekler ve yalın Rumîler tığları oluştururken, renkte lacivert ile sulu altının kullanıldığı görülür. Bu gelişmeler
15.
ve
16. yüzyıllarda artarak devam
etmiştir. Selçuklu sanatında kullanılan münhani motifi 15. yüzyılda kitap
sanatında daha çok bordür şeklinde olup, bu eserlerde çoğu zaman münhani bordür
üzerine kuzu çizgisi bırakılmadan mavi rengin tonlarıyla geometrik tığlar
çalışılmıştır. Bu dönemin bir özelliği de düz cetvel üzerinde çizilmiş
tığlardır. Osmanlı süsleme sanatı her alanda olduğu gibi en parlak dönemini 16. yüzyılda yaşamıştır. Bu dönemde kullanılan tığlar : * Zencerekli tığlar,
17. yüzyılın ilk yarısında bir önceki yüzyılın zengin ve zarif çalışmaları sürmüştür. Bu yüzyılın ikinci yarısında şekillerle birlikte renklerde de değişimler olmuş, laciverdin yanında kırmızı da sıkça kullanılmıştır. 18. yüzyılda ana tığlarla birlikte, aynı boyda ve zenginlikte ara tığlar da kullanılmıştır. Diğer yüzyıllardan farklı olarak, tığların cetvelleri siyahla çekilmiş, ana tığlarda lacivert, ara tığlarda kırmızı ve zaman zaman altın kullanılmıştır. Eserdeki tezhipli kısımda yoğun bir şekilde bütün kağıt zeminini kapatacak kadar teferruatlı tığlar kullanılmıştır. 19. yüzyılda tığlardaki motifler Batı etkisinde kalarak, tığ cetvellerinin zaman zaman kalktığı, klasik renk olan lacivert'in bazı örneklerde hiç kullanılmadığı, altın, yeşil ve kırmızı renklerin daha çok kullanıldığı görülür. 19. yüzyılın sonu 20. yüzyılın başı Rokoko tarzı çalışmalar tığlarda klasik tarzda, klasik ve Rokoko tarzı birleştirilerek hem eserde hem de tığlarda çalışılmıştır. Çeşitli yüzyıllarda görülen bariz özellikler bir önceki yüzyıldan etkilenip bir sonraki yüzyılı de etkilemiştir.
Güllerde Tığ: Elyazması Kuranıkerim’lerde sayfaların ön kenar boşlukları üzerinde yer alan, oval veya daire şeklinde yapılan süsleme motiflerine “gül” ve “gülçe” denir. Gülçeler de tığın kullanım devirlerine uygun değişimler göstermiştir. Gülçeler bir sayfada bir kaç tane yan yana geldiklerinde aralarında hiç kesinti yapılmadan tığlarla birleştirilmiştir.
Tuğlarda Tığ: Kelime olarak Oğuzca’dan gelen ve “Hakanın Buyrultusu, Mührü” manasını taşıyan tuğra işaret olarak bilindiği gibi Osmanlı padişahlarının nişan ve alameti bir çeşit imzasıdır. Bu padişah imzası olan tuğralarda tezhip sanatının değişimi yüzyıllara göre aynen yansımış, buna paralel olarak tuğralardaki tığlarda kompozisyonlarla bütünlük sağlamıştır.
Ciltlerde Tığ: Ciltte tığlar bütün dönemlerde sade çizgi ve noktalardan oluşmuş, renk olarak genelde altın kullanılmıştır.
|
