|
Süsleme genel anlamda şöyle tarif edilebilir: Resim san’atının bir kolu olup,
belirli bir yerin, eşyanın, abidenen daha da güzelleştirilmesi için üslûplanmış
şekil, renk ve motiflerle değerlendirilmesidir. Demek ki ana teması desen,
deseni de oluşturan motiflerdir. Türk Süslemesinin zenginliği motif çeşitlerinin
bolluğu ve motiflerinin son derece estetik bir yapıya sahip oluşlarından ileri
gelmektedir. Yüzyıllar boyu devam eden geleneklerle yoğrulmuş olarak dekoratif
sanatlarımızın ileri bir düzeye ulaşmasını sağlamışlardır. Bu denli bir oluşumun
enderlerinden birini de Türk sanatkârının, dini yasaklar nedeniyle resim ve
heykel sanatlarında kısıtlandığı için, benliğini süsleme sanatları kanalıyla
korumaya çalışmasında aramak gereklidir. Hayal gücünü bu sahalarda sürdürerek
bazen ileri derecede bir stilizasyona , bazen ise soyutlamağa kadar giden,
modası geçmeyen yapıtlar meydan getirmiştir. Örneğin: Selvi ağacı motifinin
yanısıra, aynı büyüklükte bir gül motifini işleyerek ölçü birimini ortadan
kaldırası gibi. Ayrıca süslemede, doğanın güzelliği ve verdiği ilhamı göz önüne
alınacak olursa, yüzyıllar boyu kendilerine en güzel yöreleri yurt edinen Türk
insanın, gerçek bir sanatçı olarak, doğayı aynen taklit etmek yerine onu
üslûplandırarak uygulamayı doğru bulduğu görülür.
Türk motifleri, tahminlerin üstünde geniş bir konudur. Kendi çalışma ve
araştırmalarımızın oranında bu binbir çeşit motifleri ve oluşturdukları
desenleri, on ana kol altında yorumlamayı ve programlamayı uygun buluyoruz.
I- Bitkisel motifler
II- Hayvansal Motifler
III- Geometrik ve sembolik motifler
IV- Geçmeler
V- Mimarî ve insan yapısı formlardan esinlenen motifler
VI- Doğadan stilize edilen motifler
VII- Barok, ampir ve rokoko motifler
VIII- Yazının dekor ve motif olarak kullanılması
IX- İnsan, giysilerinin ve takılarının motifleri
Verilen her bir kol hakkında ayrıca birer albüm hazırlamak mümkündür. Ancak
burada bunlardan kısaca bahsederek yalnızca ana şemasının verilmesi ile
yetinilecektir.
I-
Bitkisel Motifler
Süslememizin en yaygın bir kolu olup çok zengin ayrıntılar halinde bulunurlar.
Başlıca dört grup altında toplanabilirler.
A- Çiçekler: Yine üç alt gruba ayrılırlar:
1- Hataî (Hatâyiler) : Bunlar süsleme sanatının
başlıca desenleri arasında en önemli türlerinden biri olarak çoğu kez çiçeğin
kökeni belli olmayacak derecede stilize edilmişlerdir.
2-Doğaya yakın olarak stilize edilmiş çiçekler:
a- Uygulandıkları sahaların zorunlu kıldığı
tekniklere göre uygun özellik taşıyanlar. Örneğin kalem işlerindeki çiçekler ile
tahtaya, taşa oyulan veya kumaşa işlenen, halıya dokunan çiçek motiflerinde
belli ayrıcalıklar görülür.
b- Çiçek çeşitleri: Özellikle lâle, karanfil, haşhaş,
gül, sümbül, haseki küpesi, menekşe, nergis vs. gibileri, gelmiş geçmiş
sanatkârların elinde bin bir şekle bürünmüşlerdir. Örneğin lâle motifini ele
alalım: İstanbul’da bulunan abidelerimizin yalnız duva^r çinilerinde 312 çeşit
lâle motifi saptanmıştır. Eski mezar taşlarında bulabildiğimiz değişik lâle
gormları 350 nin üzerindedir. Kumaşlarda ve işlemelerde ise 585 çeşit
sayılmıştır.
c- Kullanılan teknik üslûblara göre değişik görünüm
kazanmaları. Örneğin: gül motifi taş oymada üç buutlu oyulduğu ve natüralist bir
görünüşe sahip olabildiği gibi, tek düzeyde oyulup geometrik bir şekile de
bürünmüştür. Örneğin: gül, kâğıda tezhiplendiği zaman, akıtma, noktalama veya
tarama üslûblarına göre farklı görünüştedir.
3- Minyatür çiçekler: Eskilerin “Şükûfe tarzı” olarak
adlandırdıkları ve natüralist özellikleri olan bu üslûp, özellikle onsekiz ve
ondokuzuncu yüzyıllarda benimsenmiş bir süslemedir. Vazolu, vazosuz buketler,
tek çiçekler gibi bir çok kısımlara ayrılırlar.
B- YAPRAKLAR: Stilize yapraklar, doğal görünüşte
olanlar, tek dilimler, üç dilimli olanlar (Seberk), beş dilimli olanlar (Pençberk),
çok dilimli olanlar, birbirlerine sarılmış yapraklardan meydana gelen terkipler
(Sadberk), tatbik edildiği sahaların teknik zorunluluğuna uygun özellikleri
olanlar, hançer ve geometrik yapraklar gibi pek çok kısımlara ayrılırlar.
C- AĞAÇLAR: Yapraklarda ve çiçeklerde olduğu gibi pek
çok çeşitleri olan ağaç örneklerinin Türk süslemeciliğinde önemli bir yeri
vardır. Özellikle beş çeşit ağaç süslemesine çok sık tesadüf edilmektedir. 1)
Selvi ağacı 2) Hurma ağacı 3) Hayat ağacı 4) Meyveleri belirtilen meyve ağaçları
5) Çiçek açmış ağaçlar.
D- YEMİŞ VE MEYVELER: Diğer bitki motiflerinde olduğu
gibi bu grup da çok zengindir. Onsekizinci yüzyıla kadar nispeten seyrek, daha
sonraları çok yaygın şekillerde kullanılmışlardır. Bunların arasında özellikle
üzüm ve nar motiflerini, sembolik anlam kazanarak çok benimsenmiş oldukları
görülür.
II-
HAYVANSAL MOTİFLER
Bitkisel süsleme kadar hayvanlardan ilham alınarak yapılan süsleme, Türk
mimarisi ve el sanatlarına, özellikle onaltıncı yüzyıla kadar hakim olmuştur. Bu
yüzyıl ile birlikte bitkisel süslemenin yanında yardımcı motif olmaya başlar ve
onsekizinci yüzyılda da tamamen kaybolup gider. Hayvansal süslemeyi üç alt grupa
ayırıyoruz:
A- YALIN HAYVAN FORMLARI.
Onbeşinci yüzyıla kadar mimaride olsun diğer sanat dallarında olsun çeşitli
hayvan şekillerinden veya ayrıntılarından yapılan süslemenin çok benimsenmiş
olduğu görülmektedir. Anadolu Selçuklu abidelerinde, bunların en nefis örnekleri
bulunur. Başlıca iki grup altında toplanmaktadırlar:
1- Efsanevî veya mitolojik hayvan motifleri.
a- Harpiler: Yarı insan yarı hayvan şeklinde yapılan
bu yaratıklar gök, kara ve deniz harpisi olarak üç şekilde oluşurlar.
b- Zümrüd-ü Anka veya Simurg adları ile tanınan
efsanevî kuşlar. c- Ejderler (Ejderhalar)
2- Stilize hayvan motifleri.
a- Kuşlar : Bu grubun en sık kullanılmış olan
motifleridir. Özellikle kartal ve güvercin Selçuklular döneminde çok
benimsenmiştir.
b- Aslan, kaplan, kurt ve boğa gibi vahşi hayvanlar
c- At, geyik, tavşan, keçi gibi hayvanlar
d- Balık ve diğer deniz hayvanları
B- RÛMİLER : Hayvanların kanat, bacak ve bedenlerinin
stilize edilmiş şekillerinden oluşan ve kökenleri Orta Asya’ya dayanan çok
yaygın bir Türk Süsleme elemanıdır. Rûmilerle yapılan dekorlar başlı başına bir
üslûb doğurmuştur. Pek çok çeşitleri vardır. Rûmiler ileride tekrar ele
alınacaktır.
C- SELÇUKLU MÜNHANİLERİ : Onbeşinci yüzyıla kadar çok
kullanılmış, sevilmiş ve üslûblanmış zengin bir motif çeşididir. Özellikle el
yazması kitap süslemesinde çok kullanıldığı görülür. Rûmilerin ayrıntılarından
oluştuklarını kanıtlayan Orta Asya Uygur freskleri mevcuttur.
III-
GEOMETRİK ve SEMBOLİK MOTİFLER
Yüzyıllar oyu en sık ve ayrıntılarla kullanılmış desen türlerinden biri de
şüphesiz geometrik kurallara dayanmaktadır. İslâm felsefesi ile iyi bağdaşması
ve soyut anlama ulaştığı için Türkler, özellikle Arap âleminden aldıkları bu
süslemeyi kendi görgü ve yorumları ile yoğurarak ilginç dekorlar yaratmışlardır.
Bu kolu iki bölümde programlamak mümkündür:
A- GEOMETRİK MOTİFLER : Geometri kurallarına ve
ölçülerine uyularak stilize edilen kesin motifler bu grubu oluşturur. Geometrik
ağlar, daire, üçgen ve poligonlar gibi.
B- SEMBOLİK MOTİFLER: Bilinçli veya bilinçsiz belli
bir anlatımı olan motifler bu bölümde toplanmaktadır. Herhangi bir şeyi
simgelemek amacı ile kullanılan veyahut belirli bir fikri uyandıran şekillerdir.
Türk süslemeciliğinde bu tarzda kullanılan pek çok motife rastlanır.
Araştırıldığı zaman, kökenlerinin pek eski medeniyetlere ve inançlara dayandığı
görülür. Serbest ve müstakil şekillerde oldukları kadar, geometriye ve sayılara
dayananları pek çoktur.
IV-
GEÇMELER
Eski adı ile zencerek olarak anılan bu
desenlerin binlerce çeşidi vardır. Zincirleme halkaların devamı şeklinde
oluşurlar. Her yüzyılda sevilmiş, kullanılmış ve zamanın modasına göre
üslûplanmışlardır. Kenarsuyu (Bordür) ve yalın hallerde olmak üzwere iki büyük
bölüme ayrılırlar.
V-
MİMARİ VE İNSAN YAPISI FORMLARDAN ESİNLENEN MOTİFLER
A – KABLAR:
1- Vazolar – çiçeklikler : Her türlü Türk
süslemesinde onbeşinci yüzyıldan itibaren çiçek motiflerini bir düzeye
yerleştirme amacı ile şekil alan vazo motifleri pek boldur.
2- Kandil ve şamdanlar : Özellikle mezar taşlarında
çok kullanılan ve ışığı sembolize eden bir motif türüdür.
3- Tabak ve diğerleri : (Örneğin: İbrik, gülabdan,
buhurdan vs.)
B – BİNA DESENLERİ : Özellikler onsekizinci yüzyılda
moda olmuş ve süslemeye girmiştir. İşlemede, tezhipte ve taş süslemesinde çok
rastlanır. Dini binalar (cami, mescit) sivil binalar (evler, köşkler, yalılar)
ve resmi binalar (saraylar, kasırlar, kaleler) olmak üzere üç bölüme ayrılırlar.
Gerçekçi desenler olmakla beraber, stilize olmuş ve motifleşmiş tiplerine de
rastlanmaktadır.
C – GEMİ VE KALYONLAR : Diğer motiflere oranla daha
az kullanılmışlarsa da yine de pek çok çeşitleri görülmektedir. Özellikle onaltı
ile onsekizinci yüzyıllar arasındaki Türk seramiklerinde çok görülürler. Arıca
işlemede, minyatürde ve taş süslemesinde en ilginç örnekleri bulunur.
D – EŞYA MOTİFLERİ : Ev eşyası, savaş, meslekî ve
gündelik gereçler, yerlerine göre süsleme desenleri olarak kullanılmıştır.
Özellikle mezar taşlarında kişilerin sembolü olarak çok görülürler. ) Kese,
kahve fincanı, tüfek, tabanca, okluk vs. gibi).
VI –
DOĞADAN STİLİZE EDİLEN MOTİFLER
Hayvan ve bitki motiflerinin yanı sıra doğada var olan bir çok kavram
süslememizde kullanılmıştır.
A- BULUT
B- GÜNEŞ – AY ve YILDIZLAR : Bunların bir kısmı
belirli bir anlamı ifade eden semboller, diğerleri de süsleme amacı ile meydan
getilmiş olanlardır.
C- DENİZ – AKARSU – DURGUN SU : Özellikle minyatür
sanatında bu kavramının çeşitli şekillerde motifleştiği görülmektedir.
D- ATEŞ VE NUR MOTİFLERİ : Genellikle minyatür
kompozisyonlarda çok uygulandığı ve ileri derecede stilize edilmiş pek çok
çeşidinin belirli formlar halinde kullanıldığı görülür.
VII –
BAROK, AMPİR VE ROKOKO MOTİFLERİ :
Batı etkisi ile onyedinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren Türk Süslemesi
değişime uğrar ve bu yeni moda eski motiflerle birleşerek “Türk Rokokosu” adı
verilen bir üslûbu ve yeni motiflerini oluşturur.
VIII –
MOTİFLERİN BELLİ FORMLAR İÇİNDE ELEŞTİRİLMELERİ
Yukarıda belirtilen bütün motifler, bazen yalnız bazen bir asırda, belli
şekiller içinde bütünlük kazanarak bir kompozisyonu meydana getirir. Bunları
ayrıca eleştirmek gereklidir.
A – ROZETLER : Dairesel anlatımları olan bu
örneklerin bazıları yerlerine göre sembol olmuşlardır. Hemen hemen her
süslemeden kullanıldıkları için pek çok çeşitleri vardır. Kitap tezyinatında,
gölçe, nokta, hizip gülü gibi çeşitli isimler alırlar.
B – ŞEMSELER : Oval formlar içinde oluşan bu
örneklerin en yaygın çeşitleri cilt kapaklarında bulunur. Ayrıca onbeşinci
yüzyıl tezhip sanatının en seçkin şekillerindendir.
C - KÖŞELİKLER : Üçgen formlarda oluşup, köşe
boşluklarını süsler.
D – ALINLIKLAR : Süslenen eserin ön ve en üst
kısmında yer alan bölümüdür. Devirlerine göre değişik özellikler taşırlar ve
yerlerine göre de taç, tepelik gibi isim alırlar.
E – PANOLAR : Süsleme desenlerinin simetrik veya
asimetrik tarzda oluşturduğu, bütünleşmiş bir kompozisyon görünümü taşıyan,
yerine göre koltuk, köşelik vs. gibi çeşitli isimler alan, belirli formlar
içinde dekore edilmiş tezyini parçalardır.
F- BORDÜRLER : Süslememizin en zengin bölümünü teşkil
ederler. Hemen hemen her tür desenin değişik boyutlarda uygulandığı, dekore
edilmiş dar ve uzun satıhlardır. Yerine göre pervaz, ulama, kenar suyu gibi
isimler alırlar.
G- SÜSLEME AYRINTILARI
1- Tığlar, özellikle kitap süslemesinde kullanılır.
Yapılan desenin bitiminde uygulanan bir yardımcı süslemedir.
2- Agraflar, kompozsiyonu güzelleştirmek amacı ile,
özellikle Türkler tarafından benimsenmiş ve geliştirilmiş bir süsleme
ayrıntısıdır.
I X–
YAZININ DEKOR VE MOTİF OLARAK KULLANILMASI
Genellikle eski harfler bazı hallerde süsleme elemanı olarak da kullanılmıştır.
A – Resim şeklinde oluşturdukları vakit anlamlı bir
kelime veya ibarenin kuş, hayvan meyve, çiçek, bina veya insan formları halinde
biçimlendiği görülür.
B – Süsleme amacı ile harfler iri olarak hazırlanıp
içleri belli motiflerle doldurulduğu gibi, bazı hallerde de yazının dışında
kalan boşluklar yine motiflerle bezenmektedir.
X –
İNSAN, GİYSİLERİ ve TAKILARI
Yerine göre ileri derecede stilize, yerine göre üslûblanmış olarak süslemeye
giren bu bölüm çok geniş bir kısmı kapsamaktadır. Ayrıca ele alınacağı için bu
ufak albümün içine yer verilememiştir.
|