Tezhip' in Gelişimi

 


Tezhipte kullanılan çiçek ve yaprak örgeleri zamanla değişikliğe uğramıştır. XVI. yüzyılda çok görülen Rumi ve hatayilerin yanında Lale Devri'nde; lale, gül ve başka çiçekler de tezhip ve halkaride yer almıştır.


Bezeme sanatlarının İslam dünyasına yayılmasında Uygur sanatçılarının büyük rolü olmuştur. Moğollar ve Timurlular döneminde İran'da bezeme sanatında Uygur-Türk etkileri görülür.


İleri düzeydeki İran bezeme sanatı üzerinde Türklerden başka Çinli ve Bizans'tan gelen Hıristiyan sanatçıların da etkisi olmuştur. Büyük Selçuklular döneminde gelişmeye başlayan bezeme sanatlarının Anadolu Selçuklularında da devam ettiği bilinirse de, o dönemden günümüze sağlam olarak ulaşmış yapıt hemen hemen yoktur. İran'daki sanatçılar Semerkand, Buhara, Hive ve Heart süsleme okullarının etkisinde kalarak çok güzel yapıtlar ortaya koydular. Bu kentler içinde Heart bezeme sanatında öbür kentlere öncülük etti. Timurlulardan sonra Karakoyunlular ve Akkoyunlular Heart okulunu sürdürdüler. Safeviler de bu klasikleşmiş yolu izlediler. Onları başka İran sülaleleri izlediyse de, İran bezeme sanatı en parlak aşamasını Timurlular döneminde yaşadı.


Türk tezhip sanatı ise dört bölüme ayrılır. Anadolu Selçukluları tezhipte Büyük Selçukluları izlediler. Zengin süsleme çeşitlerinde her rengi denediler ve genellikle Rumi motifleri kullandılar, geometrik biçimlere önem verdiler. Anadolu Selçuklu tezhibi Musul, Harput ve Konya'da gelişti. Erken Osmanlı Döneminde en çok kullanılan motifler gene Rumilerle kıvrık dallar oldu. Bunların yanında hatayiler, asma yaprağı, yıldız çiçeği, nilüfer gibi bitkisel motifler son derece ince bir işçilikle işlendi.


Klasik Osmanlı Döneminin tezhip sanatında II. Beyazid ve I. Kanuni Sultan Süleyma'nın doğuya yaptıkları seferler sonucunda Heart ve Tebriz'den gelen tezhipçilerin de etkisi oldu. Bu dönemde çiçek motiflerinde doğalcı bir anlayışın izleri görülmeye başladı. Altın çok kullanıldı; bordürlerde borda ve yeşil renk önem kazandı. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda gerileyen tezhip sanatında klasik kompozisyonlar içinde iri çiçekli ve kaba süslemelere yer verilmeye başladı.


XVIII. yüzyılda siyah renk zemin olarak ortaya çıktı; çiçekler karışık olarak kullanıldı. XIX. yüzyılda ise Barok motifler görülmeye başladı. Vazo, saksı ya da sepet içine konmuş yaprak ve çiçekler, buketler sık sık kullanılan motifler oldu. Daha sonra, Barok üslubun bir uzantısı olan Rokoko üslubu da tezhipte yer aldı. Bu yeni üslubun en eski örneği, Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nde I. Mahmud'a ait fermanın üstündeki tuğranın, kurdele ile bağlanarak buket haline getirilmiş zambak ve şakayık çiçekli bezemeleridir.

1914'te İstanbul'da açılan Medresetü'l-Hattatin'de hat dersleri yanında tezhip sanatı öğretimi daha sonra Güzel Sanatlar Akademisi içinde sürdürülerek zamanımıza değin geldi. Bugün tezhip Mimar Sinan ve Marmara üniversitelerinde, ayrıca Topkapı Sarayı ve İstanbul Fetih Derneği'ndekiler başta olmak üzere özel kurslarda öğretilmektedir.

 

 

Copyright © 2008, Hat Dergisi | Designed on 2008-March-21 by alpaslan