MENAKIB-I HÜNERVERAN
MUSAVVİR VE TERRAHLAR
|
Ün almış, şöhretleri yurdu tutmuş, ülkelere yayılmış olanların yan musavvirlerin başta geleni ve nakkaşlar bölüğünün sürekli kısmet sahibi, ilkin üstad Heratlı “Bihzad”dır. Sanatının başlangıcı olan Sultan Hüseyin Baykara yüzyılında ve sonraları Haydar oğlu Şah İsmail çağında büyük rağbet görmüştür. Çin nakkaşı gibi nakış ve resmi her yerde, bütün ülkelerde tanındı. Gerçi adı ilerde söylenecek olan Tebrizli Pir Seyyid Ahmed’in su katılmamış öğrencisidir. Fakat eserinin geçerlilik kazanmasına ve adları anılan padişahların gösterdikleri yüksek iltifatlarını kendine özgü kılmasıdır. Sanatçılardan biri de adı geçenin eğiticisi Tebrizli “Pir Seyyid Ahmed”dir. Bu sanatçı, musavvirlerin dayanağı, güvendiği üstad Buharalı “Cihangir”in öğrencisidir. Ciahnigr de yazarların iyisi üstad “Gûn”un sanat sahibi öğrencisidir. Bunlarn tanınmışlarından başka, adı geçen üstad Bihzad’ın öğrencilerinden Horasalı “Şeyh-zade Musavvir”, Tebrizli ressam ve musavvir “Ağa Mirek” ve Sultaniyeli “Mir Musavvir” vardır. Yine tasvirciler bölüğünden İsfahanlı “Mir Zeynelabidin” de Mir Musavvir’in mahareti belirlenmiş yetiştirmesidir. Biri de Horasanlı “Abdullah Musavvir”dir ki adı önceden anılmış olan Şeyh-zade’nin öğrencisidir. Tebrizli “Kemal Musavvir” ise ad yapmış üstad ve yüksek şöhret kazanmış, nakkaş Mirza Ali’nin ünlü öğrencisidir. Tarrahî sanatı kendinin ve üstadının hüner oldu eseridir. Bunlardan başka “Heratlı Muhammed” buluşu açık bir üstattır, ilerde anılacak olan Mihrab’ın da yetiştirmesidir. Üstad Hasan’ın öğrencisi olan üstad “Siyavüş Gürcî” müzehhipliği ustasından elde ettikten sonra, musavvirliğini olgunlaştırması bazı üstadların güzelliklerinden güzelliği taklit ve bulma yoluyladır. Ancak üstad “Mihrab Musavvir” hem erkek kardeşi hem de maharet eserli öğrencisi olup güzellikler ve sanatlar resimahanesinde kendinin gece ve gündüz arkadaşıdır. Bunlardan başka Ağa Mirek yetiştirmelerinden Tebrizli “Sultan Muhammed” adı geçen Sultan Muhammed’in oğlu ve hünerli öğrencisi “Muhammed Big” vardır. Bu sanatçı ruganî ciltler tasvirinde ve diğer meclis resimlemekte ve dünyanın üstün bulduğu kişidir. Ve yine onun öğrencilerinden musavvir Erdebilli “Berhî Ali” ve üstad Heratlı Muhaammed öğrencilerinden Horasanlı “Muhammed Mü’min” ve tarrahların sanat kalburunu eleyen eğitimcisi Tebrizli “Mirza Ali”, yine tarrahlar bölüğünün şöhreti ufukları tutan üstadı “Iraklı Kasım” ve daha önceden anılan Sultan Muhammed öğrencilerinden, sabık Şah İsmail’in nakkaşbaşılığı hizmetinin müsaid memurlarından “Kazvinli Hüseyin”le Şah Tahmasb’ın resimhanesi başkanı ve hassa nakkaşlarının ustalığı dost edinmiş üstadı “İsfahanlı Mir Nakkaş” ve yine merhum Sultan Süleyman Han’ın (Tanrı’nın yarlıgama ve bağışlaması üzerine olsun) mutluluğu belirlenmiş zamanında Türk illerine gelip Saray-ı Amire’de başlı başına nakkaşhanesi donatılmış ve pek çok zamanlarda ülkeler almış İskender güçlü saadetle padişah hazretleri gezip görmek için hayırlı işlerinin her türlü lütuf ve hsanı hazırlayıp yüz akça tam vazifeyle üstün tutulmuş olan, eski ve yeni güzellikler sanatının üstadlar zümresinin başını yücelteni, Ağa Mir’in öğrencisi “Şah Kulu Nakkaş” vardır. Yine bu kişi “Nakkaş son nakşı ilkinden daha iyi olandır” (Aslı Farsçadır) mısraının beğenilmiş icadı olduğunu doğrulamaktadır. Sanatına göre güzel ahlaka sahip olsaydı, çağında Bihzad’ı şöhreti ortaya çıkamazdı. İncelik dolu yaradılışına göre padişahların töresi semtine yolcu olmuş olsaydı, toprak saçan Mani’nin resmi, adı ve eseri onun yüzyılında dile gelmezdi. Ve bu bölüğün buluşu güzel üstadı,
özellikle Şah Tahmasb’ın adı yazılmış olan sanatta üstadı “İsfahanlı Hoca
Abdülaziz” ve onun görülüp beğenilmiş öğrencisi ve adı geçen Şah’ın
nakışhanesinin tutsağı olmuş “Molla Ali Asgar” vardır ki dünyanın ustası
oldukları anlatılmıştır. Fakat yukarda adı söylenmiş olan Şah Kulu gibi onların
da ahlaklarının kötülüğü sanki tekrarlanmış ağıya benzer.
Onun nazmı: “O öyle bir aşıktır ki erkek aslan o
yüzden güçsüz kaldı,
|
