Acemi oğlanı ; Acemi ocağına yeni
alınmış,henüz eğitim görmekte ve yetişmekte olan genç yeniçeri adayı.
Akağa ; Sarayın haremindeki zenci olmayan
hadım harem ağası.(Darüssaade ağası)
Arpa Emini ; Saraydaki padişah ahırının en
üst düzeydeki yöneticisi.Ahır masraflarını ken disine emanet edilen
paradan yapan kişi.
Arz odası ; Padişahların devlet büyüklerini
ve yabancı elçileri kabul edip dinledikleri oda.
Askeri Rüşdiye ; Askeri ortaokul.
Aşçıbaşı ; Saray mutfaklarındaki aşçıların
başı.
Babıâli ; ( Yüksek kapı anlamında)
Osmanlılarda Sadaret (Başbakanlık),Dahiliye ve Hariciye (İçişleri ve
Dışişleri Bakanlığı) ve Şurayı Devlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu
bina.
Babüssaade Ağası ; (Kapuağası/Sarayağası)
Saraydaki hadım Darüssaade ağaları ile Akağaların ve Enderun
memuriyetlerinin genel amiri.
Baltacı ; Sarayda harem muhafızlarına
verilen ad. / Seferler sırasında askeri birliklerin önünde giden ve
yolların kapanmasına neden olan ağaçları kesen eli baltalı olan,uzun
sakal bırakıp meşin önlük giyen özel seçilmiş iri yapılı askerler.
Baruthane Nazırı ; Barut imalatı ile
uğraşan baruthane nezaretinin yöneticisi.
Başçıbaşı ; Saraya ait inşaat işlerinde
çalışan işçi başlarının (Başçı) başı olan kişi.
Baş Çuhadar ; Sarayda padişahın kaftan ve
kürklerine bakan büyük memur. / Sadrazam ve vezirlerin ve diğer üst
düzey görevlilerin yanında çalışan ve evrak iletme,mektup taşıma işi
yapan görevlilerede çuhadar denirdi.
Berberbaşı ; Saray berberlerinin
başı,yöneticisi.
Beylerbeyi ; Genel vali,Sancak beylerinin
başı.Osmanlı imparatorluğunun Asya kıtasındaki sancak beylerinin başına
"Anadolu Beylerbeyi",Avrupa kıtasındaki sancak beylerinin genel
valisinide "Rumeli Beylerbeyi" denirdi.
Bimarhane ; Akıl hastanesi.(Tımarhane)
Bina Emini ; Osmanlılarda büyük ve resmi
binalar yapılırken,inşaat masraflarını tutan,malzemeyi satın alan ve
ustalarla işçilerin ücretlerini ödeyen,biri katip diğeride Ruznameci
(Muhasebeci) olmak üzere iki yardımcısı bulunan görevli.
Bostancıbaşı ; Padişahın mülkü olan
bostanların ekilip,biçilme işini yürüten bostan işçilerinin başı. /
Sarayın muhafazasına ve şehrin güvenliğine bakan askeri teşkilatın başı.
Cariye ; Düşman ülkelerine yapılan
akınlarda ele geçirilerek veya yabancı ülkelerden kaçırılarak,mal gibi
para ile alınıp satılan kız,kadın,kadın köle. ( Halayık,odalık,yataklık)
Çelebi ; Efendi,kibar,görgülü ve ince
kişi.Eskiden "bay"yerine kullanılan bir ünvan.
Çerakçı ; Kandilleri ve mumları yakıp
söndürmekle görevli kişi.
Çeşnigir ; Darphane-i Amire'de (darphane)
çalışan ve basılan gümüş ve altın paraların ayarını kontrol eden kişi.
Darül kurra ; Cami,mescit gibi yerlerin
hemen yanında yapılan kuran okuma yeri.
Darüssaade Ağası ; Osmanlı saraylarında
harem dairelerindeki hadım edilmiş harem ağası.
Darüşşafaka ; Eski "Cemiyet-i Tedrisiye-i
İslamiye"(İslami Eğitim Cemiyeti) tarafından kurulmuş olan yetimler
okulu.
Defterdar ; Osmanlı devletinin maliye
işlerine bakan kişi, Devletin çeşitli resmi kurumlarının maliye işlerine
bakan görevliler.
Defter Emini ; Osmanlılarda Defter-i Hakani
idaresinde (Tapu ve kadastro genel müdürlüğü) çalışan ve tapu işlerine
bakan yüksek görevli.
Delme Mecra ; Yerin altından giden ve insan
eli ile yapılmış olan su galerisi,yer altı su isale hattı.
Derviş ; Tarikatlardan birine bağlı olan ve
tekkede çile ile uğraşan,giyim ve yaşayışında tarikatının adetlerini
güden kişi.
Devşirme ; Yeniçeri ocağına alınan gayri
müslim çocuklar.
Divan ; Padişah ile devlet büyüklerinin bir
araya gelerek devlet işlerini görüşmek üzere yaptıkları toplantı.
Divanı Hümayun ; Padişahın başkanlığında
toplanan ve sadrazam,şeyhülislam gibi yüksek dereceli devlet
görevlilerinin katıldığı ve devlet işleri ile halkın sorunlarının
görüşüldüğü meclis.
Ebced hesabı ; Arab alfabesindeki her
harfin bir sayıyı göstermesi kuralı ile harflerden seçilerek düzenlenmiş
anlamlı dizilerle bir olayın meydana geldiği yılı belirtme yolu.
Enderun ; Saray teşkilatı.
Erkânı harb ; Kurmay sınıfından olan yüksek
rütbeli asker.
Evkaf ; Vakıfların hepsi,tümü.Bu günkü
Vakıflar Genel Müdürlüğü.
Eyercibaşı ; Padişahın ve saraydaki diğer
yüksek görevlilerin atlarının eyerlerini yapan sınıfın yöneticisi.
Fodla ; Bir cins çörek,kurabiye.
Gümrük Emini ; Gümrüklerin hesap
işlerine bakan yönetici.
Hafız ; Kur'an'ı ezberlemiş olan kişi.
Harbiye Nezareti ; Osmanlılarda milli
savunmanın kara kısmı ile uğraşan nezaret.
Harem-i Hümayun ; Sarayların kadınlara
mahsus olan kısmı,Harem dairesi.
Harik havuzu ; Yangın havuzu.Yangınlara
müdahale etmek için gerekli olan suyun depo edildiği havuzlar.
Hasodabaşı ; Sarayda padişaha ait olan
bölümlerin hizmetini gören kişilerin yöneticisi.
Hattat ; Mesleği Arap harfleri ile güzel
yazı yazmak olan kimse.
Hazine-i Hassa ; Padişahın şahsi gelir ve
malları.
Hazine Kethüdası ; Osmanlı devletinde
sarayın Enderun dairesindeki hazinede bulunan değerli eşyanın korunması
ve yönetimi ile görevli kimse.
Haznedar ; Saray hazinesini
bekleyen,yöneten kimse.
Hekimbaşı ; Sarayda görev yapan hekimlerin
başı,başhekim.
Horasan Harcı ; İçerisine yumurta akı
katılarak yapılan bir çeşit harç.
Humbara ; Tunçtan yapılmış ve içindeki
oyuğa patlayıcı doldurulmuş bomba.
Humbaracı ; Yeniçeri ocağının havan topu
sınıfına ait topçu eri.
İbnülemin ; Güvenilir dost kişi.
İhramcı ; Hacıların Kâbe'ye giderken
giydiği ve geniş beyaz yünlü çarşaftan ibaret olan ihram'ı üreten kişi.
İmaret ; Çoğunlukla bir cami bünyesinde
yapılan, bazen bir camiden ayrı olarakta oluşturulan ve fakirlere
özellikle yemek yardımı yapmak amacı ile kurulan ve vakıf niteliğinde
olan kuruluş.
İzam ; Bir yerin büyüğü,büyük
kişi,yönetici.
Kadı ; İslam hukuku olan şeriat'a göre
hüküm veren yargıç.Tanzimata kadar askeri davalarla devleti ilgilendiren
davalar hariç tüm davalara bakmışlardır.Tanzimattan sonra ise yalnızca
evlenme,boşanma,nafaka ve miras davalarına bakmışlardır.Kadılık
müessesesi medeni kanunla kaldırılmıştır.
Kaldırımcı ; Yol yapımından sorumlu olan
esnaf.İşlerini genellikle götürü usülde yaparlar ve kullandıkları
taşların temin edilmesini ve taşların kesim işlerinide kendileri
yaparlardı.
Kaldırımcı Kethüdası ; Götürü usülde taş
döşeyerek yol yapan kaldırımcı esnafının yaptığı işi denetliyen ve
ölçümleme yaparak yapılan yolun bedelini tesbit edip,parasını kaldırımcı
esnafına ödeyen kişi.
Kalfa ; Saraylarda ve büyük konaklarda
halayıkların (Cariye) başı olan kadın.Padişah tarafından tayin
edilirler,sarayda kendilerine ayrılan yerde otururlar ve sarayın iç
hizmetlerinde çalışan cariyelere buyruk verirler ve özel günlerde
cariyelerden farklı giyinirlerdi.
Kapı Ağası ; Padişahın sarayındaki
akağaların en büyüğü.
Kapıcıbaşı ; Saray kapılarını bekleyen
sınıfın yöneticisi.
Kapıcılar Kahyası ; Bir ilin veya bir resmi
dairenin babıâli'de görülecek işlerini takip eden memur.
Kapı Kethüdası ; Valilerin,sancak
beylerinin ve patrikhanenin babıâli ve diğer resmi dairelerdeki işlerini
takip eden memur.
Kapıkulu ; Osmanlı devletinde Padişahın
kumandası altındaki piyade ve süvari sınıfından olan ve bahşiş ve ulufe
ile geçinen askerler.
Kaptan-ı Derya ; Donanmanın başı,deniz
kuvvetleri baş kumandanı.
Kasabbaşı ; Sarayda hizmet gören kasabların
başı.(Kethüdayı Kassaban)
Kaside ; Onbeş ila yüz beyitten oluşan ve
tek kafiye düzenine göra kurulan ve ünlü kişilere övgü niteliği taşıyan
nazım eser.
Kassam ; Kadı ve kazaskerlerin hizmetindeki
görevlilerden biri.Ölen bir kişinin mal varlığını varislerine şeriat
kurallarına göre paylaştıran görevli.
Katip ; Sarayda veya herhangi bir devlet
kurumunda çalışan ve görevi yazı işlerine bakmak olan kişi.
Kavas ; Osmanlılarda vezirlerin yanında
bulunan silahlı koruma görevlileri.1908 yılında kavas sistemi
kaldırılmıştır.
Kavasbaşı ; Vezirleri korumakla görevli
kavasların başı.
Kazasker ; En yüksek ilmi rütbe,günümüzün
adalet bakanı.İmparatorkuğun Asya ve avrupa bölümlerindeki kadıların
başı (Rumeli Kazaskeri,Anadolu Kazaskeri.)Kadı ve müderrislerin atama ve
tayin işleri ile ordu mensupları ile ilgili davalara ve devleti
ilgilendiren davalara bakmaktan sorumlu olan kişi.
Kemankeş ; Ok atıcı,okçu,yay kullanıp ok
atan kişi.
Kethüda ; Kahya,yardımcı,üst düzey devlet
görevlilerinin yardımcısı,saray hizmetinde çalışan belirli esnaf
(Arabacılar, şamdancılar,kilerciler vs.) gruplarının başı olan kişi.
Kıble taşı ; Açık alanlarda oluşturulan
namazgahlarda kıblenin yönünü belirtmek için dikilen taş.
Kızlar Ağası ; Saray hareminin
ağası.(Darüssaade ağası)
Kiler Kethüdası ; Saraydaki Kilercibaşının
emrinde çalışan ve vazifesi kiler görevlilerini teftiş etmek olan kahya.
Kubbe ; Yarım küre şeklinde olan ve bir
yapıyı örten dam.
Küfeki taşı ; Basınç altında kaynaşmış kum
taneciklerinden oluşmuş,işlenmesi nispeten kolay olan ve su geçirmeyen
bir taş cinsi.
Külliye ; Medrese,hamam,imaret,şifahane ve
çarşı gibi ek yapıları ile birlikte inşa edilen cami.
Künk ; Su nakli için isale hatlarında
kullanılan pişmiş toprak tada çimentodan yapılmış boru.Osmanlılar
döneminde toprak künkler kullanılır ve şebekeden su kaybını azaltmak
için iç yüzeyleri sırla kaplanırdı.
Kürkçübaşı ; Padişahın kürklerini muhafaza
etmekle görevli kişi.
Lağımcı ; Düşman kalelerini feth etmek
için tünel kazıp,içine barut koyarak patlatan ve kale duvarlarının
yıkılmasını sağlayan asker sınıfı.Su yollarının inşaatında su
galerilerinin açılması işlerindede çalıştırılmışlardır.
Lökün ; Zeytinyağı ile kireç karışımından
dövülerek yapılan bir çeşit sızdırmazlık macunu.( Çeşme musluklarının
takılmasında ve su künklerinin birleşme yerlerinde suyun sızmaması için
kullanılan macun)
Mahlas ; Eskiden bir şiirin son beytinde
kullanılması adet olan,şairlerin kullandığı takma ad.
Maksem ; Su dağıtma sandığı ve lüleler
yardımıyla suyun çevredeki çeşmelere ve diğer yapılara dağıtımının
yapıldığı yer.
Maliye Nazırı ; Osmanlılarda devletin gelir
ve giderlerinin tutulduğu maliye teşkilatının yöneticisi.
Maslak ; Ana su isale hattının kollara
ayrıldığı yer.
Medrese ; Gelenek ve görenekçi usullerle
eğitim yapan ve özellikle din ve hukuk adamı yetiştiren ve genellikle
külliye şeklindeki camilerin bünyesinde yer alan ve bir avlu etrafına
dizilmiş çok sayıda odadan oluşan okul.
Mescit ; İçinde cuma namazı ve bayram
namazı kılınmayan küçük mahalle cami.
Matbah Emini ; Saray mutfaklarının hesabını
tutan görevli
Mevkufat ; Bir zaman için tutulup alı
konulmuş olan mal yada para.Bir şeyin gelirinden artıp hazineye mal
edilen para.Bu görevi yerine getiren kişilerede mevkufatçı denirdi.
Mevlevihane ; Mevlevilik tarikatına bağlı
olanların, tarikat kurallarına göre toplandıkları ve içinde özel odaları
ve tören yerleri bulunan bina.
Mihrap ; Camilerde kıble yönünde bulunan ve
imama ayrılmış olan oyuk veya girintili yer.
Molla ; Büyük kadı, kadı'nın bir üst
derecesi,eyalet kadısı.
Mutasarrıf ; Osmanlı yönetimindeki
sancakların ( Vilayet ile kaza arasındaki yer.) en büyük mülki ve idari
amiri. Derece olarak kaymakamdan büyük validen küçüktürler.
Muvakkithane ; Saat imali ve tamiri yapılan
yer.
Müderris ; Eskiden medresede
öğretmen,sonraları profesör anşamında kullanılmıştır.
Müşir ; Osmanlılarda askerlikte en yüksek
rütbe,mareşal.
Müştemilat ; Eklenti-Ek bina.
Nafia ; İnşaat işleri.
Naib ; Vekil olarak birinin yerine geçen ve
yerine geçtiği kişi adına işleri yürüten kişi.
Nakkaş ; Binaların duvar ve tavan gibi
yerlerine ve kitaplar süslemeler yapan resimci,süsleme ustası.
Nalıncı ; Hamam gibi ıslak zeminlerde
giymek için tahtadan yapılan yüksek tabanlı bir çeşit terlik olan
nalın'ı (Takunya) imal eden kişi.
Namazgah ; Açıkta namaz kılmak için
hazırlanmış yer.
Nazır ; Osmanlılarda bir idare bölümünün
yada kurumun başında bulunan görevli.
Nişancı ; Osmanlı devletinde Padişah
kaynaklı her türlü yazıya,padişahın imzası olan nişanını koyan veya
padişahın tuğrasını çeken divanı hümayun üyesi memur.
Reis-ül küttap ; Tanzimattan önce
Osmanlı imparatorluğunun dışişleri bakanına verilen ad.Sonraları Divanı
hümayun'da yazı işlerini yürüten kalemlerin ve katiplerin şefi.
Reis-ül ûlema ; Şeyhülislamlık dairesinde
ilmiye sınıfının başı olan memur.
Rikab Kaymakamı ; Sadrazam ordunun başında
sefere çıktığı zaman kendisine vekalet eden görevli ( Sadaret kaymakamı
)
Ruzname ; Günlük olayların yazıldığı
defter,günlük gazete,günlük masrafların yazıldığı defter hazineye girip
çıkan eşya yada paraların günlük işlendiği defter,askeri seferler
sırasında olayların günlük yazıldığı defter.
Ruznameci ; Günlük defterleri kaleme alan
kişi. / İnşaat masraflarının günlük hesabını tutan muhasebeci.
Sadaret ; Sadrazamlık makamı.
Sadaret kaymakamı ; Sadrazam,Serdarı ekrem
ünvanı ile ordunun başında sefere çıktığı zaman onun yerine istanbulda
kalıp vekaleten sadrazamın işlerini yapan vezir düzeyindeki görevli.
Sadaret kethüdası ; Sadrazamın birinci
derecede yardımcısı.
Sadrazam ; Osmanlılarda padişahtan sonra
gelen ikinci adam,en yetkili devlet görevlisi.Günümüz başbakanı.
Sahilhane ; Devlet ileri gelenlerine ait
deniz kenarındaki konak,yalı.
Saka ; İşi,çeşme ve sarnıç gibi yerlerden
su alarak evlere dağıtmak olan kişi.
Saka başı ; Osmanlılarda sarayda bulunan ve
sarayın su ihtiyacının karşılanmasında ve seferler sırasında ordunun su
ihtiyacının karşılanması işinde görev yapan saka'ların yöneticisi.
Saka gediği ; Sakalara verilen, çeşmelerden
su alma imtiyazı.Bu imtiyaz yazılı bir senede bağlanır ve bu senet
alınıp satılabilir veya varislere intikal edebilirdi.Sakaların su
alabileceği çeşmelerde belirtilir ve sakalar her çeşmeden su alamazdı.
Sakalara verilmiş olan bu imtiyaz 1869 yılında kaldırılmıştır.
Sakalar kethüdası ; Sakalar ocağının
kahyası olup derece olarak sakabaşından sonra gelir.Görevi divan
toplantılarında vezirlere ibrik ve havlu tutmaktır.
Salma mecra ; Kanalet şeklindeki üstü açık
olan su isale hattı.
Sarnıç ; Su ihtiyacını karşılamak amacı ile
yapılan özel su toplama havuzu,su deposu.Üstü açık yada kapalı olabilir.
Serasker ; Padişah ve sadrazam sefere
çıkmadığı zaman ordunun başında seferi yöneten vezire verilen ünvan. /
1826 yılında yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra kurulan Asakiri
Mansurei Muhammediye ordusunun kumandanı.
Serçavuş ; Baş çavuş.
Serdar ; Ordu kumandanı.
Serdarıekrem ; Padişah sefere katılmadığı
zaman ordu baş kumandanı olarak seferi idare eden sadrazama verilen
ünvan.
Sermimar ; Mimarların başı,baş mimar.
Seyyid ( seyit ) ; Bir topluluğun ileri
gelen kişisi,efendi.
Sıbyan mektebi ; Osmanlılarda ilköğretim
okulu.
Silahtar ; Padişah ve vezir gibi devlet
ileri gelenlerinin silahlarını koruyan ve bakım ve onarımını yapan
görevli.
Sipahi ; Kapıkulu süvarilerinin birinci
bölüğünü oluşturan askeri ocak.
Sipahi ağası ; Kapıkulu süvarilerinin
birinci bölüğünü oluşturan sipahi ocağının kumandanı.
Solak ; Osmanlı kapıkulu teşkilatı
bünyesinde yer alan ve görevi padişahın muhafızlığını yapmak olan koruma
görevlisi.
Su nazırı ; Su işlerinin organizasyonundan
sorumlu olan ve devşirme ve acemi oğlanlarından adam toplayarak gerekli
işleri yaptıran görevli.
Su nezareti ; İlk defa Kanuni Sultan
Süleyman döneminde kurulan ve su işlerinden sorumlu olan idare.Önceleri
padişaha bağlı iken sonradan şehremaneti bünyesinde bir müdürlük haline
sokulmuştur.
Su yolcu ; Su tesislerinin isale hatlarının
bakım ve onarımından sorumlu olan kişi.
Su yolcubaşı ; Su yolcuların idaresinden ve
çeşmelerin bakım ve onarımından sorumlu olan kişi.
Sülüs ; Arap alfabesi ile yazılan yazının
bir çeşidi.
Şadırvan ; Halkın abdest alması için
cami avlularına yapılan ve çok sayıda musluğu olan çeşme.
Şamdancılar kethüdası ; Saraydaki
şamdanların bakım ve onarımından ve yakılıp söndürülmesinden,saraydaki
ışık işlerinden sorumlu olan şamdancıların yöneticisi.(Şamdancıbaşı-Serşamdani)
Şehzade ; Padişah oğlu veya padişah
ailesinden olan diğer erkeklerin oğullarından biri.
Şehremaneti ; Bu günkü belediye
teşkilatının osmanlılar döneminde kurulan ilk şekli,şehrin temizlik ve
güzelliği ile ilgilenen mahalli idare.
Şehremini ; Şehremaneti teşkilatının
(Belediye) başında olan kişi.
Şeyh ; Tekke başkanı,tarikat lideri.
Şeyhülislam ; Osmanlılarda kabinede
sadrazamdan sonra yer alan ve din işleri ile birlikte dünya işlerinede
dini bakımdan karışan kimse.
Şıkk-ı evvel defterdarı ; 1.kısım ve 2.
kısım olarak ikiye ayrılan defterdarlık teşkilatının 1.kısmı. 2.
kısımada Şıkk-ı sani adı verilirdi.
Tabaklar ahibabası ; Deri
imalatçılarının esnaf loncası başkanı.
Tarikat ; Tasavvufa dayalı olan çeşitli
islam doktrinlerine verilen ad.
Tekke ; Belli bir tarikata üye olan
kişilerin toplanıp ayin yaptıkları yer.
Tersane çavuşu ; Gemi yapılan yerin işçi
başı.
Tersane emini ; Gemi yapılan yerin mali
işlerinin sorumlusu.
Tersane kethüdası ; Gemi yapılan yerin
yöneticisi.
Topçubaşı ; Topun
yapımı,bakımı,taşınması,ikmali ve savaşlarda kullanılması ile görevli
olan askeri ocağın komutanı.
Tophane nazırı ; Topların imal edildiği ve
topçu askerlerin eğitiminin yapıldığı yerin komutanı.
Tuğra ; Padişahın adının yazılı bulunduğu
ve karmaşık yazı tekniği ile yazılmış olan sembol.
Tulumbacı ; Yangın söndüren kişi,bu günkü
itfaiyeci.
Türbe ; İçinde çoğunlukla ünlü kişilerin
gömülü bulunduğu anıtsal mezar.
Türbedar ; Türbede hizmet gören ve türbeyi
bekleyen kimse.
Vakanüvis ; Zamanın olaylarını kayıt
etmekle görevli resmi devlet tarihçisi.
Vakıf ; Bir hizmetin sürekli yapılabilmesi
için belli koşullarla resmi bir yoldan herhangi bir kimse tafından
bırakılan mülk yada para.İlgili hizmet bu mülk yada paranın getirisi ile
halka bedelsiz sunulur ve vakfın idaresi mütevelli denen bir kişi
tarafından yürütülür.
Valide Sultan ; Padişah annesi.Padişah
tahta çıkınca anasıda valide sultan ünvanını alır ve eski saraydan bir
tören ile Topkapı sarayındaki özel dairesine taşınırdı.
Vezir ; Bakanlık ve valilik gibi önemli
görevleri yerine getiren ve paşa ünvanlı olan kişi.
Veziri azam ; Sadrazam,günümüz başbakanı.
Voyvoda ; 17.asırda kullanılmaya başlanan
ve reis,subaşı,ağa gibi çeşitli manalara gelen bir ünvan.
Yaver ; Devletin ileri gelenleri ile
komutanların yanında bulunup onların emirlerini yazmakla ve yerine
iletmekle görevli kimse.
Yeniçeri ; Orhan Gazi tarafından kurulan
piyade sınıfı asker ocağının erleri.Başlangıçta çok başarılı hizmetler
gören yeniçeri ocağı zamanla dejenere olmuş ve defalarca baş kaldırarak
devletin başına dert olmuştur. Yeniçeri ocağı 1826 yılında II.Mahmud
tarafından başka bir askeri ocak kurularak ( Nizami cedid) ortadan
kaldırılmıştır.
Yeniçeri Ağası ; Yeniçeri ocağının
komutanı.
Yesari ; Solak,sol elini kullanan. /
Yesarizade ; Solak kişinin soyundan gelen.
Zaviye ;Küçük tekke.