| |
Bilgisayarınızın klavyesini
kullanarak rahatlıkla Osmanlıca yazabileceğiniz bir link:
http://www.isa-sari.com/osmanlica/
|
|
| |
Peygamber Efendimiz Vahiy kâtiplerinden Hz. Muâviye’ye bir gün yazı ile
alakalı şöyle buyurmuştur: “Divitin mürekkebini ölçülü ve kalemin ucunu
incelterek eğik kıl. (با ) harfini dikleştir. ( س
) harfini birbirinden ayır. ( م )harfinin içini doldurma, (
الله ) kelimesini güzel yaz (الرحمن)kelimesini
uzun ( الرحيم kelimesini tecvidli yaz. (Yazmaya ara verdiğinde)dividini
sol kulağının üzerine koy ki, lüzumunda onu daha çabuk hatırlamana sebep
olsun.” Buyurmuşlar
Osmanlıca harfler 35 dir
ا ب پ ت ث ج چ ح خ د ذ ر ز ژ س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك گ ك
گ ل م ن و ه لا ي
Elif,be,pe,te,se,cim,çim,ha,hı,dal,zel,rı,ze,je,sin,şin,sad,dad,tı,zı,ayın,gayın,fe,kaf,kef,gef,
yaf,naf,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ya
1- )Kef harfi türkce kelime karşıtı dört adet
bulunur biri sert okunan ke ك dir( كومور kömür)
gibi, biri گ ge dir yumuşak okunur,( کول gül)
,gibi biri ك nin üzerine üç nokta koyularak yazılan dır okunuşu
genizdendir kaf-ı nun denir( يكي yeni) ( سنك
senin) gibi ,son olarak ye sesi ile okunan gefde olduğu gibi çift çizgi ile
yazılan گ
kaf-ı ya dır( بگ ) bey ( گله جگم )geleceğim gibi
.bunlara kaf, gef,yaf ,naf denilir.
2- ) Üç noktalı harfler sert okunur bunlar pe
پ çe چ je ژ dir
1-) Sessiz bir harfin soluna( ا
)bitişirse o harfe â sesi kazandırır(yavaş يا واش talan
تالان ) gibi
2-)Sessiz bir harfin soluna ( و )
harfi bitişirse o harf (u,ü,o,ö) olarak okunur ( اولو ulu
اوزوم üzüm طوروس toros )gibi
3-)Sessiz harfin soluna ( ي )
harfi bitişirse o harfe( ı, i) seslerinden birini kazandırır. ( ايليق
ılık ايليك ilik )gibi
4-) Sessiz bir harfin soluna ( ه )
harfi bitişirse o harfe (a,e) sesi kazandırır.
( ده ده dede پاره para )gibi
Harfler |
|
| |
| |
|
Osmanlı Türkçesinde
sesli harfler ا-
ي -
و - ه
olmak üzere dört tanedir: Elif: Harf inceyse e,
kalınsa a şeklinde okutur.Ye : Harf inceyse i,
kalınsa ı şeklinde okutur. Vav: Harf inceyse
ü, kalınsa u şeklinde okutur. Bazen de o-ö-u-ü de olabilir.
He: Harfe e sesi verir. Arapça ve Farsça
kelimeler olduğu gibi yazılır.
|
ث |
ت |
پ |
ب |
ا |
|
Se(s) |
Te(t) |
Pe(p) |
Be(b |
Elif(e) |
|
د |
خ |
ح |
چ |
ج |
|
Dal(d) |
Hı(h) |
Ha(h) |
Çe(ç) |
Cim(c)
|
|
س |
ژ |
ز |
ر
|
ذ |
|
Sin(s) |
Je(j) |
Ze(z) |
Rı(r) |
Zel(z) |
|
ظ |
ط |
ض |
ص |
ش |
|
Zı(z) |
Tı(t) |
Dat(d) |
Sad(s) |
Şın(ş)
|
|
ك |
ق |
ف |
غ |
ع |
|
Kef(k) |
Gaf(g) |
Fe(f) |
Ğayn-ğ |
Ayn(a)
|
|
ن |
م |
ل |
ڭ |
گ |
|
Nun(n) |
Mim(m) |
Lam(l) |
(Üç noktalı)
Nazel Ne |
Farisi kef
(g)
|
|
|
ي |
لأ |
ه |
و |
|
|
Ye(y) |
Lamelif |
He(h) |
Vav(v) |
*Nazel ne: Genizden gelen “NE”
sesidir. Kalın harfler altı çizgili olarak gösterilmiştir. |
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
|
Alıştırmalar 1 |
|
|
ات |
فاي |
ياي |
واي |
اي |
|
At |
Fay |
Yay |
Vay |
Ay |
|
اتا
|
اووا |
او |
اق |
ا
غَ
|
|
Ata |
Ova |
O |
Ak |
Ağ
|
|
اينا
|
ايي |
اري |
انا
|
ارابا |
|
Ayna |
Ayı |
Arı |
Ana |
Araba |
|
ا يت |
قيز |
باليق |
ييق |
ا يش |
|
İt |
Kız |
Balık |
Yık |
İş
|
|
قووا |
ا ون |
اويون |
ا وط |
ا
وق |
|
Kova |
On |
Oyun |
Ot |
Ok |
|
كوملك |
يوزوك
|
اوزوم |
كوپ |
ا وچ |
|
Gömlek |
Yüzük |
Üzüm |
Küp |
Üç
|
|
گول |
كوروك
|
اوردك |
اوكوز |
گوز |
|
Göl |
Körük |
Ördek |
Öküz |
Göz |
|
|
|
| |
Alıştırmalar 2 |
|
| |
| |
|
اورده ك |
اويون |
اودون |
اوچاق |
قومرو |
|
Ördek |
Oyun |
Odun |
Uçak |
Kumru |
|
اولوك |
يومورطا |
خوروز |
خورما
|
موز |
|
Oluk |
Yumurta |
Horoz |
Hurma |
Muz
|
|
اژدرها |
بل بل |
هدهد |
يوزمك |
طورپ |
|
Ejderha |
Bülbül |
Hüdhüd |
Yüzmek |
Turp |
|
ثا نيه |
چاقي |
تيلكي |
با شاق |
بايراق |
|
Saniye |
Çakı |
Tilki |
Başak |
Bayrak
|
|
چارداق |
دف |
ساعت |
سيميد |
دگيز |
|
Çardak |
Def |
Saat |
Simid |
Deniz |
|
مالأ |
گل |
قوزو |
ضيافت |
صاپان
|
|
Mala |
Gül |
Kuzu |
Ziyafet |
Sapan
|
|
هيندي |
نا نه |
ماقارا |
موم |
لو حه |
|
Hindi |
Nane |
Makara |
Mum |
Levha |
|
|
|
| |
Alıştırmalar 3 |
|
| |
| |
|
نار |
ياي |
ييلأ ن
|
لأ مبا |
واپور |
|
Nar |
Yay |
Yılan |
Lamba |
Vapur |
|
يا يا |
ارمود |
ده ده |
توركو |
مارول |
|
Yaya |
Armud |
Dede |
Türkü |
Marul
|
|
ده مير |
قولأق |
ده ره |
شكرجي
|
قوش
|
|
Demir |
Kulak |
Dere |
Şekerci |
Kuş |
|
كله بك |
موطباق
|
خيرسز
|
خارما ن
|
كوچوك |
|
Kelebek |
Mutbak |
Hırsız |
Harman |
Küçük
|
|
ادام |
غارغا |
قاوال |
چوبان
|
صو |
|
Adam |
Karga |
Kaval |
Çoban |
Su |
|
چايير |
يووا |
ته ميز |
كومور |
قارتال |
|
Çayır |
Yuva |
Temiz |
Kömür |
Kartal
|
|
اينكلر |
ده مير |
قولأق |
قازلر |
ديش لر |
|
İnekler |
Demir |
Kulak |
Kazlar |
Dişler |
|
|
|
| |
Alıştırmalar 4 |
|
| |
| |
|
يارديم |
ووردي |
اوينويور |
يورويور |
ده ديم |
|
Yardım |
Vurdu |
Oynuyor |
Yürüyor |
Dedim |
|
ايده رلر |
بيچديلر |
يه ديم |
اوقويالم |
بيندي |
|
İderler |
Biçdiler |
Yedim |
Okuyalım |
Bindi
|
|
سه وه رم |
قولاي |
ويرير |
سويله
يور |
ياقدي |
|
Severim |
Kolay |
Verir |
Söylüyor |
Yaktı |
|
طاشير |
ياواش |
بولامادي |
صاراردي
|
دوش دي |
|
Taşır |
Yavaş |
Bulamadı |
Sarardı |
Düştü
|
|
اكمز |
صاقلار |
اوتلار |
باصدي |
اويودي |
|
Ekmez |
Saklar |
Otlar |
Bastı |
Uyudu |
|
بش |
دورت |
اوچ |
ايكي |
بر |
|
Beş |
Dört |
Üç |
İki |
Bir
|
|
اون |
دوقوز |
سكيز |
يدي |
التي |
|
On |
Dokuz |
Sekiz |
Yedi |
Altı |
|
|
|
| |
Kıtalar, ülkeler - عراق - تونس - ايران
- موريتانيا - توركيه جمهوريتى - ليتوانيا - آذربايجان - دولت عليه عثمانيه -
آوروپا - آسیا - آفریقا - آمریقا - اوقیانوسیا - نمچه
Denizler - آق دكز - قره دکز - مرمره دكزى - آطه لر دكزى - آزاق دكزى -
آدرياتيق دكزى - بحر احمر - مانش دكزى -تيره نين دكزى- اييون دكزى -
Göller - طوز كولى - بايقال كولى - وان كولى - چاد كولى- اورميه كولى - آرال
كولى - اوخرى كولى - مالاوى كولى - ويقتوريا كولى - اونه غا كولى - تيتيقاقا
كولى
Nehirler - وولغا نهرى- رون نهرى - آمو دريا- ره ن نهرى - دون نهرى - ألبه
نهرى- ويستول نهرى - سيردريا - آمازون نهرى - اورال نهرى - نيل نهرى
Boğazlar - استانبول بوغازى - قلعه سلطانيه بوغازى - جبل الطارق بوغازى -
ماجللان بوغازى - باب المندب بوغازى - تيران بوغازى - كرچ بوغازى
Şehirler -مارسيليا- قوبه - تورونتو - سمرقند - سلانيك - شانغهاى - توركيه نك
ايللرى - سلانيك ولايتى - ادرنه ولايتى - باليكسر ايلى - قسطمونى ولايتى
Payitahtlar - اسلام آباد - بلغراد - باکی - لوندرا - ويانه - ديلى - موسقووا-
اوسكوپ- هانوئى- بيروت- سووا- هاوانا- روما- عمان- آتينا - ماسقط- جاكارتا-
پورت ويللا
Padişahlar - عثمان غازی - سلیمان اول - عبد الحميد ثانی - عثمانلی سلطانلری -
محمد ثانی - لسان عثمانی - احمد ثالث - بايزيد ثانی - محمد رابع - عبد الحميد
اول -
Osmanlıca Yazı Kaideleri Giriş:
Osmanlıcaya aid kelimeleri-sözleri, lafızları - yazarken riayet edilmesi
gereken kaidelerdir.
Bir dili; söylenildiği gibi yazmak, veya
yazıldığı gibi söylemek-bilhassa büyük ve köklü diller için - imkansızdır.
Dünyanın hemen hemen bütün dillerinde, söylenildiğinden farklı şekilde
yazılan, veya yazıldığından farklı şekilde okunan nice kelime ve tabirler
mevcüddür.
İşte İMLA KAAİDELERİ: Yazının söze, hangi hallerde uyduğunu, ve hangi
hallerde uyulmadığını gösteren kaaldelerdir.
Bilindiği gibi:
Sözler-kelimelerden, Kelimeler - hecelerden,
Heceler de - harflerden ... meydana gelir.
Hazırlık bölümünde de belirtdiğimiz gibi Osmanlıda harfler 35 dir, ve
şunlardır:
ا ب پ ت ث ج چ ح خ د ذ ر ز ژ س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك گ ك گ ل م ن و ه لا ي
Elif, be, pe, te, se, cim, çim, ha, hı, dal, zel, rı, ze, je, sin,ş in, sad,
dad, tı, zı, ayın, gayın, fe, kaf, kef, gef, nef, lam, mim, nun, vav, he,
lamelif, ye
Osmanlıca bütün bu harfler aslında SESSİZ'dirler.
SESSİZ HARFLER:
Kendi kendilerine okunamayan, ve ancak sesliler vasıtasiyle okunabilen
harflerdir.
Osmanlıca Alfabesindeki harflerden: (Elif = ا ), (Vav =و ), (he = ه ) (ye
=ى ) nin ayni zamanda sesli harf olarak da vazife gördüklerini biliyorsunuz.
Bunlardan (Elif = ا ) seslisi: Sessizleri, AHENK KAİDESİ'ne göre, (e, a)
sesiyle okutur.
(Vav =و ) seslisi : Sessizleri, (u,ü,o,ö) dört
ayrı sesle okutur :
(he = ه harfi : Sesli olduğu zaman: (Topak he = ه ) şeklinde yazılır, ve
AHENK KAİDESİ'ne göre sessizleri (e, a) sesiyle okutur.
(ye =ى )seslisi de :Sessizleri - duruma ve beldeye göre - (i, i, ü, u)
sesleriyle okutur.
Osmanlıca da, ayrıca, ÜSTÜN, ESRE, ÖTRE olmak üzere HAREKE SESLİLERİ'nin
olduğımuda biliyorsunuz. (l)
***
OSMANLICA: Yazı yönünden dört TEMEL ESAS'a dayanır:
1 - Sür'at
2 - Kolaylık
3 - Kısalık
4 - Güzellik.
Sessizleri, seslileri, harekeleri - işaretleri - remizleri ve motifleriyle
Osmanlıcanın bütün okuma ve okutma malzemeleri; Sözlerin - iradelerin
tesbitinde/yazılışında bu dört temel esası temin içindir.
Emekleyenlere yürümeyi, yüzme bilmeyenlere yüzmeyi öğretmek için nasıl bazı
aletler - simitler kullanılırsa :
Mübtediler - yeni başlayanlar - için de; Osmanlıcanın yardımcı malzemeleri
(Harekeleri, remizleri, işaretleri); kolaylık olsun diye, başlangıcda
kullanılır. Fakat sonraları hemen hemen bunlara hiç lüzum kalmaz; Osmanlıca
metinler, ibareler büyük bir sür'at, ahenk ve kolaylık içinde kendiliğinden
akar giiler :
Osmanlıca bir eseri okurken, insan
yorulmaz! ...
Yorulmak ne demek ... Zevkine doyulmaz ...
Osmanlıca İmla Rehberi
DR. Ali Kemal Berviranlı
|
|
| |
Osmanlıca Gramer'e Ait Bazı Tarifler ve Tabirler
KELiME - CEVHER - EK
Taş, kedi, yol, dar, ben, sen, göz.... Bütün bunlar birer kelimedir.
Taşı, kediye, yolda, darca, benim, senin, gözün ... Bunlar da birer
kelimedir.
Ve bunlar' ilk misaldeki kelimelere bazı (edatların - eklerin) ilavesiyle
meydana gelmişdir.
Eksiz Yani (edlatsız - ilavesiz) kelimelere:
(CEVHER KELiME) adı verilir. Eki - edatı olan
kelimelere de (EKLİ - EDATLI) kelime denir.
Eksiz- Edatsız kelimeler:
göz: گوز
sen: سن
ben: بن
dar: دار
yol: يول
kedi: كدى
taş: طاش
Ekli- Edatlı kelimeler:
gözün: گوزڭ
senin: سنڭ
benim: بنم
yolda: يولده
kediye: كديه
taşı: طاشى
Masdar- Madde-i Asliyye- Kökb]
durmak: دورمق
vermek: ويرمك
söyletmek: سويلتمك
süslenmek: سوسلنمك
Kelimeleri birer MASDAR'dır.
Türkçede Masdar'lar : (mek) yahud (mak) ekiyle biterler.
İşbu kelimelerden (mek), yahud (mak) ekleri kaldırılınca geriye:
ver. dur. söylet. süslen. kelimeleri kalır ki bunlar, adı geçen masdarların
kökleri yani cevherleridir.
Türkçede bütün fiiller masdar köklerinden yani masdar cevherlerinden
yapıldığı için bu masdar köklerine MADDE-İ
ASLİYYE = ASIL BöLÜM adı da verilir.
Masdar ve Rabıt Sıygası
Masdar
Masdar Kökü
Madde-i Asliye
( gitmek = گيتمك ) : ( git = گيت )
( vermek = ويرمك ) : ( ver = وير )
( kalmak = قالمق ) : ( kal = قال )
( durmak = دورمق ) : ( dur = دور )
(söyletmek = سويلتمك ) : (söylet = سويله ت )
(süslenmek = سوسلنمك ) : (süslen = سوسله ن )
(Olmak) masdarının (masdar kökü = madde-i asliyesi) (ol) dur. Bundan yapılan
fiilleri şöylece sıralayalım.
Masdar Kökü
Masdar Madde-i Asliye
Yapılan Fiil ve Adı
(olmak = اولمق ) (ol = اول ) (oldum = اولدم )
: Şühudi mazi [1]
(olmuşum =
اولمشم ) : Nakli mazi
(olurum =
اولورم ) : Muzari
(oluyorum =
اولويورم ) : Hal
(olacağım =
اوﻻجغم ) : İstikbal
(olmalıyım =
اولمالي يم ) : Vücubi
(ol
= اول ) : Emri hazır
(olsun =
اولسون ) : Emri gaib
(olabilmek = اوﻻبيلمك ) (olabil = اوﻻبيل ) (olabildim = اوﻻبيلدم )
: İktidari
(olmak = اولمق ) (ol = اول ) (olduydum = اولديدم )
: Hikaye
(olmuşmuşum =
اولمشمشم ) : Rivayet
(olsaydım =
اولسه يدم ) : Şart
( olduğum =
اولديغم ) : Sıla
(olan - olmuş =
اوﻻن--اولمش ): Fer'i fiil
(oluverdi =
اولو ويردي ) : Ta'cîlî [2]
Şu misallerde Rabıt Sıygaya aittir:
[3]
(olub = اولوب
)
(olarak = اوﻻرق )
(olalıberi = اوﻻلىبرى
)
(olalıdanberi = اوﻻليدنبري )
(oluncaya kadar = اولونجه يه قدر )
(oluncaya değin = اولونجه يه دگين )
(olunca = اولونجه )
(oldukca = اولدقجه )
(olmadan = اولمادن )
(olduktan sonra = اولدقدن سوڭره )
----
[1] Şühudi mazi : Gözle görünen veya görmüş gibi bilinen bir şeyi anlatan
fiil
[2] Fi'l-i ta'cîlî : Kavramda çabukluğu, kolaylığı, yardımı gösteren iki
kökten kurulmuş birleşik fiil: Söyleyivermek, yapıvermek gibi
[3] Rabıt Sıygası : Bağlaç Kipi
Ek - Edat
Kendi başlarına bir mana ifade etmeyen, ve fakat başka
kelimelere ilave edilince bir takım vazifeler gören lafızlara -sözcüklere-
ek veya edat adı verilir.
(Cevher) kelimelere ve (Madde-i asliyye)lere yani masdar köklerine ilave
olunan bir çok eklere edatlar vardır.
Bunlardan bazıları şunlardır :
1 - İZAFET EDATLARI
2 - FİİL EDATLARI: (Tasrif veya çekim edatları)
3 - Kelimeden kelime yapma edatları (İŞTİKAK EDATLARI).
***
1 - İZAFET EDATLARI:
Bunlar şu parantez içinde gösterilen eda.tlardır :
Ben (im) ev (im) = بنم اوم : (im) = م
Sen (in) ev (in) = سنڭ اوڭ : (in) = ڭ
O (nun) ev (i) = انڭ اوى : (nun). (i) = ڭ
Biz (im) ev (imiz) = بزم اويمز : (im).(imiz) = م - مز
Siz (in) ev (iniz) = سزڭ اويڭز : (in). (iniz) = ڭ - ڭز
Onlar (ın) ev (leri) = اونلرڭ اولرى : (ın), (leri) = ڭ - لرى
Oda (nın) kapı (sı) = اودانڭ قاپيسى : (nın), (sı) = نڭ - سى
***
2 - FİİL EDATLARl (TASRİF - ÇEKİM EDATLARI) :
Bunlar da parantez içinde gösterilmişdir :
O (nu) gördüm = اونى گوردم : (nu) = نى
Oda (yı) gezdim = اودايى گزدم : (yı) = يى
Ev (e) girdim = أوه گيردم : (e) = ه
Oda (ya) oturdum = اودايه اوتوردم : (ya) = يه
Ev (de) oturdum = أوده اوتوردم : (de) = ده
Oda (da) yatdın = اوداده ياتدم : (da) = ده
Ev (den) çıkdın = أودن چيقدم : (den) = دن
Oda (dan) çıkdın = اودادن چيقدم : (dan) = دن
Tren (le) geldim = ترنله گلدم : (le-ile) = له - ايله
Yapur (la) gitdim = واپورله گيتدم : (la) = له
Onun (için) aldın = اونڭ ايچون آلدم : (için-içün) = ايچون
Not: Fillerle beraber bulunan bu edatlara: MEF'UL adı verilir
***
3- Kelimeden kelime yapma edatlan (İŞTİKAK
EDATLARI) :
Bunlar da aşağıda ve parantez içinde gösterilmişdir :
(1) : İsimlerden sıfat yapan edatlar :
Ankara - Ankara (lı) = آنقره لى : (lı) = لى
(2) : İsimlerden masdar yapan edatlar :
Tuz - Tuz (la) mak = طوزﻻمق : (la) = ﻻ
(3): Sıfatlardan isim yapan edatlar :
Beyaz - Beyaz (lık) = بياضلق (lık) = لق
(4): Sıfatlardan masdar yapan edatlar :
Fena - Fena (laş) mak = فناﻻشمق : (laş) = ﻻش
(5): Masdarlardan isim yapan edatlar :.
Sarmak- Sar (gı) = صارغى : (gı) = غى
(6): Masdarlardan sıfat yapan edatlar :
Süzmek- Süz (gün) = سوزگون : (gün) = گون
Osmanlıca Bir Kaç İmla Kuralı
1- “ا” Harfi “A” sesi ile okutur. باق - صار – ياشاماز - جام gibi.
2- ”ه” Harfi bazen “E” bazen de “A” sesi ile okutur. نانه – ده ده – صارمه
gibi.
3- ”و” Harfi “ö.o.u.ü.seslerinden biri ile okutur.– قوقو – بوتون – چوجوق –
بالون gibi.
4- ”ي” Harfi “ı.i.” sesleriyle okutur. يازي – ييلديز – بيلير – ديليم –
باغير- ييلديريم gibi.
5- İlk hecede “A” sesini gösteren elifler bazen terk edilebilir. (ياتاق -
يتاق)(باشاق – بشاق)( قاباق- قباق gibi.
6- İsimlerin yalın hallerinde ve ismi eklerinin sonunda”A” sesi ”ه”
okutucusu ile yazılabilir. اقشامه – قارينجه – بادانه gibi.
7- İlk iki hecede ki okutucu ”و” lardan biri kolaylık için yazılmayabilir.
بيوك – بلوط – بتون – طقوز gibi.
8- Kelime başlarında ki “ö.o.u.ü” sesleri ”ا” harfi ile ”و” okutucusu
beraber yazılır. اوروج – اوزوم – او – اوزون gibi.
9- Ek sonlarında bulunan “u.ü. sesleri ”ي” okutucusu ile yazılabilir. بوزلي
– گوردي – صويي – بومي gibi.
10- Bazı kelimelerin ilk hecelerinde ki “e” sesleri ”ي” okutucusu ile
yazılabilir. ديمك – گيجه – ويرمك – ايتمك – ييمك gibi. O
|
|
| |
|
İstiklal Marşı |
استقلال مارشي
قورقما سونمز بو شفقلرده يوزن ال سانجاق
سونمه دن يوردمك اوستنده توتن اك صوك اوجاق
اوبنم ملتمك ييلديزيدر پارلاياجاقن
او بنمدر او بنم ملتمكدر انجاق
چاتما قوربان اولا يم چهره كي اي نازلي هلال
قهرمان عرقمه بر كول نه بوشدت بو جلال
سكا اولماز دكولن قانلرمز صوكرا حلال
حقيدر حقه طاپان ملتمك استقلال
بن ازلدنبريدر حر ياشادم حر ياشارم
هانكي چيلقين بكا زنجير ووراجقمش شاشارم
كوكره مش سيل كبي يم بندمي چيكنر اشارم
ييرتارم داغلري انكينلره صيغمام طاشارم
غاربك افاقني صارمشسه چليك زرهلي ديوار
بنم ايمان دولو كوكسم كبي سرحدم وار
اولوسون قورقما نصل بويله بر ايماني بوغار
"مدنيت" ديديكك تك ديشي قالمش جاناوار
ارقاداش يوردمه الچاقلري اوغراتما صاقيند
سپر ايت كووده كي دورسون بو حياسزجه اقين
دوغاجقدر سكا وعد ايتديكي كونلر حقك
كيم بيلير بلكي يارين بلكي ياريندن ده يقين
باصديغك يرلري طوپراق دييه رك كچمه طاني
دوشون التنده كي بيكلرجه كفنسز ياتاني
سن شهيد اوغليسك اينجيتمه يازيقدر اتاكي
ويرمه دنيالري السه ك بو جنت وطني
كيم بو جنت وطنك اوغرينه اولمز كه فدا
شهدا فيشقيراجق طوپراغي صيقسه ك شهدا
جاني جاناني بوتون واريمي السين ده خدا
ايتمه سين تك وطنمدن بني دنياده جدا
روحمك سندن الهي شودر انجاق املي
دكمه سين معبدمك كوكسنه نامحرم الي
بو اذانلركه شهادتلي دينك تملي
ابدي يوردمك استنده بنم ايكله ملي
اوزمان وجد ايله بيك سجده ايدر وارسه طاشم
هر جريحه مدن الهي بوشانوب قانلي ياشم
فيشقيرير روح مجرد كبي يردن نعشم
اوزمان يوكسله رك عرشه ده گر بلكي باشم
دالغالان سن ده شفقلر كبي اي شانلي هلال
اولسون ارتق دوكولن قانلرمك هپسي حلال
ابديا سكا يوق عرقمه يوق اضمحلا ل
حقيدر حر ياشامش بايراغمك حرريت
حقيدر حقه طاپان ملتمك استقلال
محمدعاكف
|
Necip Fazıl Kısakürek
"kaldırımlar" Şiiri
سوقاقدايم كيمسه سيز بر
سوقاق اورطاسيندا
يوريوروم ارقاما باقمادان يوريوروم
يولومگ قاراگليغه قاريشان نوقطاسيندا
صانكي بني بكله يگ بر حيال گورويوروم...
قارا گوكلر كول ره نگي بولوطلرله قاپانيق.
اه ولريگ باجاسيني قوللويور ييلديريملر.
ايگ جين اويقودا يانليز ايكي يولطاش اويانيق.
بري بنيم بريده سر سري قالديريملر...
نجيب فاضل
Galatasaray Terbiye-i Bedeniyye Kulübü
Tarih-i Te'sisi: Tesrin-i Evvel 1905alttaki yazı: Hüviyet
Varakası

Mektup Zarfı Yazısı
baştaki besmele işaretidir
Ankara :
Sıhhıyye vekili doktor Refik bey efendiye takdim

Temettuat Defterleri:
1841 yılında Bütün Osmanlı vilayetlerinde
köylere ve mezralara varıncaya kadar aile bazında kayıtların tutulduğu
defterlerdir.

Birinci bölümde :
Hane 29
Numara 29
(Yan yazı) Merkûm erbâb-ı zirâatten olub bu def'a kaht-ı cihetle Konya
Sancağı'nda kain Aksaray Kazası'na bütün bütün (?) nakl ederek emlak ve
temettuatını ......
Sağır Osman Oğlu Kara Mehmed'in emlâk ve temettuâtı
İkinci bölümde :
merkûmun birisine(?) .....................
guruş
300
hane 33
numro 32
merkum yedinden mukaddem .............
Emîr hüseyin oğlu ismailin emvâl ve temettuatı
Tren Bileti - Anadolu Osmanlı Demiryolu

Osmanlıca Tarihine Bakış
13-20. yüzyıllar arasında Anadolu’da ve Osmanlı Devleti’nin hüküm sürdüğü
yerlerde yaygın olarak kullanılmış olan, özellikle 15. yüzyıldan sonra
Arapça ve Farsçanın etkisinde kalan Türk yazın dili. Osmanlı Türkçesi ya da
eski yazı olarak da bilinen Osmanlıca Arapça, Farsça ve Türkçenin
karışımıdır ve Arap alfabesiyle yazılır.
Tarihçe
Osmanlıca terimi Tazminat Dönemi (1839-1876) aydınlarınca ortaya atılmıştır.
Daha önceleri Türk lehçelerinin hepsine Türki (Türkçe) ya da lisan-ı Türki
(Türk dili) deniyordu. 19. yüzyılda artan milliyetçilik hareketlerine
karşılık, Osmanlı Devleti’nin siyasal bütünlüğünü korumak amacıyla yeni bir
milliyetçilikle ortaya çıkan Tanzimat aydınları, millet-i Osmaniye (Osmanlı
milleti) kavramını geliştirdiler. Osmanlı toprakları üzerinde konuşulup
yazılan Türkçeye de Osmani (Osmanlıca) ya da lisan-ı Osmani (Osmanlı dili)
adını verdiler.
Türkler tarih boyunca farklı din ve kültürlerle bir arada yaşadıkları için
farklı alfabeler kullanmışlardır. 5. yüzyıldan 20. yüzyıla değin yakın
ilişki içinde bulundukları kültürlerin etkisiyle Göktürk, Uygur, Sogd, Çin,
Tibet, Nasturi-Süryani, Mani, Brahmi, Peçenek, Kuman, Yunan, İbrani, Slav,
Arap ve Latin alfabeleri değişik dönemlerde kullanılmıştır. Bunlar arasında
Türklerin büyük bölümü tarafından en uzun süre (11. yüzyıldan 20. yüzyıla
değin) kullanılanı Arap alfabesidir.
Tarihsel gelişimi açısından Osmanlıca üç döneme ayrılır:
1. Eski Osmanlıca ya da Eski Anadolu Türkçesi: (13-15. yüzyıllar arası)
2. Orta Osmanlıca ya da Klasik Osmanlıca: (16-19. yüzyıllar arası)
3. Yeni Osmanlıca (19. yüzyıl-20. yüzyılın başları)
1. Eski Osmanlıca (Eski Anadolu Türkçesi):
Türklerin büyük bölümü 10. yüzyıla değin Uygur harflerini kullanıyordu.
İslamiyetin kabul edilmesinin ardından, Arap kültürünün etkisiyle Arap
harfleri kullanılmaya başladı. 15. yüzyıla değin dilde Arapça ve Farsça
sözcük ve tamlamalar azdı. Öte yandan 15. yüzyılda İstanbul’da başlayan
saray yaşamı Arap, İranlı sanat ve bilim çevrelerini kendisine çekti;
ürkçenin yanı sıra, Arapça ve Farsça yüksek sınıf ve aydınlarca kabul
görmeye başladı. Bu yabancı öğeler 15. yüzyıldan sonra özellikle nazımda
arttı.
2. Orta Osmanlıca (Klasik Osmanlıca):
16. yüzyıldan başlayarak Arapça ve Farsça yalnızca sözcük kullanımı olarak
değil, dilbilgisi açısından da Türkçeyi etkilemeye başladı. 19. yüzyıla
değin süren bu dönemde Arapça ve Farsça tamlamalar yalnızca isim soylu
sözcüklere değil fiillere de girdi. Kökü yabancı bileşik sözcükler
oluşturuldu, düzyazı dilinde kısa ve yalın tümcelerin yerini bağlaçlarla
uzatılmış yabancı öğelerle dolu tümceler aldı. Dönemin sanatçıları Eski
Osmanlıcada kullanılan görece yalın Türkçe yerine Arapça ve Farsçadaki
ustalıklarını gösterme yolunu seçtiler.
3. Yeni Osmanlıca:
19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde matbaanın kurulması, çeşitli konularda
gazete ve dergilerin yayımanması ve Batı kültürüne açılma çabaları düzyazıda
etkisini gösterdi. Halkın anlayabileceği bir dille yazma girişimiyle dönemin
yazar ve yayıncıları daha yalın bir dil kullanmaya başladılar. Yazıda ilk
kez noktalama işaretleri kullanılırken, edebiyatta Batı etkisiyle roman,
hikaye gibi yeni türlere ilgi arttı. Türkçe kavramı üzerinde durularak
dilbilgisi kitapları ve sözlükler yayımlanmaya başladı. Öte yandan Batı’dan
alınan yeni kavramları (Batılılaşma, milliyetçilik, Osmanlıcılık vs.)
karşılayacak Türkçe sözcüklerin olmaması sebebiyle yeniden Arapça ve Farsça
sözcüklerle tamlamalara başvuruldu. Arapça ve Farsça sözcük köklerinden yeni
sözcükler türetildi. Bu dönemin sonunda özellikle şiirde ağdalı bir dil
kullanılmasına (Edebiyat-ı Cedide, Fecr-i Âti) ve yabancı sözcüklere yer
verilmesine karşın, dilde yabancı öğelerden arındırma çabaları devam etti.
Bu süreç 1928’deki Harf Devrimi’nden sonra daha da hızlandı.
Arap alfabesi 28 harften oluşur. Osmanlıcada Arap harflerinin yanı sıra
Farsçadaki p ( پ ), ç ( ﭺ ) ve ( ﮊ ) harflerini de kullanmışlardır. Bu 31
harfin dışında Türkçedeki ince g ünsüzünü belirtmek için kef harfine bir
çizgi eklenerek gef, genizsi n ünsüzü için üç nokta eklenerek nef (sağır kef,
kâf-ı nunî), lam ile eliften lamelif, hemze ile h harfinin ünlü şekli olan
hâ-i resmiye harfleri oluşturulmuştur.
Osmanlıca sağdan sola doğru yazılır. Arap harflerinde temel ve küçük harf
ayrımı yoktur. Noktalama işaretlerinde kesin kurallar bulunmamaktadır. Arap
harfleri sözcüklerin başında, ortasında ve sonunda farklı biçimde yazılır.
Bazı harfler (dal, zel, re, je, vav د , ذ , ر, ز, ژ, و ) bir sonraki harfle
birleşmez.
Arap harflerinin Türkçedeki zengin ünlü sistemini karşılamada yetersiz
olduğu düşünülür. Örneğin Arap alfabesindeki elif (ﺍ ) Türkçedeki a ve e
ünlüsünün karşılığıdır ya da Türkçedeki u, ü, o, ö ünlülerinin yerine
Arapçada yalnızca ( ﻭ ) harfi vardır, bu aynı zamanda v ünsüzünün de
karşılığıdır. 1. Bir işe başlarken ne
deriz

2. Yemekten önce ne deriz

3. Yemekten sonra ne deriz

4. Aksırdığımızda ne deriz

5. Birisi aksırınca ne deriz

6. Birisini görünce ne deriz

7. Birisi selam verince ne deriz

8. Arkadaşımızdan ayrılırken ne deriz

9. İlginç birşey görünce ne deriz

10. Güzel birşey görünce ne deriz

11. Birşey planlayınca ne deriz

12. Sevdiğimiz birşey görünce ne deriz

13. Korktuğumuzda ne deriz

14. Birisi birşey verince ne deriz

15. Yanlış bir şey yaptığımızda ne deriz










|
|
|
|
|
|