Nalbant
At ve eşek gibi yük hayvanlarının tırnaklarını korumak
üzere, demirden takılan bir tür koruma aletine nal
denir. Nal, tırnağın alt kenarının şekline uygun
demirden çember biçiminde olup bu kenarı aşınmaktan
korur. Nalın bir iç, bir de dış kolu vardır. Nalın kol
uçlarında mahmuz bulunursa mahmuzlu nal, bulunmazsa düz
nal denilir. Nal öteden beri, demirciler tarafından elle
yapılırdı. Daha sonra nalbant adı verilen zanaatkârlar
tarafından da, bu nallar eşek ve atlara özenle
takılırdı. Nalın tırnağa takıldığı çivilere mıh denir.
Nal, atın ayağının bir kayışla arkaya kaldırılmasıyla
takılır. Bugün Bursa’da, nalbantlık sanatı neredeyse yok
olmaktadır. Daha çok köylerde yaşatılan bir zanaat türü
olmuştur. Bugün nalbant mahallesi olarak anılan yerde,
önceleri nalbantların bulunduğu düşünülse de, Bursa’nın
her köşesinde nalbantların bulunduğu bilinmektedir.
Diğer meslek dallarının aksine, nalbantlar bir yerde
toplanma ihtiyacı duymamıştır. Bursa’da bulunan çeşitli
arabacı hanlarında mutlaka bir nalbant bulunurdu.
Ayrıca, özellikle dağ yöresi ve köylerden gelenlerin
hayvanlarını bağladıkları muhitlerde de, çoğu seyyar
birçok nalbant görev yapmaktaydı.
kaynak;wowturkey.com
NAL NASIL SÖKÜLÜR.

En başta eski Nalların sökülmesi gerekir.Bunun için
Perçinleri açmanız gereklidir.Perçinleri kaldırdıktan
sonra Nalın açık ucundan başlayarak Kerpeten ile içe
doğru baskı uygulayarak Nal çıkarttırılır .

Olabilecek hatalar :
Perçinleri açmayınca Tırnağın kırılması
Perçinler kapalı olunca , sökme işlemde ayağa gelen
fazla baskısından atın rahat durmaması
Atın ayağı fazla kaldırıldığında veya fazla uzun süre
tutulunca kan dolaşım problemleri meydana gelmekle atın
zıplaması
TIRNAĞI DERLENDİRMEK;
B.) Atın duruşu ve tırnakların duruş acısı
değerlendirmek
Nal çakım başlamadan önce atın genel halı
değerlendirmesi gerekir. Çünkü yanlış çakılan Nal bütün
iskelet ,kas ve kas bağları etkileyen bir uğraştır her
yanlışlık büyük Problemlere neden olup kalıcı
yaralanmaların sebep veren sonuçlar getiren hatalardır.
Yapılan çakım ,atın yaşı , ruhsal halı ve mevcut
problemler göz önünde bulunarak gerçekleşmeli . Burada
tekrar birinci kural şu dur :Acele iş Şeytan karıştırır
ve onunla işimiz olmadığında sağlam ,sakin ve yavaş
ilerlememiz daha iyi dır . Nasıl olsa yanlış yapılan bir
iş Müşteri ( at ve sahibi) memnun etmemektedir.
. Atın mevcut durumu değerlendirmek
Ön ve arka ayaklar takım halinde düz bir zeminde ön ,yan
ve altına bakarak değerlendirilir , Üsteki Resimde
görüldüğü gibi ön ayakların duruş acısı arka ayaklar dan
farklıdır.

Resminin sol tarafta görülen arka ayağın duruşuna göre
iç taraftan tırnağın fazla uzun olduğunu açıkça görülür
(Bilek yanlış gelen yük dolay ise hafif
şişmiştir).Düzeltirken doğal olarak iç tarafta (kırmızı
ok) biraz daha fazla alınması gerekmektedir. Resminin
sağ tarafta yer alan ayağı (atın arka sol olanı)
Bilekten gelen orta çizgiye bakarak tırnağın uç
tarafından az da olsa kesilmesi gerekli olduğunu
görülür.

Yan bakışında arka sol ve arka sağ ayağında Farklı duruş
acılar mevcut olduğunu görülmektedir. Sonucu arka sol
genel olarak kesilecektir, arka sağ öne doğru daha fazla
kesilecektir. Her iki tırnağın uzunluğu yeterli ise
duruş acısı eşitlenecektir.Daire içine alınan kısmîde
Tırnağın yanlış biçimlendirme sonucu ökçelerde bozulma
ve bununla beraber taşınabilirliği azaltılmış olduğunu
görülür . Tırnağın duruş acısı fazla yatık olunca ve
ökçelere destekleyen maya yan kısmı sürekli fazla
kesildiğinde ökçeler içe doğru bükülmeye başlamıştır
,sayende tırnak suni bir şekilde uzatıldı. Resminde
görülen ata son altı ayda her üç haftada bir tırnağın
doğru biçimi alması için nal çakılmıştır. Ökçeler
çökünce genelinde mayanın arka ucu (kırmızı ok)
daralmaya başlamaktadır ve zaten ayağın hassas yerlerden
biri olunca doğru biçimlenmesi daha da zor olur .
TIRNAĞI BİÇİMLENDİRMEK:
C.) Maya,Taban ve kesilecek kenarı hazırlamak

Maya bıçağı ile eski maya kaldırılır peşinde tırnağın
arkası raf gibi düzenlenir .(kırmızı çizgi). Mayanın yan
kısımları eğik bir biçimde tırnağın fazla zarar vermeden
mümküne göre derin açılır. Tırnak tabanın üzerindeki
eski parçalar ve gevşek malzemeler tamamen alması
zorunludur .Yeni tabanın üzerinde eski bir tırnak tabanı
kalma halinde aralarına kir veya sidik girince
Bakterilerin çoğalması sonucu sağlam tabanı delinir ve
Tırnağın iç kısmı ve flexor tendon etrafında
iltihaplanmasına neden olur . Bundan sonra Tırnak
kerpeten veya bıçak ile tırnağın fazlası kesilir.
Ökçeler genelinde mayanın yükseklik ile eşittir uzun
sürelerden beri yanlış biçimlendirilmiş tırnaklarda veya
arpalanma geçirmiş olan atlarda ökçeler daha yüksek
olabilme imkana sahiptir kesin bir şey varsa ökçelerin
hiçbir zaman maya dan daha alçak olmamasının
gerekliliğidir.
TIRNAK KESMEK

Tırnağı keserken , kerpeten veya bıçağı ile ökçelerden
başlayarak tırnağın ucuna doğru çalışarak fazlası
kesilir .

Kesme işleminden sonra tırnağın her yerinde düz oluncaya
kadar törpü ile düzeltilir
Yapılan işi kontrol etmek için ,arkadan bakarak yansal
eğimi ve tırnağın doğruluğu ,görerek denetlenir. Ayağını
sıkça yere bırakmak ve yerdeki duruşu düz bir zeminde
değerlendirmek işini doğru tamamlayabilmeğin vazgeçilmez
bir işlemdir (ayağını çok uzun bir süre tutuğunuzda
nasıl olsa at sizden şikayetçi olacaktır ).

Olabilecek hatalar :
Fazla derin kesilmesi
yeteri kadar kesilmemesi(eski maya kısmen durur)
ökçelerin kesilmesi
gevşek malzemenin bırakması
Atın ayağı fazla kaldırıldığında veya fazla uzun süre
tutulunca kan dolaşım problemleri meydana gelmekle
beraber atın zıplaması
NALI ŞEKİLLENDİRMEK;
Kırmızı çizgi ile belirtilmiş kısmı tırnağın arka bölümü
desteklemektedir ve hiç bir şartın altında kesilemez .
Kesilirse , tırnağın arkası içeriye doğru büzülür ve
tendonlara daha fazla yük biner . Bu yetmezmiş gibi
çatlamalar ve tırnağın alt dokusundan ayrılması gibi
problemler da olabilmektedir .

HERKESİN ANLAYABİLMESİ İÇİN SÖYLÜYORUM ! ANCAK USTA
OLMAYAN ŞAHISLAR ÖKÇELERİN DESTEĞE BIÇAK VURUR

Tırnak doğru biçimde düzelttikten sonra sıra Nalın doğru
oturtmasına gelir. Nalın doğru biçimlendirebilmesi için
tırnağı zaten ilk önce düzletirmişiz .Sadece tırnak düz
halindeyken ,nalın ebattı ve konumu doğru
ölçebilecekteyiz.
Ökçelerin iç kısmı düz bir çizgi ile nal takip
etmektedir (bir sonraki resmi bknz. ) sadece özel
ortopedik çakımlarda bu değişebilir.Yapraklı Nal ise
şimdi yaprağın oturtma yeri beli etmeniz gerekir ve bu
ancak beyaz çizgiye dayanabilir . Hiçbir şartın altında
yaprağı beyaz çizgiye geçmemesi lazım .Nal her zaman
tırnağından hafif geniştir (1-2mm) sayende büyüyen
tırnak sıkışmadan uzanabilir . Büyüme payı tabi ki dış
tarafta verilmesi gerekir ,iç tarafta her zaman düz
bitişir yoksa at kendi nalını yanlışlıkla söker .
Mayanın orta çizgisinin doğrultusuna 90 derecelik bir
acıyla ,mayanın ucundan başlayarak tırnağı yuvarlatılır
. Bu işlem tendonlara gelebilecek baskı azaltmakla
beraber atın doğal adımlaması müsaade edecektir ve düz
bir çakıma göre atı daha süratli olabilmesini
sağlamaktadır .

NAL ÇAKMA;
Önceki Resimde tabi daha önce aynı ata çakılan ön sağ
ayağında ki Nal ve o tek yapraklıdır (yaprak şart değil
yapraksız da iyi sadece at dışarıda gezerken taşa
çarpınca tırnağı çatlatabilir ve bunu önleyebilmek için
şahsıma yapraklısını çakmaktayım) resimlerdekiler ise
arka ayaklar. Ön ayak tırnakları yuvarlak biçimde
olmalılar en az olması gerekende bu arkalar ise hafif
oval olmaktadır sayende ön ve arka nal az da olsa
farklar göstermektedir . Mesela ön ayakları düz ileriye
bakmaktalar arkalar 2-5 derece arası yan dönük
durmaktadırlar . Ön ayaklar atın doğal ana yük
taşıyıcısı olurken ,arkalar (kas varsa) itişi ile motor
göreve üstlenmektedir. Her ne olursa olsun sadece en
doğru çakım en üst performansı sağlayabilmektedir ve her
çakım atın mevcut haline göre değişir . Bizim atımızın
önler ve arkalar ,hayvanı besleyen akılı ve nallara
çakan bilmem ne çocuğun sayesinde ne sağlamlık ne
doğruluk ne tırnak kalmıştır . Üç haftada bir ,tırnağı
doğru bir acıya getirebilmek için ata yeni nal
çakmaktayım ve artık ilk defa duruşu doğru bir yere
getirmeye başarmışım . Her neyse arka tırnağı yuvarlamak
için yeterli tırnağı kalmadığı dolay bu seferlik düz
çakmaktayım. Hoşuma gitmiyorsa da başka çare yoktur , En
az bu seferlik…

Arka nalın dış kısmında yine tırnağın büyümesine için
biraz payı bırakmak zorundayız ve sayende sadece iç
taraftaki yaprağı gömmek zorundayız . Dış yaprağı için
tırnağı sadece azıcık törpülemem gerekmektedir. Nalın
ucu her zamanki gibi mayanın orta çizgisinin
doğrultusunda olmak zorundadır . Tırnağın kalınlığı en
geniş yerinde nasıl ise ön tarafta da aynı kalınlıkta
olmalıdır .
Düzgün oturttuktan sonra Nal çakım için hazırdır.

Olabilecek hatalar :
Nalın tırnağından küçük olması
Nalın sağ ve sol kısmı aynı hizada olmaması
Nalın ayağın dış tarafında büyüme payı
bırakmaması(yaklaşık 1-1.5mm)
Atın ayağı fazla kaldırıldığında veya fazla uzun süre
tutulunca kan dolaşım problemleri meydana gelmekle
beraber atın zıplamasını.
F.) Nalı çakmak ve perçinleri
hazırlamak
Çakarken, bir numaralı kural şudur gereğinden fazla çivi
çakma.
İki numaralı kural ise tırnağın en geniş noktasından
sonra çivi çakmak yasaktır . Nedeni de çok basit
çaktığın takdirde tırnağı yanlış büyümektedir ve daralır
yada şeklini değiştirmektedir (genelinde tırnağı suni
bir biçimde uzar ve atınız yüzme paletler giyinmiş gibi
acayip bir biçimde yürümeğe başlar hata bazı geri
zekalılar bunu dresaj zannetmekteler ).
Üçüncü kural ise çiviyi beyaz çizgiye saplarken onun
eğimli kısmı maya a doğru dönük olmalıdır ve genel eğimi
onu tırnağın yüksekliğin 1/3 - 1/4 arasında çıkmasını
sağlanmalı .
Dördüncü kural ise bir emniyet kuralıdır : Çiviye çıkar
çıkmaz kesilmesi gerekir çünkü at ayağı ile anlık bir
hareket yaparsa çivi size batar (sağ elimde 4 dikiş
mevcuttur ve kafamda kötü bir hatıra).

Aşağıdaki resimde bunu sizin için bir kere ihmal etmişiz
. Siz bu konuda beni örnek almayın.
Resimde ,çivilerin açtıkları çatlaklarının en alt
noktasında çivi için yuva açmaktayım . Bu yuva çiviyi
perçine dönüştürürken perçinin yuvarlak bir kanca biçime
almasını sağlamakla beraber tırnağın çatlaması
önlemektedir . Resimde bıçağın altındaki bölümde nalın
büyüme payı görülebilir .

Olabilecek hatalar :
Perçin yatağı hazırlanırken ,törpü ile çiviye , daha
sonra kırılmalar neden olacak kesikler yaratmak (eski
maya bıçağı ile perçin yatağı hazırlanmak da mümkündür
veya deri delme işlerde kullanılan perçin yatağı açmaya
yarayan basit delme araçlarda mevcut )
Perçinleri fazla uzun bırakmak
Perçinleri fazla sıkarak tırnağı çatlatmak
Perçinlerin keskin uçları törpülenmemek
Perçinleri fazla törpülenerek nalın çok erken düşmesini
sebep olmak
altı hafta dan fazla dayanabilen nal çakmak ( Atın
tırnağın yanlış büyümesine ve kas kemik yapısının hazar
görmesine sebep verilir )
Atın ayağı fazla kaldırıldığında veya fazla uzun süre
tutulunca kan dolaşımı kesilince atın zıplamasını.
Nalı perçinlemek

Çivilerin yuvaları bitirdikten sonra ve çivileri
kerpetenle yana çevirip 1mm dışarıda kalmak suretiyle
kestikten sonra perçinleme işlemi başlayabilir.
Perçinlerken hangi yönteme kullanırsanız kullanın müyüm
olan tek bir şey var çiviye nalın içinde iyi oturmuş
olmasını ve dışarıda kalan ucu kanca haline alması
önemlidir. Bunu gerçekleştirebilmek için kerpeteni
çiviye dayanarak çekiçle çiviye vurarak yapabilirsiniz
yada benim gibi özel ve sesiz çalışan bir perçinleme
kerpeteni deneyebilirsiniz.


En sonunda perçin uçları hafif törpülenir ve çekiç ile
yatırılır.Perçinin ucunu keskin olmaması gerekir
Olabilecek hatalar :
Çivilerin tırnağa ve nala uygun olmaması(fazla büyük
veya kullanım amaca göre uygunsuz şekil)
Çivilerin fazla yüksek çıkartması
Çivinin yanlış tarafına döndürerek veya fazla dik
tutarak atın etine batması sebep olmak
Atın ayağı fazla kaldırıldığında veya fazla uzun süre
tutulunca kan dolaşımı kesildiğinde atın zıplamasını.
Tırnağın en kalın tarafından ökçeye doğru çivi çakması (
Nalda kaç deliğin mevcut olması önemli değildir en kalın
Noktanın gerisinde çivi çakmamanız gerekir).Resimdeki
Nalın 10 tane çivi deliği mevcuttur 6civi çakılıdır ve
atın her gün ağır çalışmasına rağmen dayanması gereken 6
hafta rahat dayanmıştır )
ÇAKIM HATALARI VE SONUÇLARI;
Dalgıç
Sadece Nalbantlarda kabahat bulmak çok aldatıcı
olacaktır. Genellinde sorunumuz eğitimdir. Çekici
sallayan herkes Nalbant olabilmektedir ve çoğu bilgi
paylaşımı sağlayan okulların yetersizliği Nalbandın
eğitimi sadece geleneksel ustadan çırağa verilmektedir.
Ustamız nadir bulunan cevherlerden biri olursa, çırağı,
sız ve atınız şanslıdır. Kendi nallarımı kendi çakmakta
olduğum için kendi günahlarımı çok iyi bilmekteyim ve
hatasız kusursuz bir çakım benim için çok zor bir iştir.
Aşağıdaki örnek ise ustanın birinin çakımı ve bu usta
neden böyle kaba bir hata yaptığını bilmiyorum. Şimdi
ustanın hatası bir yana üstüne binen her kimse bu atın
doğru adımlamadığını algılamamış. Üstelik kas kuvveti
yetersiz bir atı doğru ısınmadan engel atlattırmak
zavallının art ayak ekleminin hazar görmesine neden
olmuştur. Fiziksel veya ruhsal zarar görülmüş atlar
insanlar için tehlikelidir. Atlarımızı doğru davranmak
doğrusal insanların sağlığı ile ilişkindir. Fiziksel
veya ruhsal sağlıklı olmayan atlar etrafındaki insanlara
tehdit oluşturmaktadır. Atların ruhsal veya fiziksel
sağlığı bozan her kimse doğrudan başkaların zarar
görmesine neden olanıdır. .

art ayak eklem yanlış baskı nedenle fıtık olmuş
Sağlıklı doğru biçimlendirilmiş bir tırnağın eni ve
uzunluğu aşağı yukarı eşittir. Sadece ön ayak biraz daha
yuvarlak arkalar ise biraz daha oval bir biçimi sahip
olurlar. Bizim nalbant ise tırnağın eğimi doğru
biçimlendirmediği için tırnaklar öne doğru fazla uzundur
ve sonucu eklemlere, kaslar ve kas bağları adımlarken
daha fazla yük binmektedir. Bununla beraber art sol
ayağının tırnağı yanlış biçimlendirme sonucu olumsuz bir
yan dönme kuvvetini ayaktaki baskı artırmıştır ve
duyarsız binicimiz yanlış çalıştırma sonucu atı sakat
bırakmış. Nalı fazla uzun biçimlendirdiği için çakım
sonucu tırnağı yana doğru büyümesi engellenmiş ve
tırnağı hep öne doğru uzadığında atı dalgıç paletlere
giyinmiş gibi yürümeye başlar, kaslar sürekli baskı
altında kaldığında küçülmeye başlar ve sakatlanma riski
daha da artmaktadır. Performans sıfır, biniş keyfi sıfır
ve binicinin sağlığı atla beraber düşme riski yükseldiği
için tehdidin altındadır.

sökülen nalın ön dış tarafta tek yönle aşınmış. Doğru
çakılmış nallar yüzeyin her tarafta aynı şekilde aşınır.

ortada sökülen nallar, yanlarda ise peşine çakılan
nallar.

fazla uzun nallar yansal büyümesi engellemektedir sonucu
kıkırdak ve kemik deforme olur.
KAPALI NAL;
Nal çakım hataların en çirkini Tunç Çağından beri modası
geçmiş kapalı nallardır.
Bildiğim kadar nal çakımı Bakır çağı döneminde
başlamıştır. Nedenleri ise hiç değişmedi. Çakımı tırnağı
koruma adına yapılmaktaydı. Bakır yumuşak ve esnek bir
malzeme olunca en iyi şekillendirme kalın bir saç
tabakası olarak yapılması doğaldır. Bu sacı tırnağa göre
şekillendirmek çok basitti ve az zahmetle
yapılabildiğinde, bakırın mikrop öldürücü etkisi ve daha
sağlam bir şey olmayınca o dönemin en doğru çakımı
teşkil etmekteydi.
Bugünlerde ise:
Bakırın pahalı olması
Mevcut kapalı nalların esnemeyen çelik plaklardan
üretilmesi
Nal ve tırnak tabakası arasında her şartla pislikle
dolması
Çelik tabakası tırnağa değil, tırnağı nala göre
uydurulduğundan
Yenilenen maya çakılan plakanın altında çürümesi kapalı
nalların kullanımı en aptalca seçimi olarak
görülmelidir.
Asfalta kayma riski tüm çelik çakımlarda mevcut yine
kapalı nallarla bu işi daha da sakat olduğunu bir kere
vurgulamam gerekir. Tırnağın ön kısmı arka bölüme göre
daha çabuk uzayınca kapalı nallar doğal olarak mayaya
baskı yapmaya yeğlimledir. Tırnağa uyduramayınca
gereğinden küçük nalları çakarken sabitleştirmek adına
daha fazla çivi çakılır onlarda tırnağın esnemesi
önlediği gibi çatlamalar ve kırılmalara neden
olmaktadırlar. Sonucu ayakları sakat, düzgün yürüyemeyin
isteksiz hayvanlara kavuşulur. İllaki kapalı bir çakımı
istiyorsanız çalışmanın ardından sökülebilecek at
ayakkabıları tercih ediniz.
Bu hayvanın tırnağı çok fazla kesemediğime rağmen önce
çakılan kapalı nal ve ardından çakılan arasındaki
farkları rahatça görülebilir. Göremediğiniz kısmı ise
tüm ayak takımların farklı yükseklikleri ve eğimleri.
Açıkçası çakanı üstelik aceminin teki.
yamuk nal;



Resimde gördüğünüz gibi nal yana çevirmiş çakıldı. Bunu
başaran üstelik benim öğrencimdir. Tırnağı çok
aşındığından hemencecik sökemedim ve eşek gibi birkaç
hafta tırnağın uzaması beklemek zorundaydım. Nal ötürü
hayvana doğru düzgün bir iş yaptıramadım ve kudura küfür
ede bugün a kadar ağır çekimle gitmişim. Öğrencim nalı
bu kadar kötü çakmasının nedeni ise nalı doğru düzgün
şekillendirmemesi ve nallın kulakları doğru biçimde
oturtmamasıdır. Hayvanın tırnağın uç kısmı normalinden
daha enli olması ve arkadaşım nalın o bölümünün enine
değiştiremediği için iş kötü bir çakımla sonuçladı. Üç
nal doğru biri kötü ve iş bitmiştir.
Tebrikler, doğru şekillendirmek adına tek yapılması
gerekeni ise nalın acık kısmını yere dayandırıp ve
nallın başına vurmaktı (büyük bir ihtimale nalla
acımıştır). Böyle bir nalla atın eklemin doğruluğuna
adımlamadığı için çakımı eklemi sakatlamaya teşebbüs
sayılır. Atların yedek parçası olmayınca benden sabırsız
veya tecrübesiz biri aslanlara yem üretip hayvanı ağır
çalıştırarak sakatlanmaya neden olurdu.
kaynak;
Dr. med. vet.Isabelle Corbin(2004)
Kinematische Analyse des Bewegungsablaufes bei Pferden
mit Gliedmaßenfehlstellungen und deren Behandlung
durch Beschlagskorrekturen
Erdek’te son nalbant
1965 yılından bu yana askerlik görevi hariç aralıksız
nalbantçılık yapan Mustafa Güleryüz, nalbantçılığın
artık tarihin derin sayfalarında kaldığını söyledi.

28/02/2007
1965 yılından bu yana askerlik görevi hariç aralıksız
nalbantçılık yapan Mustafa Güleryüz, nalbantçılığın
artık tarihin derin sayfalarında kaldığını söyledi.
Gelişen teknolojiye nalbantçılık mesleğinin yenik
düştüğünü söyleyen ilçenin son nalbant ustası Güleryüz,
100 bin nüfuslu Bandırma’da nalbant ustası kalmadığını,
Edincik’te ise 1 nalbantın olduğunu, cazibesini kaybeden
bu meslekte çırak yetişmediğini, kendisinin Erdek’in son
nalbant ustası olduğunu belirtti.
42 yıl önce daha 15 yaşındayken Nalbant Bahattin Ustanın
yanında çırak olarak işe başlayan 1950 doğumlu Mustafa
Güleryüz, ilçede bugün 15'e yakın at kalmasına rağmen
mesleğini yapmakta direniyor.
Motorlu araçların az, at arabaları ve faytonların yoğun
olduğu yıllarda nalbantçılık önemli meslekler
arasındaydı. 40-50 yıl önceleri Erdek’te rahmetli
nalbant Faik, Mustafa, Zeki ve halen hayatta olan
nalbant Bahattin usta gibi ustaların yaptığı nallar
hayvanlara takılırdı. Ancak diğer sanatlar gibi
kaybolmaya başlayan bu mesleği Erdek’te yapan sadece
kendisinin kaldığını ifade eden Güleryüz, “At ve eşek
gibi yük taşımacılığı işinde kullanılan hayvanların
tırnaklarının kırılmaması için bu hayvanların tırnağı
yonacakla nala uygun hale getirilir ve nal çivilerle
tırnağa çakılma işine nalbantçılık denir. Bir çok
meslekte olduğu gibi nalbantçılık mesleğinde de artık
usta yetişmemektedir. Bundan 15-20 yıl önce vatandaşlar
genelde tüm işlerini atlarla yapıyordu. Şimdi ise herkes
traktörlerle otunu ekiyor, zeytin bahçelerini sürüyor.
İlçede az sayıda olan at sahiplerine iş imkanı tamamen
ortadan kalktı. Bu nedenle atlara fazla iş kalmadığı
için hayvanlara nal çakmayı önemsemiyor. Halbuki yaz
aylarında atın tırnağına mutlaka nal çakılması
gerekiyor. Aksi halde tırnaklarında yara çıkar ve atın
sakat olmasına sebep olur.” diye konuştu.
not;kaynak internet içeriklidir.
AYDIN’DA NALBANTÇILIK MESLEĞİNİN SON
TEMSİLCİSİ

Aydın’da nalbantçılık mesleğinin son temsilcisi 75
yaşındaki Mehmet Çivici, gelişen teknoloji karşısında
ayakta kalmanın mücadelesini veriyor.
Çivici, nalbantçılığın kendisine babasından kalma bir
meslek olduğunu ve bu mesleği ayakta tutabilmek için 55
senedir nalbantlık yaptığını söyledi.
Yaşının ilerlemesine ve emekli olmasını rağmen boş
oturmak yerine çalışmak istediğini vurgulayan Çivici,
“Zamanında başka bir sanat öğrenmedim. Bu yaşıma kadar
nalbantçılık yaptım ama artık bizim iş geçmişte kaldı.
Bundan otuz sene önce yol olmadığı için her iş
hayvanlarla yapılıyordu. Şimdi vasıta çok. Her şey
motorize oldu” dedi.
Çivici, Aydın Demirciler Derneği’ne kayıtlı olduğunu ve
hala vergi ödediğini bildirdi.
|