|
Bazı
günler, şafak veya gurup vakti ufka bakarsınız; kırmızı, sarı, lacivert
ve mavi renklerin en ilahi tonları ile bulutlardan bir ebru'nun daha
doğrusu ebri'nin şekillendiğini görürsünüz. Yine bazı gecelerde, bulutlu
semalar kadar geniş bir ebru teknesine, mehtabın usta fırçasıyla
lacivert, mavi ve ışıklı beyazın bütün nüansları serpiştiriverdiğine
elbet rastlamışsınızdır. İşte, sanatkar dedelerimiz, bir anda değişip
kaybolan bu semavi güzellikleri yeryüzüne aksettirerek, onların ağaç
yeşiline ve toprak rengine olan hasretini giderdikten sonra, bu şahane
tabloyu kağıt üstünde de ebedileştirmeyi bilmişlerdir.
Bu anlayış içinde Tanrı'sına boyun kesen sanatkarın "benlik"
ten
uzaklaşan gönlü, sanki ebru teknesi' nde şekillenmiş gibidir. Artık o
zaman büyümeye başlayan ebru teknesi derya kadar genişler, genişler ve
bir kainata döner.
Ebrucu nun gönlü gibi...
|
Prof. M. Uğur Derman
