|
Klasik Türk ebru geleneğinin ’sahih’ temsilcilerinden Sadreddin Özçimi, yeni sergisiyle ebru sanatına bir basamak daha atlattı. Osmanlı’nın usta nakkaşı Levni’nin insan
portrelerinden on sekiz minyatürü ‘akkâse’ ebru tekniği ile su üstünde
çalışan Özçimi, daha önce pek denenmeyen bu teknikle ebru adına yeni bir
kapı araladı. Taksim Sanat Galerisi’ndeki serginin açılışına katılan
klasik sanatların usta isimleri Niyazi Sayın, Uğur Derman, Alpaslan
Babaoğlu ve Fuat Başar da Özçimi’nin yeni eserlerini takdirle karşıladı.
Ebrunun kimliğine zarar vermeden farklı eserler hazırladığını söyleyen
Özçimi, “Ortaya çıkan bu minyatür serisi umut ediyorum ki hem Türk
medeniyeti hem de sanat tarihi adına faydalı olacak. Çok olumlu tepkiler
aldım. Bu destek haklı olarak kolay kolay beğenmeyen hocalarımızdan
gelince daha çok mutlu oldum. Bunun yanında şimdilerde üç aylık bir
mesai sonunda ebrucu olduklarını sananlar var. Ben 15 yıldır
çalışıyorum, ama hâlâ kendimi ebrucu olarak görmüyorum.” diyor. Sergide, minyatür ak kâse ebruların yanında usta
ebrucunun bir yıllık çalışmalarından bir seçki de sunuluyor. Toplam
altmış dört eserin yer aldığı sergide, 24 ayar battal ebrular, çiçekli,
ak kâseli yazılı ebrular, kelam-ı kibarlar sanatseverleri bekliyor.
Özçimi’yi en çok yoran ve incelikli bir sanatın ürünü ‘Levni Nakışhanesi’
adlı eser ise görenleri hayran bırakıyor. Minyatür ve ebrunun bu renkli
buluşması hiç şüphesiz klasik sanatların gelişmesi adına önemli bir
adım. Gözü gönlü okşayan bu eserlerden mahrum kalmamak için son gün 29 Aralık. “Son dönemlerde ebruya olan ilgi çok fazla. Buna ne
sebep oldu kestirmek zor, ama dizilerdeki ebru merakının etkisi
olabilir. Ebru adına çok iyi şeyler de yapılıyor, çok kötü işler de.
Hocamızın iznini almadan ürettiğimiz eserleri sergilemek edebe
aykırıydı. Hocanın ‘Bundan böyle bu sanatı öğretmeye muktedirsin’ dediği
andan itibaren yola koyulurduk. Şimdi bu değişti. İki üç ay kursa gidip
ben ebrucuyum diyen pek çok kimse sergi açıyor. Açsınlar, insanın
şevkini artırıyordur; ama bir yandan da çok kötü örnekleri insanlara
sunuyorlar. Açıkçası kendimi ‘ebru’ yerine koyduğumda perişanlık
duyuyorum.” Musa İğrek - Zaman Gazetesi
|
Sadreddin Özçimi

