A. Burhan ERSAN

GELENEKSEL EBRU İLE EBRU YORUM
ARASINDAKİ FARKLAR

Bu noktadaki yaklaşımda geleneksel ebruyu kendi içinde bir bütün olarak incelemek mümkün olsa bile bu yaklaşım eksiklikler içermektedir. Çünkü figüratif ebruların yapılmasından sonra ebru geleneğinde yeni bir anlayış doğmuş bu özellikle felsefi ve estetik olarak ebrunun başkalaşmasına yol açmıştır. Ancak biz bunlara burada kısaca değineceğiz. Çünkü asıl anlatmak istediğimiz ebrunun varolandan farklı ve yeni ifade biçimleri yaratabileceği buna uygun altyapı ve birikime sahip olduğudur. Geniş bir soyutlama gücü yaratacak ve yeni anlamlar oluşturacak yerde durduğudur. Günümüz sanat akımlarıyla bir çok açıdan örtüşen ebru sanatı yeni imkanlar ve anlayışlar sunarak resim sanatına önemli katkılarda bulunacak yerdedir. Biz öncelikle gelenekselleşmiş yaklaşımla oluşan ebru sanatının ,su üzerinde çalışmanın getirdiği etkilerden hangi noktalarda yararlanmadığını araştırmaya çalışacağız. Elbette üzerinde yeterli araştırma yapılmamış,kaynak sıkıntısı çekilen ve yazılı ilkeleri konmamış bir sanatın etkin ve kapsamlı araştırmalarla yerine oturtulması,başta ebru sanatçıları ve akademisyenler olmak üzere Türk sanat çevrelerinin önündeki görevlerden biridir. Benim yapmaya çalıştığım bu çabalara farklı bir açıdan yaklaşmak ve teknik olanakları araştırırken bu olanakların yarattığı görsel etkiler vasıtasıyla bu sanatın soyutlama gücünü , yeni duyarlılık alanları ve ifade biçimlerini oluşturmaktır. Ebru sanatının ,insanıyla bu kadar bütünleştiği bir ülkede .zaman içersinde yeniden üretim sürecine katkılarda bulunması ekonomik açıdan da olumlu sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Her ne kadar ebru sanatı ,her sanat gibi ekonomik değer üretiminde kullanılabilirse de ,bu bir değeri hırs ve cahillikle daha düşük bir değerle değiştirmekten başka bir sonuç vermez. Her sanatta olduğu gibi ebru sanatının da gizil gücü bu çabaları sonuçsuz kılar. Ancak ebru sanatı da diğer sanatlar gibi ülke ekonomik yapılanmasında yaratıcı ve öncü çabalara geniş katkılarda bulunabilir. Bu Türk ebru sanatçılarının çabalarıyla oluşabilecek bir durumdur ve kendi içlerindeki farklılıklarla beraber örgütlenerek ağırlıklarını hissettirme sorunudur. Uzun süre cam üzerine ebru yapmış ve bu konuda el hatalarını en aza indirmek için kendi kendine teknikler geliştirmiş bir sanatçı olarak ,birebir yaşadığım bu karmaşık sorunların çözümsüzlüğünde ve sanatın değerinin sanat olmasından başka yerde olamayacağının anlaşılmasında ebru sanatçılarının büyük katkısı olabileceğini gördüm. Aslında ülkenin topraklarının,birikiminin ve örgütlenme yetersizliğinin böyle sonuçlar doğurma potansiyeli çok fazla olabileceğinden ,ebru sanatçılarının ebru sanatına ,onun diğer sanatlarla olan ilişkilerine ,yeni yaratıcılık yaklaşımlarına ve giderek ülke ekonomik yapısına sanatsal öncülüklerde bulunacak tarzda örgütlenmelerine acil gereksinim vardır. Bu anlayıştan yola çıkarak kendi yaklaşımlarım bir özeti niteliğinde anlayışım şöyledir:

1-) FELSEFİ FARKLAR

a-) Geleneksel ebru;nefsin terbiyesi temelinde şekillenmiş,tasavvuf felsefesinden büyük ölçüde etkilenmiş bir sanat yaklaşımı sunar.
Bu yaklaşım tüm ritüelleriyle, bir insanın nefsini yenerek dünyasal arzulardan kurtulmasını ve Yaradana kavuşmasının bir biçimini temsil eder.
b-) Ebruyorum; Ebru sanatının görsel düşünsel ve tinsel etkilerinden yararlanarak ,insan yaratıcılığının önünü açmayı hedefler.
Yeni insan yapısının şekillenmesinde temel eksiğin, nefsinin peşinden giderek dünyayı bozan insan tiplemesine karşı olmamakla birlikte ,insanın kendi nefsinin değil,kendine sunulan ve hatta dayatılan tarzda bir yaşamın içinde koşuşturduğunu düşünür.bu noktada özgüven ve yaratıcılık geliştirici , kaynağını gelenekten ve alçakgönüllülükten alan ebru teknikleri önerir. Bu noktada sudan çıkan yaşamın, yaratıcılığını, yine su aracılığıyla ortaya koyabileceğini düşünür.

 

 

2-) ESTETİK FARKLAR

a-) Geleneksel ebru
Kaynağı hakkında bilgimiz kısıtlı olmakla birlikte,bugün gelmiş olduğu ve en yaygın yapıldığı dönem itibariyle, hatta fon kağıdı, ciltte yan kağıdı gibi çeşitli sanatları destekler bir görüntü vermiş çok uzun bir süre kendi bağımsız duruşunu oluşturmamış ya da oluşturmaktan kaçınmıştır. Bu oluşum, ancak 20 y.y. başında batı etkilerinin ülke yaşamında kendisini iyice hissettirdiği dönemde kendini Necmeddin Okyay vasıtasıyla gösterdi ..

Necmeddin Okyay ebruya figür sokmak suretiyle (çiçekli ebrular)görsel bir etki arayışına yöneldi.Aslında gelenekten tam bir kopuş olarak görülmesi gereken bu tavır nedense tam bir silsile-i meratib anlayışı içinde gelenekteki yerini aldı. Bugün hattı destekleyen, ciltlerde kullanılan bir yanı olsa da sadece çiçekli ya da başka figüratif öğelerle süslü ebrular, yanında gerçekten soyut bir anlayışı temsil eden battallar, taraklılar, hatiplerde(vb) başlı başına bir görsel etki aracı olarak kullanılmaktadır. Birbiri içine geçmeyen renkler ve yoğun suyun uyumlandırıcı etkisi bu sanatın temel değerini oluşturur. Bu noktada güzelin, uyumun mükemmelin peşindedir ebru. Ancak burada günümüz sanatının en temel yaklaşımı olan sanatçının kendini ifade biçimi, kendini ve duyarlılığını en mükemmel biçimde anlatma çabasına katılma konusunda, belki biraz teknik, birazda malzeme yapısından kaynağını alan ürkeklik içindedir.Oysa gerek renk zenginliğini , gerekse soyutlama yeteneğini çok eskiden beri sabırla taşımış bir sanattı.Sanatçıya bu noktada geniş imkanlar ve açılımlar sunabilecek bir noktadaydı.

 

b-) EbruYorum
Ebrunun sağlamış olduğu renk zenginlendiğinden,soyut birikimden ve özellikle su yüzünün uyumlandırıcı ve yumuşatıcı etkilerinden yararlanarak,sanatçının kurguladığı renk öyküsünü anlatabildiği bir su resmi tekniği geliştirmektir.Bunun için bilinen ebru tekniklerini basitleştirerek ve yeni renk etkileri yaratarak, su üzerinde ,sanatçının kurguladığı kompozisyonları yaratması için seçenekler sunar.Basitleştirilmiş teknik yaklaşımların yaratmış olduğu en temel yenilik, sanatçının kurguladığı eseri ortaya koymak için su-boya-sanatçı ilişkisini tekneler,çeşitli kalıplar,su akışkanlığı,yeni renk etkileri,vb. öğelerle destekleyerek bir ifade biçimi yaratmak olarak tanımlanabilir.Her ne kadar ‘ebrunun keyfi gelirse her yüzeye hatta cama bile tutar’ denmişse de, ebruyorum çalışmaları ebrunun keyfi yerine sanatçının keyfini ve isteğini koyarak ,her türlü malzeme,kağıt karton,tuval ve (cam,seramik vs) objeler ,üzerine istendiği takdirde uygulanabilecek teknikler geliştirmiştir.Bütün bunları yaparken sadece su ve su üzerinde kalabilen boyalar sınırlaması dışında hiçbir sınır tanımaz. Ebruyorum insanın iç özgürlüğünün,özgüveninin,geliştirmesiyle yaratıcılığın ortaya çıkarılabileceğini ve bunun ifade biçimlerinin oluşturulmasıyla yeni bir beğeninin oluşabileceğini düşünür.Bu noktada suyun tüm yaşam etkilerini göz önünde bulundurarak , su –insan bütünleşmesinin yaratıcılıkta yeni bir adım ve olanak görür.

 

EBRUYORUM;
TÜM BUNLARI YAŞAMA GEÇİRİRKEN ,YENİ OLAN HERŞEYİN ,UNUTULMUŞ OLAN OLDUĞUNUN BİLİNCİNDEDİR.

 

 

hatdergisi.com da yer alan
A.Burhan Ersan'a ait  tüm bilgi ve resimler, Sayın A.Burhan Ersan'ın izni alınarak yayınlanmaktadır.
Bu paylaşımdan dolayı kendisine teşekkür ederiz.

 

 

 

Copyright © 2008, Hat Dergisi | Designed on 2008-March-21 by alpaslan